Yeni Malatyaspor, büyük ümitlerle girdiği yeni sezonda kayıplara rağmen istediği puanları alıyor. Sezon başından bu yana kelimenin tam anlamıyla çekirge misali zıplayarak kazanıyor puanları.

Haftalar geçmiş hala 90 dakikayı aynı veya yakın tempo ile oynayamıyor. Çarklar sağlıklı işlemiyor. Son Tarsus maçı da ‘’deja vu’’ sanki. Geçen maçların aynısı. Değişen bir şey yok. Düşünebiliyor musunuz? Şampiyonluğa oynayan bir takım o kadar kötü oynuyor ki seyirci, 80. dakikada Ramazan’ın kayarak taca attığı topu alkışlıyor. Çünkü başka alkışlanacak ne hareket var ne de oyun.

Mustafa Uğur ve oyuncuları çekirge misali zıplayıp duruyorlar. Bakalım nerede duracaklar. Bununla ilgili bir atasözümüz var biliyorsunuz.

Çekirge bir zıplar, iki zıplar… Futbolda elbette ki önemli olan sonuçtur. Kayıplara rağmen puanlar kazanılıyor. Ancak unutulmasın ki kötü oyun her zaman puan getirmez. Malatyaspor’un daha diri, sahada ne yaptığını bilen, rakiplerine oyun üstünlüğünü kabul ettiren ve eze eze galibiyetler alan bir takım olmalıdır.

Yapılan transferler, harcanan paralar ve beklentiler bunu gerektiriyor. Mustafa Uğur, ne dediği anlaşılmayan demeçlerle taraftarı uyutmayı bırakmasın ve istenilen takımı izletsin. Yoksa taraftar, rüyasını kabusa dönüştürenleri bu şehirde tutmaz.

Caner, kendini Messi zannediyor herhalde…

Yıllar önce bu takıma geldiğinde genç bir oyuncuydu Caner. İyi hatırlıyorum Malatyaspor’un umudu ve geleceği parlak bir futbolcu olarak bakıyorduk ona. İyi oynuyordu, gol atıyordu, en önemlisi çalışkandı. Sonra Ankaraspor’a gitti. Şimdi Caner’i tanıyamaz oldum.

10 numaralı formayı sırtına geçirmekle 10 numara olunamayacağını bilmiyor. Kendini Messi zannediyorsun herhalde, o formanın hakkını ver Caner! Sahada gezinmekle 10 numara olunmaz. Bunu unutma…