19 Kasım, Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü’dür. Bu tarihi pek kimse bilmez ama ben 23 Nisan geldi mi, 19 Kasım’ı hatırlarım.
19 Kasım 2014’te yazdığım ve 20 Kasım günü BUSABAH’ta yayımlanan “DÜNYA ANNELER AĞLAMA GÜNÜ” başlıklı makalemi tekrar aktarıyorum. Belki siz de 23 Nisan geldi mi, 19 Kasım’ı hatırlarsınız..
***
“Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar, demiş ya şair, işte bu yaşadığımız dünya aynen "yalan ağlar" boyutunda.
19 Kasım Dünya Çocuk İstismarını Önleme Günü'ydü. Aslında ben bu günü Dünya Anneler Ağlama Günü olarak görüyorum.
Niye mi?
UNICEF bir rapor yayımladı. Birleşmiş Milletler Çocukları Yardım Fonu'nun (UNICEF) raporu gelecekten korkmamız gerektiğini açık bir şekilde gösteriyor.
Dünyada her beş dakikada bir, şiddete maruz kalan bir çocuk ölüyor.
Dünyadaki 195 ülkeden yalnızca 37'si çocuk cinayetlerini rapor ediyor.
Şiddete maruz kalan çocukların üçte biri travma sonrası stres belirtileri gösteriyor. Bu çocukların beyinleri akranlarına oranla yüzde 6 küçük kalıyor.
Şiddete maruz kalan çocukların üçte biri saldırgan davranışlar sergiliyor. Beşte biri arkadaşlık kurmakta güçlük çekiyor.
Ülkelerin yalnızca yüzde 2'si çocuklara yönelik şiddeti önleyecek kapsamlı bir yasal düzenlemeye sahip. 230 milyon çocuğun yasal kimliği yok.
Yetişkin tecavüz mağdurlarının yüzde 17'si çocukken de cinsel istismara maruz kaldı. Çocukları taciz eden her üç kişiden biri çocukken taciz edildi.
Savaşlarda çocuk ölümlerinin yüzde 70'ten fazlası patlayıcı silahlarla yaşanıyor. Bir buçuk milyon çocuk evini terk etmek zorunda kaldı.
Her beş çocuk ülkesindeki şiddet ortamı nedeniyle yetersiz besleniyor.
Her geçen gün bu travmalı çocuklar çoğalacaktır. Ve o çocuklar büyüdüklerinde...
O büyük travmalı çocuklar, kin ve nefret ile dolu olacaklardır.
Ve anneler her daim ağlayacaktır.”