6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında, o karanlık günlerin en ağır yükünü omuzlayan gizli kahramanlardan biri olan gassal Ercan Kar, Malatya’da yaşadığı "mahşer günlerini" anlattı. 14 gün boyunca hiç uyumadan, morgların yetmediği ve hangarların dolup taştığı bir ortamda görev yapan Kar, parçalanmış bedenlerden sessiz bekleyişlere, cebindeki paranın geçmediği günlerden aldığı manevi derslere kadar felaketin görülmeyen yüzünü Busabah Medya’ya paylaştı.
Yaklaşık 16 yıldır Mezarlıklar Daire Başkanlığı bünyesinde gassal (cenaze yıkayıcısı) olarak görev yapan gassal Ercan Kar,
“6 Şubat sabahı deprem olduğunda ailemi güvenli bir alana, aracımın içine bıraktım. Çarmuzu’dan Yeşiltepe’ye kadar kilometrelerce yürüdüm; yol boyunca binaların yerle bir olduğunu gördüm. Saat 06.30 sularında mezarlığa ulaştığımda hazırlıklarımızı yaptık ve o andan itibaren cenazeler gelmeye başladı”
diye sözlerine başladı.
"MORGLAR YETMEDİ, HANGARLAR DOLDU"
Deprem zamanı yaşanan zorluklara değinen kahraman Kar,
“Öğlene doğru yoğunluk had safhaya ulaştı. 36 morgumuzun tamamı dolunca cenazelerimizi bekleme salonlarına, depolara ve hangarlara almak zorunda kaldık. Yaklaşık 14 gün boyunca, gece gündüz 24 saat hiç durmadan çalıştık. Gönüllü vatandaşlarımız, müftülük görevlileri ve şehir dışından gelen ekiplerle el birliği yaptık; kimimiz yıkadı, kimimiz kefen hazırladı, kimimiz defin işlemlerine koştu”
dedi.
"PESTİL GİBİ OLMUŞ, PARÇALANMIŞ CENAZELER GÖRDÜK"
Mesleğinin zorluklarından bahseden kahraman kar,
“Gassallık bir iman işidir. Biz o süreçte bugüne kadar görebileceğimiz her türden cenazeyi gördük. Tabiri caizse kopmuş, parçalanmış, pestil gibi olmuş bedenleri yıkadık. Normal zamanda gasilhaneden feryatlar yükselirken, deprem zamanı Malatya’ya gelen 1300 cenazenin başında bir tane feryat eden görmedim. İnsanlar sadece ‘Cenazemi bir an önce nasıl defnedebilirim?’ derdine düşmüştü. Rabbim o insanlara tarif edilemez bir sabır vermişti”
şeklinde konuştu.
"MALIN MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH'TIR, BİZ EMANETÇİYİZ"
Günlerce ailesini görmediğini belirten kahraman kar,
“Gasilhanede ocakları sönen, tamamen yok olan aileleri yıkarken bu dünyanın ne kadar geçici olduğunu bir kez daha anladım. Kendi ailemi ancak 20 gün sonra görebildim; o sürede bir çadır bile bulamamışlar, aracın içinde kalmışlardı. O günlerde ekmek bulamadık, su bulamadık; cebimizdeki para hiçbir yerde geçmedi. En zengini de en fakiri de aynı çorba ve ekmek sırasına girdi”
ifadelerini kullandı.
“BU FELAKET BİZİM İÇİN BİR FIRSAT VE MESAJDI”
Bir hatırlatma yapan kahraman Kar,
“Rabbim bize şu mesajı verdi, ‘Malik-ül mülk (Mülkün tek sahibi) Allah'tır. Siz sadece emanetçisiniz, kendinize gelin.’ Bu felaket bizim için bir fırsat ve mesajdı; ömrümüzü Allah’ın razı olacağı işlerle geçirmeliyiz. Rabbim bir daha ülkemize ve milletimize böyle bir acı yaşatmasın”
diye sözlerini noktaladı.




