Hafta sonu kısmen birkaç amatör maçı izleme şansı buldum. Play off oynayacak takımları daha yakından gördüm. Genel olarak, Malatya 1. Amatör Küme’de normal sezonunun sorunsuz ve diğer yıllara nazaran kavgasız, gürültüsüz bitmesi en büyük kazanım oldu diyebilirim.
Hedeflerini gerçekleştiren tüm kulüpleri tebrik ederken, performanslarıyla sezona renk katan diğer takımlarımızı da centilmen mücadelelerinden dolayı kutluyorum.
Murat Kurt’un başarısı
Gerek kendi arkasındaki güçlü kurum finansmanını, gerekse de isminin büyüklüğünü bir kez daha fırsata çeviren İnönü Üniversitesi tüm sezonu tek başına forse etti. Girmanaspor’u yendikleri gibi son hafta Demirspor’u da mağlup ederek, en ufak bir şaibeye bile yer vermediler. Play off grubunun doğal olarak tek favorisi İnönü Üniversitesi’dir. İnönü Üniversitesi’nin sadece play off’ta değil, olası 44 Malatyaspor play out maçında da açık favori olduğunu düşünüyorum. Geçen yılki takım olamama sorununu bu yıl aşmışlar. Murat Kurt ve ekibi kısa sürede çok daha iyi bir takım oluşturmuş. İsme göre değil sisteme göre oynuyorlar. Kolektif futbolu iliklerine kadar sergiliyorlar. Oyunun iki yönünü çok iyi beceriyorlar. Lakin bu kulübümüzün, en az 450 bin liralık takımların yer aldığı BAL’a çıkması durumunda nasıl bir yol ve yöntem izleyeceğini merakla bekliyorum.
Demirspor sıradan bir takım olmuş!
Önce şunu ayıralım. Demirspor bir kurum kulübü ama kurumsal bir kulüp değil. Antrenman sahası bile olmayan kurumsal bir kulüp daha hayatımda görmedim!
Bu satırları okuduklarında eminim şu an Demirspor’da görev yapanlar bana kızacaklar, kırılacaklar hatta birkaç yakınımdaki kişiye keşke yazmasaydı diyecekler... Ama birilerinin canını acıtsa da bu sütunları doğrularla doldurmak zorundayım. Kendi hakemlik yapıp, amatörün tamamen içinde olduğum dönemde çok farklı bir Demirspor vardı. Üniversite gibi güçlü kurum desteğini arkasına alan, antrenman sahası olan, her kategoride şampiyonluğa oynayan, sezonu en az 2 kupayla kapatan bir Demirspor...
Şimdi ise Üniversite ile şampiyonluk yarışına girdiler, ellerindeki en iyi golcüyü Üniversite’ye verdiler. BAL’a çıkmak için play off’a kalmak istediler, Erkan gibi bir oyuncuyu BAL’da muhtemel play out rakibi 44 Malatyaspor’a gönderdiler. Geçen yıl baraj maçında 1 – 0 öne geçip, Yeşilyurt’a 3 -1 kaybettiler. Bu yıl Girmana’ya karşı 3 – 1 öne geçip, 10 dakika direnemediler, 3 – 3 berabere bitirdiler. Üniversite’ye karşı son maçta 2 – 0 önce geçip, 7 – 3 kaybettiler. Bunca hatanın yapıldığı bir kurum takımında play off dışı kalmak, başarı mıdır yoksa başarısızlık mı, bunun sonucunu umarım iyi analiz ederler. Demirspor’u yönetenler sakın beni yanlış anlamasın! Bir kurum takımı olarak spora destek vermeye, gençlere harçlıklarını ödemeye ve amatörümüze renk katmaya devam etsinler. Bu kulübün varlığı Malatya amatörü için çok önemli. Sadece biraz özeleştiri yapıp, yeni bir yapılanma sürecine girsinler.
Doğanşehir, 1966 Malatya Gençlik, Girmanaspor...
Play off’ta yer alıp İnönü Üniversitesi’ne direnecek 3 takım bunlar. Doğanşehir Belediyespor ve 1966 Malatya Gençlik A grubunda olsaydı ligi 4. 5. bitirirlerdi. Diyebilirsiniz ki play off’un havası farklı olur falan ama bunlar hikaye. Üniversite ile baş edecek ne kadro kaliteleri ne de derinlikleri var. Girmanaspor play off’a kalmayı çok fazla istedi. Bu sezon Üniversite ve Demirspor’u en fazla onlar zorladı. İlk hedeflerini gerçekleştirdiler ama bundan sonrası öyle kolay iş değil. Bu 3 takımın play off’ta olması bile bir başarıdır. Daha fazlasını yaparlarsa işte o zaman tarihlerine destansı bir başarı öyküsü eklerler...
Amatörün içinden gelmiş biri olarak, bu zor şartlar altında spor yapmaya çalışan ve onlara kısıtlı imkanlarıyla bu olanağı sağlamaya gayret eden her kulübü her sporcuyu kutluyorum. Çatyolspor, Demirspor, Darende, Sanayi ve diğerleri hepsi de kendi bünyelerindeki gençlere spor yaptırdığı için bu yönleriyle alkışı hak ediyorlar.