HÜSEYİN KOCAMAN

Okulu kapatıldığı için tasdiknamesini alan ve e-kaydını oluşturmayan 10.sınıf öğrencisi İbrahim Sakar, 20 günden bu yana hiçbir okula kaydını yaptıramadığı için derslerine devam edemediğini iddia etti. Babası Yaşar Sakar, Eğitim-Bir-Sen Malatya 2 No’lu Şube Başkanı olmasına rağmen, mağdur durumda olan Sakar, bir an önce anayasal hakkı olan eğitim ve öğretim hakkının kendisine iade edilmesini isterken, Baba Yaşar Sakar, “Biz konuyu ilgili Bakanlığa ilettik. Yetkililerle yazışmalar yaptık ama maalesef şu anda ilgili bir madde bulamıyorlar. Bundan dolayı da komisyon bir türlü karar alamıyor” dedi.

İbrahim Sakar, 10. Sınıf öğrencisi. Eğitim gördüğü kolej kapatılınca tasdiknamesini alan Sakar, dengi olan okullarda kontenjan boşluğu kalmayınca açıkta kaldı. Yaptıkları girişimler de sonuçsuz kalan Sakar, 3 haftadır eğitim ve öğretim hakkından mahrum kalırken, İbrahim Sakar’ın Babası Yaşar Sakar ise, yetkililerle görüşmeye devam ediyor. Yaşar Sakar’ın Eğitim-Bir-Sen Malatya 2 No’lu (İnönü Üniversitesi) Şube Başkanı olması olayı biraz daha trajikomik hale getirirken, BUSABAH gazetesine konuşan Yaşar Sakar, önemli açıklamada bulundu.

Çocuğunu bir koleje kaydettiğini dile getiren Sakar, kolejin kapanma kararı aldığını söyledi.

“ÇOCUĞUN TASDİKNAMESİNİ BİLMEDEN ALDIK”

Çocuğunun hangi okula kayıt olmasıyla ilgili taleplerini ilettiklerini belirten Sakar, “İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Milli Eğitim müdürleriyle birlikte bir toplantı yapıldı. Öğrencilerin sorunlarının çözüleceği noktasında bize bir bilgi verildi. Öğrencilerin hangi okula kayıt olmasıyla ilgili talebimizi ilettik. Neticede bir sonuç çıkmadı. Bir hafta-10 gün sonra okullara tekrar gittik, ancak çocuğumun e-kaydı olmadığı için şu anda herhangi bir okula kaydı olmuyor. Biz de çocuğun tasdiknamesini bilmeden aldık. Bize zamanında herhangi bir uyarı yapılmadı. ‘Eğer tasdiknameyi alırsanız hiçbir okula kayıt yaptıramazsınız’ denmedi. Ben çocuğumu 20 gündür okula kayıt ettiremiyorum. 19.09.2022 tarihli Yeşilyurt İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden talepte bulunduk. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü talebimizi İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ise Milli Eğitim Bakanlığı’na yazı yazarak bildirdi. Bakanlıktan bir yazı geldi. Yazıda, ‘Nakil Komisyonu karar alsın, Bakanlığa yazı yazılsın, Bakanlık da o karar gereği öğrenci e-devlet sistemine kayıt edilsin” diye konuştu.

“İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İŞİN İÇERİSİNDEN ÇIKAMIYOR”

20 gündür çocuğunun okula gidemediğini söyleyen Sakar, “Komisyondan karar alınabilmesi için ilgili maddenin olması gerekiyor. Herhangi bir madde yok. Okullar kapanıp, öğrencilerin kaydı silindiğinde bununla ilgili mevzuata uygun bir madde olmadığı için sistem oluşturamıyorlar. Biz 20 gündür çocuğumuzu okula gönderemiyoruz, mağdur durumdayız, mağduriyetin nasıl giderileceğini çok iyi bilmiyoruz ama İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü şu anda işin içerisinden çıkamıyor. Bizim gibi en az 5-6 aile daha var. Anayasamızın maddesi gereği eğitim ve öğretim hakkımızı şu anda kullanamıyoruz. Anayasal hakkımızı kullanamamaktayız. Devlet büyüklerimiz inşallah bu durumun farkına varırlar. Umarım çocuğumun okula kaydıyla ilgili bir adım atarlar” ifadelerini kullandı.

“MAĞDURUZ”

Çocuğuna 2 okul sunulduğunu dile getiren Sakar, “Ben İnönü ve Turgut Özal üniversitelerinin Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanıyım. 21 yıldır sendikacıyım. Bu halde mağduruz. Biz konuyu ilgili Bakanlığa ilettik. Yetkililerle yazışmalar yaptık ama maalesef şu anda ilgili bir madde bulamıyorlar. Bundan dolayı da komisyon bir türlü karar alamıyor. Biz bu problemin bir an önce çözülüp, çocuğumuzun örgün öğrenimine devam edeceği herhangi bir okula kaydının yapılmasını istiyoruz. Ancak bize 2 okul öneriliyor. Birisi Çıraklık Oklu, diğeri ise açık lise. Böyle yaparsak çocuğumu en az bir dönem daha okuması gerekiyor. Bir dönem okumaması durumunda da başka bir okula nakli yapılamıyor. Bu yaştaki bir çocuğun normalde örgün eğitim görmesi lazım. Bu da bizim anayasal hakkımız. Bu hakkımızı maalesef Milli Eğitimin karmaşık mevzuatları nedeniyle alamıyoruz. İşin içinden çıkamıyoruz” söyleminde bulundu.

Muhabir: Elif Tilbaç