19 MİLYAR TL TUTARINDAKİ YATIRIMLARIN AÇILIŞINI YAPTI
SİNEM HATUN DAVUT
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’da maliyeti 19 milyar TL’yi bulan yatırım ve projelerin açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’da yapımı tamamlanan Battalgazi Devlet Hastanesi, Hekimhan yolu, Kuru Kayısı Lisanslı Deposu ile belediye yatırımlarının açılış törenine katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya’da bugün toplam yatırım değeri 8 milyar TL’yi geçen ve güncel rakamlarla 19 milyar TL’yi geçen 133 ayrı projenin resmi açılışını yaptıklarını belirterek, “Malatya’nın Özal başta olmak üzere yetiştirdiği siyaset ve devlet adamlarıyla da önemli hizmetleri var. Bizde geçtiğimizi 20 yılda ülkemizin tamamı ile birlikte bu kadim şehrimize mehabetine uygun eser ve hizmetler kazandırmanın gayreti içinde olduk. Şimdi güneşin altın yumurtası denen kaysının başkenti olan Malatya, tarım yanında sanayisi, ticareti ile son dönemde gelişen turizmi ile de bölgesine ilham veren, bir şehir haline geldi.”dedi.
“Malatya son dönemde büyüyen bir şehir oldu.” diyen Erdoğan, “Yaklaşık 2 yıllık bir aranın ardından tekrar Malatya’da sizlerle yüze yüze hasret gidermenin memnuniyeti içerisindeyim. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi, muhabbetimizi daim eylesin, Malatya insanlığın kadim medeniyetlerinin yuvası, Anadolu’yu ebedi yurdumuz haline getiren büyük destanı yazdığımız şehirlerden biridir Malatya. Tarihe ismini Dar-ül Rıfat yani seçkin insanların şehri, Zâtü’l-Himme yani himmetli zatların diyarı diye yazdırmış Malatya, bugünde bütün parıltısıyla yoluna devam ediyor. Siz bizi yola çıktığımızdan bugüne hiç yalnız koymadınız. Hep bizimle beraber oldunuz ve dik durdunuz, diklenmeden diklendiniz, onun için birileri Malatya’yı çok kıskanıyor, varsın kıskansınlar biz yolumuza devam edeceğiz ve biliyorsunuz Malatya’nın bugünkü şehir merkezine ne derlerdi eskiden Aspuzu. Bağları, bahçeleri, suları ile burası öylesine güzel bir yermiş ki, adına pek çok şair şiirler yazmış. Mesela bunlardan 16. yüzyıl şairlerinden Necati şöyle diyor: Mihr-ü dünyayı dolaş, bir misli yok Aspuzu’nun, cenneti ala misali misli yok Aspuzu’nun, fani dünya olmasaydı ben derim bağı irem, görmedim bir mislini emsali yok Aspuzu’nun. Yani nerede yaşadığınızı biliyorsunuz değil mi? İşte Malatya böyle bir yer. Malatya bugünde göreni kendine hayran bırakan bir şehir, bu vasfını sürdürüyor. Malatya Büyükşehir Belediyemiz kendisinden kat ve kat büyük bütçelere sahip olduğu halde parasızlıktan yatırım yapamadığını söyleyen beceriksizleri mahcup edecek başarılı çalışmalar yürütüyor. Elbette bu tablonun gerisinde Malatya’ya 20 yılda 33 milyar liralık yatırım yapmış olmanın büyük bir payı var” şeklinde konuştu.
MALATYA AÇIK HAVA ŞANTİYESİNE DÖNÜŞTÜ
“Malatya’nın ülkemize, rahmetli Özal başta olmak üzere yetiştirdiği siyaset ve devlet adamlarıyla da önemli hizmetleri var. Bizde geçtiğimizi 20 yılda ülkemizin tamamı ile birlikte bu kadim şehrimize mehabetine uygun eser ve hizmetler kazandırmanın gayreti içinde olduk. Şimdi güneşin altın yumurtası denen kaysının başkenti olan Malatya, tarım yanında sanayisi, ticareti ile son dönemde gelişen turizmi ile de bölgesine ilham veren, bir şehir haline geldi.” diyen Erdoğan, “Bakanlıklarımızın yatırımları bir yandan, Büyükşehir ve ilçe belediyelerimizin yatırımları diğer yandan Malatya’yı bir açık hava şantiyesine dönüştürmüştür. Büyükşehir Belediyemiz kendisinden katbekat büyük bütçelere sahip olduğu halde parasızlıktan yatırım yapamadığını söyleyen beceriksizleri mahcup edecek başarılı çalışmalar yürütüyor. Elbette bu tablonun gerisinde Malatya’ya 20 yılda 33 milyar liralık yatırım yapmış olmamızın da büyük payı var. Seviyoruz Malatya’yı, yakışır Malatya’ya bu yatırımlar ve bu yatırımlar eğitimde ve sporda 5 bin 236 adet yeni derslik, 7 bin 848 kişi kapasiteli Yüksek Öğrenim yurt binaları, 56 adet spor tesisi inşa ettik. Sosyal yardımlarla Malatyalı ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza toplam 4,5 milyar lira tutarında kaynak aktardık. Sizleri yalnız bırakmadık, bırakmayacağız ve bu yola böyle devam edeceğiz. Sağlıkta 14’ü hastaneden oluşan toplam 68 sağlık tesisi yaptık. TOKİ vasıtası ile Malatya’da 17 bin 843 konut projesini hayata geçirdik. Malatya’mıza ilk evim kampanyamız kapsamında toplam 2 bin 500 konut ile ilk iş yerim projemiz kapsamında 500 işyeri daha kazandırıyoruz, ayrınca 12 bin 500 konutluk arsayı da kendi evini yapmak isteyen vatandaşlarımıza sunuyoruz, kuralar çekilecek ve herkes buraların sahibi olacak. Ulaştırmada 36 kilometreden devir aldığımız Malatya’daki bölünmüş yol uzunluğunu 462 kilometreye çıkardık. Nereden nereye. Geçtiğim günlerde canlı bağlantıyla Çevre Yolu’nu da biliyorsunuz hizmete açtık. Sivas-Malatya ve Malatya-Elazığ hızlı tren projemizin etüt çalışmaları da devam ediyor. Tarım ve ormanda Malatya’ya 14 baraj, 12 sulama tesisi, 48 taşkın koruma tesisi ve 10 adet hidroelektrik santrali inşa ettik. 410 bin dekar zirai araziyi sulamaya açtık, Malatyalı çiftçilerimize toplam 1,8 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik. Bunlarla kalmıyoruz bugün sizlerle hasret gidermenin yanında toplam yatırım tutarı 8 milyar lirayı geçen hatta güncel rakamla 19 milyar lirayı bulan 133 ayrı projenin resmi açılışını buradan yapacağız. Malatya’ya elimiz boş gelmedik, yine dolu dolu geldik. Hani o birileri var ya, Bay Kemal ve hanımefendi, peki bunlar ne yapar, bunlar buraya geldiği zaman herhalde turist olarak geliyorlar, var mı bir yatırımınız yok. Ama biz yatırımların açılışı için geliriz.” İfadelerine yer verdi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun başörtüsüne yasal dayanak konusunda girişimini de değerlendiren Erdoğan, şunları söyledi:
“KABUK BAĞLAMIŞ BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASINI YENİDEN AÇTI”
“Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı milletimizin kabuk bağlamış başörtüsü tartışmasını yeniden açtı. Bu tartışma vesilesi ile milletimizin sahip olduğu tüm haklar gibi eğitimdeki ve kamudaki başörtüsü özgürlüğünü de hala hazmedemeyenlerin yüzlerindeki sahte maskenin aralandığını gördük. Biz kadınlarımızı asla başı açık veya başı örtülü diye sınıflamadık, ayırmadık ama birileri kafasında bu ayrımcılığı hala aşabilmiş değil. Bay Kemal senin yanındakiler ne yaptılar, üniversitelerimizde ikna odaları kurdular ve bu ikna odalarına girerken o yavrularımızın başörtülerini maalesef başlarından çekerek aldılar. O ikna odalarında hesaba çektiler kızlarımızı. Benim kendi kızlarım maalesef İmam Hatip Okulu öğrencisi olduğu halde onlar İmam Hatip Okulu’na girme noktasında sıkıntıya maalesef düçar oldular ve ben kızlarımdan bir tanesini aldım bir müdürü arkadaşım olan İmam Hatip Okulu’na gönderdim. İstanbul’dan bir başka şehre. Niye? Çünkü zulüm ediyorlardı. O zulümden kurtarmak için Bay Kemal siz busunuz. Sizi biz iyi biliriz. Ama artık bunları yapamıyorsunuz şu an da devletin bütün kurumlarında başı açık, başı örtülü böyle bir ayrım var mı? Şimdi devletin kurumlarında başı açığı da var, başı örtülüsü de var. Bütün bunlarla beraber okullarımızla böyle bir sıkıntı var mı? Başı örtülüsü de başı açığı da kardeş kardeş üniversitelerimizde bu barışın, bu özgürlüğün, bu kardeşliğin simgesidir. Bunu biz başardık. Bay Kemal senin böyle bir derdin yok, bunun için kızlarımızın ve hanım kardeşlerimizin gönüllerini tamamen rahatlatmak için başörtüsü özgürlüğünü gel dedim anayasa güvencesi altına alalım. Bakalım gelebilecek mi, göreceğiz. Biz şimdi hazırlıkları yaptık bu anayasa değişikliğini meclise göndereceğiz. Gelir veya gelmez maksat tüm milletimiz bunu görsün, bunu tanısın, yandaşlarında tanısın, 6’lı masayı da tanısın. Hayatı bir diğer konu olan sapkın akılların dayatmalarına karşı, ailesinin korunmasını da ekleyerek bir anayasa değişikliği teklifinin hazırlıklarına başladık. Bakalım konu meclise geldiğinde kim nasıl bir tavır içerisine girecek, meclise sunacağım teklif yeterli çoğunluk sağlanarak kabul edilirse Türkiye için önemli bir kazanım olacaktır. Aksi yönde bir durum ortaya çıkarsa ülkemizi yeni, sivil, özgürlükçü özellikle böyle bir anayasa kavuşturma mücadelemizi inşallah seçimden sonrada zaten sürdüreceğiz hatta şunu da yapabiliriz ilk defa bugün Malatya da açıklıyorum, hadi sıkıyorsa gel bu işi referanduma götürelim. Öyle mi parlamento da bu iş çözülmüyorsa millete götürelim, kararı millet versin.”
“MALATYA’DAN BU ZATA TEKRAR SESLENİYORUM”
“Biliyorsunuz demokrasi de iktidar kadar muhalefette önemlidir.” diyen Erdoğan şöyle konuştu: Malatya’dan bu zata tekrar sesleniyorum ya aday olup karşımıza çık ya da adayım kimse söyle onu bilelim. Şimdi ben size meşhur bir hikâyeyi anlatacağım, baba ile oğlu evlerinde uyurken bir tıkırtı duymuşlar. Oğlunun uyandıran baba git bir bak bakalım bu neyin nesi demiş. Giden oğuldan ses seda çıkmayınca babası ne oldu diye sormuş, oğlu baba bir hırsız tutum diye cevap verince babası tut kolundan buraya getir demiş, buna karşılık oğlu gelmiyor diye cevap verince, baba bırak gitsin diye mukabelede bulunmuş. Gitmiyor diyen oğluna madem öyle sen gel şeklinde seslenen baba, bu defa da gelemiyorum cevabı ile karşılaşmış, baba niye gelemiyorsun diye sorunca da, oğlanın cevabı ben onu bırakıyorum da o beni bırakmıyor olmuş. Kılıçdaroğlu’nun işi de aynen buna benziyor. Adaysan ilan et diyoruz etmiyor, adayını açıkla diyoruz açıklayamıyor, herhalde birileri bunu tuttu bırakmıyor olsa gerek ki kendini böyle bir duruma düşürüyor. Daha kendi adaylığını ilan etme veya adaylığını söyleme iradesinden mahrum olanlar acaba Türkiye’nin hangi meselesine çözüm getirebilir.” dedi.

