Nereli olursanız olun, fark etmez. Kendinizi nereli hissederseniz hissedin, yine fark etmez!
Dün sabah saatlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de eş zamanlı üç patlama yaşandı.
En az 34 ölü, 100’den fazla yaralı…
Dün kim ile konuşmuş isem bu saldırıya sevinen çok insanla karşılaştım.
Saldırıyı yapan IŞİD
(DEAŞ)…
Şunu anlamakta zorlanıyoruz;
Terör örgütlerinin dini, milliyeti, ırkı, cinsi yoktur.
Terör örgütlerinin düzenli kuralları da yoktur.
Kime dikleneceği, kimin maşası olacağı ve kime patlayacağını kestiremezsin!
Ankara garında 103 insanımız öldü. Allah aşkına kim yaptı bu saldırıyı? Tabii ki IŞİD!
Belçika’yı yönetenlerin PKK’yı terör örgütü görmemesi ya da görmesinin işine gelmemesi tabii ki çok yanlıştır.
Ama orada ölen masum insanların teröre kurban gitmesine sevinmek ne dinimize sığar ne de geleneklerimize sığar.
Hepimiz Brükselli olmayalım, yerimiz belli ve burada yaşamaktan gurur duymaya devam edelim.
Ama terör estirenlere dolaylı da olsa destek vermeyelim…

TERÖR OLMASI İÇİN TOPLU MU ÖLMEK GEREKİR!

Yukarıdaki yanlışı yazdıktan sonra bir “ama” demek istiyorum.
Dün yine beş şehidimiz vardı, önceki gün yine beş şehit…
Dört gün önce ise üç şehit…
Son bir ayda 34 can ölmedi mi? Bakıyorum da televizyon kanallarına sabahtan akşama kadar canlı yayınlar, canlı yorumlar…
Tamam, karşı değilim ama burada ölen insanların da canlı yayınları olsun!
Yüksekova’dan niye canlı bağlantılar yapılmıyor?
Cizre’den sıcağı sıcağına niye görüntüler verilmiyor?
Burada şehit olan canlarımız için kaç saniye zaman harcanıyor?
Malatya’da dahi şehidimiz olduğu zaman gazetelerinde yer vermeyen haber merkezleri var!
İki iki, üç üç ya da tek tek oldu mu terör sayılmıyor mu artık?
Tamam, Brüksel’i verelim hatta “Aaa Avrupa’da bomba patlayabiliyormuş” tarzı çok şaşırmış halleri ekranların dışına taşıralım ama bizim de canlı programlara ihtiyacımız var!
Neredeyse kırk yıldır PKK terörü ile uğraşıyoruz.
Allah aşkına kaç kitap yazıldı?
Kaç sinema filmi çekildi?
Kaç şehit ailesinin o dik duruşunu konu alan belgeseller çekildi?
Avrupa’ya gelince can bize gelince patlıcan tavrını bizlere hissettirenlere soruyorum: Dün Yüksekova’da şehitlerimiz vardı, Brüksel’den fırsat bulup kaç saniye ayırdınız Yüksekova’ya?
Bu kadar mı alıştık…
Bu kadar mı insanımızın ölmesini kanıksadık!