Depremzede Aysun Kaya, eşini iki yıl önce kaybetti. Dört çocuğuyla birlikte müstakil bir evde yaşamını sürdürürken, 6 Şubat’ta yaşanan depreme yakalandılar. Son anda çocuklarını kurtarmasıyla evlerinin çökmesi bir oldu. Kalacak yer bulamayan Kaya ailesi, annesinin yanında kendi imkânlarıyla yaptıkları çadırda kalmaya başladılar. Üç gün boyunca çocuklarına ekmek bulamadıklarını vurgulayan Kaya, çok kötü günler geçirdiklerini söyledi.

“DAHA İLK DEPREMDE EVİMİZ YIKILDI”
Depremde çocuklarını sağ kurtardığı için şükreden Kaya,
“Burada Tandoğan Mahallesi'nde Beykoz sitelerinin arka tarafında oturuyordum. Daha ilk depremde evimiz yıkıldı. Müstakil bir evde oturuyordum. Depremde çocuklarımla birlikte içerideydik. Sarsıntı başlar başlamaz hemen çocuklarımı aldım dışarı çıktık, ev çöktü. İçeride kalsaydık ölebilirdik de. Yani ilk saniyelerde evin balkonuna çıkmamızla evin yıkılması bir oldu. Benim dört tane çocuğum var ve onları zar zor kurtarabildim. Allah’a şükürler olsun ki çocuklarım sağlar, hayattalar”
dedi.
“ÇOCUKLARIMI KURTARDIĞIMA ŞÜKREDEYİM”
Anlatılması zor günler yaşadıklarını dile getiren Kaya,
“O deprem sürecinde çocuklarımı kurtardığım an çok kötüydü. Çıktıktan sonra da zaten hiçbir şey hatırlamıyorum. O kadar kötüydü ki gerçekten anlatması mümkün değil. Ya o an nasıl çıktık, kendimizi nasıl dışarı attık hiç düşünemiyorum orasını. Her şeyimiz bitti. Her şey gitti zaten. Hiçbir şey kalmadı. Hiçbir şey de umurumda değildi zaten. Sadece çocuklarımı kurtardığıma şükredeyim. Bu halimize de şükür”
şeklinde konuştu.
“YATACAK YERİMİZ BİLE YOKTU”
İkinci depremde annesinin yanında yakalandığını belirten Kaya,
“İkinci deprem olmadan önce annemgilin yanındaydık, oraya gittik. Çünkü evimiz yıkıldı gidecek yerimiz yoktu. 3-5 kardeşiz biz hepimiz bir arada bir çadırda kaldık. Hani yatacak yerimiz bile yoktu. İkinci depremi de annemgilin yanında yakalandık”
ifadelerini kullandı.
“ÜÇ GÜN BOYUNCA AÇ KALDILAR”
Üç gün boyunca aç kaldıklarını vurgulayan Kaya,
“Şimdi çok şükür konteynerde kalıyoruz. Ne kadar daha kötü olsa ne kadar da zor geçim yapsak yine de geçineceğimiz bir yer var. Çadırdan çok iyi. Çadırda hemen hemen 3-4 aydan fazla kaldık. Ne soba vardı ne ısıtacak bir şey ne yatacak bir yer vardı. Odun kömürü bile zorla bulduk. Ben ekmek bulamadım. Üç gün boyunca çocuklarım aç kaldı. Üç gün boyunca aç kaldılar”
sözlerini kullandı.
“MİLLET CAN DERDİNDEYDİ, KİMSE KİMSEYİ GÖRMÜYORDU”
Depremin üçüncü günü kardeşinin Sivas’tan ekmek getirerek karınlarını doyurduklarını söyleyen Kaya,
“Kardeşim Sivas'ta oturuyordu. Kendisi oradan ekmek aldı. Torba torba ekmekler buraya getirdi. Buradaki bütün çadırlara ekmek dağıttı. Üç gün boyunca aç kaldık. İlk zamanlar bir kargaşa vardı, millet can derdindeydi, kimse kimseyi görmüyordu. Kimse kimseye yetişemiyordu. Daha üçüncü akşamı kardeşim ekmek getirdi. Bizim çocuklarımız öyle yemek yediler. Çok zor günler geçirdik biz. Bir de kar yağıyordu. İlk başta çadır bulamadık. Brandayı çadır haline getirdiler. Onun içerisinde kendi imkânlarınızla kaldık”
açıklamalarında bulundu.
“ALLAH BİR DAHA KİMSEYE VERMESİN”
Deprem olmadan önce çocuğuyla yaşadığı anı paylaşan Kaya,
“Deprem olmadan hemen önce ben kalktım bir dışarı gittim geldim. Sonra çocuğa dedim ki telefonla oynama artık. Düş yat dedim. Saat olmuş 4-5 daha yatmayacak mısın? Okul saatin gelecek, dedim. Anne dedi, beni uyku tutmuyor, sanki böyle üzerimde bir ağırlık var, dedi. Dedim düş yat dedim. Düşüp yatıp dinlenince geçer dedim. Telefonu elinden aldım, çocuk yatağı üzerine çekecekti baktım ev sallanmaya başladı. O anda da yatağa girecektim. Ama onları nasıl kaldırdım, nasıl dışarıya attık kendimizi bilmiyorum. Evimiz zaten iyi bir ev değildi, kirada kalıyordum. Çok kötü bir dönem geçirdik. Allah bir daha kimseye vermesin”
şeklinde konuştu.





