HÜSEYİN KOCAMAN

20 yaşındaki otizmli M. E.’nin özel bir bakımevinde eziyet görerek öldürüldüğü iddiası üzerine bir basın açıklaması yapan Malatya Otizm Dernek Başkanı Alaattin Baydaş, tüm suçluların cezalandırılmasını istedi. Malatya yereli için de konuşan Baydaş, otizmli bireylerin sorunlarıyla alakalı tüm belediyelere müracaatta bulunduklarını dile getirerek, Yeşilyurt Belediyesi dışında diğer belediyelerin somut bir adım atmadığını ileri sürdü.

İstanbul-Büyükçekmece’deki Özel Ailem Bakım Merkezi’nde eziyet görerek yaşamını yitirdiği iddia edilen 20 yaşındaki otizmli M. E. için tüm Türkiye’de eş zamanlı basın açıklaması düzenlendi. Malatya’da da Malatya Otizm Derneği tarafından PTT önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına birçok otizmli birey ve ailelerin katıldı. Engelliler de destek verdiği basın açıklamasını Malatya Otizm Dernek Başkanı Alaattin Baydaş yaptı.

Baydaş, İstanbul’da bir otizmli çocuğun bakımevinde darp edilerek hayatını kaybettiğini anımsatarak, otizmli çocukların öldüğü, öldürüldüğü zaman anne ve babanın da onlarla birlikte öldüğünü söyledi.

“BELEDİYELERE MÜRACAATLARIMIZI YAPTIK”

Malatya yerelindeki sorunlara değinen Baydaş, “Yerel belediyelere sorunlarımızla ilgili müracaatlarımızı yaptık. İsteklerimiz kendileri tarafından bilinmektedir. Çocuklarımızın nelere ihtiyacı olduğunu biz kendilerine arz ettik. Şu ana kadar maalesef Yeşilyurt Belediyesi dışında diğer belediyelerden önemli bir adım olmadı. Evet, girişimlerde bulunuyorlar ama biz artık somut bir şeyler görmek istiyoruz. Çocuklarımız ölmesin, öldürülmesin bizler de ölmeyelim” dedi.

“KÖTÜ MUAMELE GÖRMEMEK HAKLARI”

“Otizmli M. E.’nin bakımevinde yaşadığı şiddetin ardından hayatını kaybetmesi çocuklarımızın insan yerine konulmadığının göstergesidir” diyen Baydaş, “Türkiye Otizm Meclisi olarak 2016 yılında kurulduğumuzdan bu yana otizmli evlatlarımız ile ailelerinin sahada yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini, yaşanmışlıkları da ortaya koyarak hem yerelde hem de merkezde en üst düzeyde yetkililere yazılı ve sözel olarak ilettik. Türkiye Otizm Meclisi olarak ilk günden beri dile getirdiğimiz gibi, otizmli bireylerin tanı konulduğu andan itibaren kaliteli eğitim, sağlık hizmetlerine kolay ulaşım ve kötü muamele görmemek haklarıdır. İnsan onuruna yakışır bakım hizmetinin önemi ve gerekliliği toplum vicdanı ve yaşam hakkı açısından elzem olduğu bir daha ortaya çıkmıştır. Adli sürecin başlatıldığı ve 26.09.2022 tarihinde basına ‘Bakımevinde kan donduran vahşet’ başlıklı olaya ilişkin sürdürülecek yargılamanın her aşamasının takipçisi olacağız” şeklinde konuştu.

“TÜM SUÇLULARIN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUZ”

Baydaş, “Bakım evlerindeki sistemli objektif denetleme, kötü muamele ve şiddetsiz bakım evleri standartları oluşturulması, bakım evlerinde çalışan personelin liyakati, kolay ulaşılabilir sağlık hizmetleri ve tanı konduğu andan itibaren nitelikli eğitime erişim sorunların çözümü için ivedilikle yapılması gerekenlerin başında gelmektedir. Kendini koruma ve gördüğü zararı yetkililere bildirme becerisi tipik akranları gibi gelişmemiş olan 20 yaşındaki M.E.’nin şüpheli ölümünün aydınlatılması için otopsi raporunun ivedilikle dosyaya kazandırılmasını video görüntülerinden açıkça anlaşıldığı üzere bu olaya sessizce tanık olmuş kişilerin yargı önünde hesap vermesini ve tüm suçluların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.

Muhabir: Elif Tilbaç