MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
Malatya’da turizmin gelişmesi için turizm konusunun sürekli gündemde tutulması gerektiğini dile getiren Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Çetin Şişman, bu sektörümün, sürekli gündemde tutulmasının şehirdeki paydaşların harekete geçmesi demek olduğunu kaydetti. “Ben bu anlamda ümitvarım, geç kalınmış olabilir bunun sebeplerini sayabiliriz” diyen Şişman, “Biz şu an Arslantepe ziyaretçi sayısında 60 bine yaklaştık. Yüzde 100 artış var. Peki, 60 bin rakamını ben yeterli görüyor muyum, kesinlikle yeterli değil. Bizim burada ilk etapta 100 binli rakamları yakalamamız lazım” dedi.
Her hafta Çarşamba akşamı saat 20.00’de BUSABAH TV’de yayınlanan Bakış Açısı programının bu haftaki konukları Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Çetin Şişman, İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Pof. Dr. Bülent Yılmaz ile Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın oldu. BUSABAH gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü yaptığı programda Malatya’nın turizm sektöründeki konumu ve hedefleri konuşuldu.
Kayısının Malatya’ya ciddi derecede ekonomik bir katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Bülent Yılmaz, vatandaşların tamamen kayısıya odaklandığını vurguladı.
“SOSYOLOJİK ANALİZ ANLAMINDA DEĞERLENDİRİLEBİLİR”
Kayısının Malatya’ya büyük bir değer kattığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Kayısıdan dolayı bence turizm sanki biraz ikinci planda kalmış, geç kalınmışlık dememizin veya bu konudaki yorumumuzun, sosyolojik boyutunun ve ana nedenlerinden birisinin bu olduğunu düşünüyorum. Daha kırsal yörelerde yaşayan, tarımla uğraşamayan insanlar bir şekilde gelir oluşturabilmek için turizme dönük kendi çapında küçük üretimler yapmaya başlıyorlar. Malatya’da böyle bir katkı olmamış, Malatya’da toprağı olan vatandaş, turizmle ilgili değil de ‘doğrudan kayısı üretimine geçeyim biraz kayısım olur, satarım ondan sonra da böyle bir ekonomik gidişat içerisinde yer alırım’ diye düşünmüş. Bu sosyolojik analiz anlamında değerlendirilebilir. Çünkü halkın bu işlerin içerisinde olması mutlaka gerekli sadece yöneticilerin birtakım söylemleri veya tespitleri ile bunların çözülmesi çok mümkün değil. Örneğin Safranbolu’ya bugün gidin, o şehirde yaşayan herkes turizm pastası içinde yerini almış vaziyette, hep beraber yürüyorlar. Şimdi biz burada bunları ne kadar söylesek de bu topyekûn bir hale gelmediği sürece ilerlemek çok kolay gözükmüyor. Ama geldiğimiz nokta da, hakikaten bu konular çok eskiye nazaran söylüyorum, bir 5-10 yıl öncesine kadar şu an ciddi anlamda Malatya’nın gündeminde. Malatya bunu yakalayacak, burada çok geç kalacağını düşünmüyorum ama bununda bir süreci var tabiî ki” şeklinde konuştu.
“BÖLGEMİZ COĞRAFİ VE KÜLTÜREL OLARAK ÇOK FARKLI ÖZELLİKLERE SAHİP”
Turizmin son zamanlarda gündeme taşındığını dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, “Malatya’nın gündeminde, yerel yönetimler olarak belediyeler, ilçe belediyeleri kendi bulundukları bölge için bir turizm grubu içerisine girmeye çalışıyorlar. Kuzey bölgelere bakıyorsunuz orada mesela Yukarı Fırat kavramı ön plana çıkıyor. Bu kavram üzerinden bir turizm anlayışı gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Suya yakın olan bölgelerimiz daha çok suya dayalı turizm aktivitelerinin, kendi bölgelerinde oluşmasını istiyorlar. Her bölgemiz zaten coğrafi ve kültürel olarak çok farklı özelliklere sahip. Şimdi bu değerlerin hepsini üst üste koyduğunuz zaman ‘zaten iyi bir noktadasınız ancak hemen bugünden karar verip yarın şuraları düzeltelim’ demekle olmuyor ama gerçekten konuşuluyor. Yerel yönetimler anlamında da bu işe çok ciddi önem veriliyor” ifadelerine yer verdi.
Malatya’nın köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve geçmişten gelen bir turizm planının olması gerektiğini belirten Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın da, Malatya’nın geçmişten gelen bir turizm planının olması gerektiğini vurguladı.
“NE ZAMAN OLACAK?”
Bu planın dünden bugüne uygulanmasının önemine değinen Aydın, “Yani dünden bugüne bu uygulanmalıydı. Arslantepe UNESCO’ya girdiği zaman bazı eksiklikler varmış, bunların giderilmesi söylendi o zaman ama bunlar giderildi mi? Benim bundan iki ay önce yurt dışından bir misafirim geldi Arslantepe’yi gezdim etrafında sosyal tesis veya başka bir şey görmedim. Biz neye hazırlanıyoruz, hangi tarihte hazırlanıyoruz, ne zaman olacak? Hocamızın dediği gibi halkta buna hazırlanmalı ama bunu yapacak yine bu şehri yönetenler, gücü olanlar. Örneğin bir grup Alman turist geldi. Arslantepe’yi gezdi bir iki saat sonra bu insanlar ne yapacak. Günün sonunda bu insanlar sosyal bir varlık, bunlarda bir şehirde gününü konaklıyorlarsa, uzaktan geliyorlarsa bir gün konaklayacaklar. Bu insanlar ne yiyecek ne içecek, böyle bir hazırlanma da yok. Bu turist geldiği zaman bu şehri yemeği ile gezeceği yerleri ile sevmesi lazım. Biz buna hazırlıklı değiliz. Mesela bir siyasetçimiz dedi ki 2022 yılını Türkiye’de Arslantepe yıl ilan edeceğiz dedi ama maalesef olmadı. Bir vatandaş olarak ben bunları merak ediyorum?” şeklinde konuştu.
“BU ŞEHRİN KAZANMASI GEREKİYOR”
Malatya’da turizm konusunun sürekli ve devamlı bir şekilde gündemde tutulması gerektiğini söyleyen Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Çetin Şişman, “Benim sektörümün, sürekli gündemde olması demek şehirdeki paydaşların harekete geçmesi demek. Yani yarın bu manşet atıldı bir gün ya da bir ay sonra unutulacaksa biz aynı hikayeyi sürekli tekrar edeceğiz. Ben son 4 yıldır bu görevdeyim. 2010’dan beri de Valilikte görev yaptım. Yani Malatya’nın çocuğuyum burada gerçekten de bu şehrin kazanması gerekiyor, dediğiniz yerlere ben de gidiyorum. Göbeklitepe’yi görüyorum Hatay’a iniyorum. Gaziantep’e gidiyoruz. Öncelikli olarak şunu söyleyeyim ümit var. Bir Arslantepe listeye girdiği zaman düşünün neydi en çok şu sıkıntı vardı. Önce bir girmeyecek muhabbeti yaptılar. Süreci takip eden biziz bakanlık olarak ve bizim o dönemde listeye girmeden önce çok rahat yüzde yüz gireceğiz fikrini söylememiz mümkün değildi zaten. Arslantepe süreci ben çok net söylüyorum 2010’da başlamış bir süreç değil, 1930’lı yıllarda başlamış yüz yıllık bir süreç. Yüz yıldır bir emek verildi, 1931’de kazılar başladı. Sonraki süreç devam etti. Neredeyse yüzüncü yıla giriyoruz orada İtalyanların, Fransızların emekleri, Bakanlığımızın emekleri var ve günün sonunda Türkiye’de UNESCO Dünya Kültürel Miraslar Listesi’nde 19. yer olduk. Bu ne anlama geliyor, yaklaşık şu an geçici listeye bakabilirsiniz 80’in üzerinde farklı şehirlerden tarihi ve doğal yerler var. Kalıcı listeye girmek için şu an Arslantepe 19. yer olarak dünya çapında, eşi benzeri olmayan bir yer olarak teyit edildi. Ben ilk açıklamamda şunu söyledim Arslantepe’nin listeye girmiş olması Malatya’nın turizmi patlayacak, dünya kadar insan gelecek anlamına gelmiyor çünkü bir yerin listeye girmiş olması o şehri tamamıyla turizm şehri haline getirmez. Bunu birçok destinasyonla ve bölgeyle birlikte pazarlarsan buradan gerekli pastayı alırsınız” şeklinde konuştu.
UNESCO Dünya Kültür Mirasları listesinde yer alan yerlerin ziyaretçi sayıları hakkında bilgi veren Çetin Şişman, “1986 yılından beri Hattuşaş listede. Şu an ziyaretçi sayısı 1986’dan beri 30 binlerde geziyor. Halbuki o da Dünya Miras Listesi’nde. Nemrut 87 yılından beri listede. Burada en çok dikkat çeken Göbeklitepe oldu ve bu da bizim için müthiş bir örnek oldu. Şanlıurfa Müdürümüzle görüştüm dedim ki, ‘Göbeklitepe’nin 2010’lu yıllarda ziyaretçi sayısı neydi?’ 50 binlerde geziyor. 12 yıllık sürecin sonunda şu an ilk 9 ay için 582 bin kişi ziyaret etmiş. Yani 10 yılda 10 katı gibi bir sayı. Sonra dünya tarihini değiştiren bir durum yaşandı ve bundan dolayı da 2019 yılı Göbeklitepe yılı ilan edilince otomatikman bütün Türkiye’de ve dünyada gündeme geldi. Dünya tarihini değiştirdiği için bütün etkileşim oraya doğru aktı. Ben mesela şunu çok merak ettim: Dedim ki ‘O dönem biz listeye girdik, şu an biz listeye girinceye kadar 20-30 bin bandında giden bir Arslantepe ziyaretçi istatistiği vardı.’ nasıl bir gelişme bekliyoruz? Yüzde 30, yüzde 40 bandında bir yükselme olursa bu çok iyi bir yükseliş demekti. Biz şu an Arslantepe ziyaretçi sayısında 60 bine doğru geldik. Yüzde 100 artış var. Peki, 60 bin rakamını ben yeterli görüyor muyum, kesinlikle yeterli değil ki. Bizim burada ilk etapta 100 binli rakamları yakalamamız lazım. Önce 100 bin rakamını bir görmemiz gerekiyor. Sonra aynı Göbeklitepe hikayesinde olduğu gibi, Zeugma’da, Hatay’da olduğu gibi bizim kademeli olarak 3 aylık dilimler halinde Bakanlığa hedeflerimizi bildirmek zorundayız ve o bildirilen hedeflere göre de hareket ediyoruz. Mesela konaklama açısından şu an 305 bin giriş var konaklama girişi yapılmış. Yani çarpı 2 de geceleme var. Bu demek oluyor ki 600 bine yakında geceleme var bu şehirde. Sadece otel verisini veriyorum. Şimdi peki şöyle diyebilir misiniz? ‘Sadece bu şehre 305 bin kişi giriş yaptı, bunun da yaklaşık 6 bin kişisi yabancı, bunun dışında bu şehre herhangi bir turizm hareketi olmadı’ diye bilir miyiz, diyemeyiz çünkü bu sayı sadece kayıt altına alının otellerden gelen veriler” diye konuştu.
“TURİZM DEDİĞİMİZ ŞEY PAYDAŞLARLA YÜRÜTÜLEN BİR ŞEY”
Malatya’ya çevre illere ve çevre illerden Malatya’ya gerçekleştirilen turizm turları hakkında da açıklamalarda bulunan İl Kültür ve Turizm Müdürü Şişman, “Buradan Şanlıurfa’ya, Gaziantep’e giden turlarımız var. Konaklama yapmıyorlar. Günpınar Şelalesi’ne, Somuncubaba’ya, Akçadağ Levent Seyir Terası’na turizm sezonunda bir uğrayın trafikten çıkılmıyor. Şimdi şehrin merkezinde bu turizm hareketliliği olmayınca haklı olarak vatandaş da ‘Malatya’da turizm anlamında bir şey yapılmıyor mu?’ diye soruyor. Bu soruların sorulması kadar normal bir soru yok. Ben bunları sürekli sormanızı istiyorum ve sürekli bizleri sıkıştırmanızı istiyorum zaten basının görevi de budur. Biz bunları yapmadığımız takdirde o zaman bizim denetimimizi kim yapacak? Ben bu anlamda ümit varım, geç kalınmış olabilir bunun sebeplerini sayabiliriz. Biz 2019 yılında Türkiye olarak turizm rekoru kırdık, 52 milyona yakın yabancı turist geldi. 35 milyar dolar da Cumhuriyet tarihinin en yüksek gelirini elde ettik. Bu 52 milyon turistin 40 milyonu 5 şehre gitti. İstanbul, Muğla, Antalya, Artvin ve Edirne. 40 milyon bu şehirlerde eridi. Geriye kalan 12 milyon turist. 76 şehre bölseniz ortalama 150 bin yabancı turist demektir. Yani bunlar eşit bir şekilde bu şehirlere gitmiş olsa, her şehre düşen yabancı turist sayısı 150-160 bin oluyor. Ama bu 12 milyon kişinin hepsi eşit bir şekilde şehirlere gitmedi. Bu 12 milyonun içerisinde Kapadokya, Nemrut, Gaziantep, Mardin, Şanlıurfa hattı, Karadeniz yaylaları var. Şimdi bunlardan 6-7 milyon düştüğünüz zaman 10 şehir bu turizm pastasından faydalandı. Zaten yaklaşık 70’in üzerinde şehrin tanıtım sorunu var. Turizmden yeterli gelir elde edememe sorunu var. Biz ancak bölgesel turizm yapabiliriz. Malatya’yı tek başına turist grubuna paket olarak satamayız. Elazığ Harput, Nemrut’u yanımıza almalıyız. Bunlarla birlikte Malatya Arslantepe olarak şu an bölgesel bir çalışma yapılıyor. Kasım ayı içerisinde bu üç şehre Arslantepe, Nemrut ve Harput’a yönelik üst düzey, yurt dışından bir organizasyon yapılacak. Ben bu hafta sonu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından Arslantepe’de Türkiye’nin ilkleri projesi kapsamında çekim gerçekleştirdi. Turizm dediğimiz şey paydaşlarla yürütülen bir şey” ifadelerine yer verdi.
“MALATYA İÇİN GASTRONOMİ İFADESİ ÇOK CİDDİ BİR NOKTAYA GELDİ”
Malatya’nın kültürünü, doğal özelliklerini ve coğrafyasını ortaya çıkaran çok fazla çalışma üretildiğini ve bu anlamda en son çalışmayı da kendilerinin gerçekleştirdikleri söyleyen Prof. Dr. Bülent Yılmaz, “Rota Malatya dediğimiz Malatya’nın hemen hemen bütün doğal ve kültürel değerlerini Turizm ve Kültür Müdürlüğümüz ile paydaş olduğumuz, Fırat Kalkınma Ajansı ve İnönü Üniversitesi’nin birlikte yürütmüş olduğu bir çalışmaydı. Bu çalışma da biz kent için birçok değeri, birçok özelliği ortaya koyduk. Yani işin bilimsel noktasında söylenecek şeylerin hemen hemen çoğu söylendi. Bizden önce yapılmış çalışmalarda var, hala yapılıyor. Kalkınma Ajansının, belediyelerin bu noktada çabaları var. Malatya şu an turizmden biz neden faydalanamıyoruz meselesini dert edinmeye başlandığı bir noktaya geldi. Bundan sonra yöneticilerin ve yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, STK’ların bir arada, bir takım hedefleri belirleyip artık bu hedefler doğrusunda ilerlemesi gerekiyor. Özellikle son zamanlarda çok ön plana çıktı. Malatya için gastronomi ifadesi çok ciddi bir noktaya geldi. Bence iyiye doğru da gidiyor. Buna destek veren yapılar, üretiminde olan zanaatkarlar bu işle uğraşanlar, gerçekten bu konuda heyecanlılar, üretmeye çalışıyorlar. Bunu tanıtmaya çalışıyorlar ve belli bir yol da kat ettiklerini düşünüyorum. Burada Arslantepe bir kilit. UNESCO süreci, burada bizim için önemli oldu. Arslantepe ile beraber burada gastronomi devreye girecek” şeklinde konuştu.
Arslantepe’nin yanına Karşılama Merkezi Projesi ile ilgili Büyükşehir Belediyesi’ne Bakanlık tarafından yetki verildiğini ifade eden Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Çetin Şişman da, “Büyükşehir Belediyesi bu Karşılama Merkezi’nin projelerini çizdi, Bakanlığımıza gönderdi, Bakanlığımız değerlendirmesini yaptıktan sonra Sivas Koruma Kuruluna gönderecek, Koruma Kurulu’nda incelendikten sonra yine biz UNESCO listesinde olan bir yeriz artık UNESCO’dan bağımsız hiçbir şey yapamıyoruz. Oradan da teyitlerimizi aldıktan sonra projeyi gerçekleştireceğiz” dedi.