Son dönemlerde sporun birçok değişik branşında kullanımı hızla artan doping ile ilgili sporcularımızı yeterli düzeyde eğitmek artık daha bir önemli hale gelmiştir.

Doping, "Uluslararası Olimpiyat Komitesi(IOC) tarafından yasaklanmış madde veya yöntemlerin sporcu tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanımı" diye tanımlanmaktadır.

Sporcuyu bu çeşit maddeleri veya yöntemleri kullanmaya yönlendirmek veya onlara yardım etmek spor ahlakına aykırı olup, dopingle ilgili bir suç olarak sayılmaktadır.

Dopingin yasaklanmasının ana nedeni, sporun temel prensiplerine aykırı olmasıdır.
Doping, aynı zamanda, sporcuları performanslarını artırmak için yasaklanmış maddeleri ve yöntemleri kullanmaları ile elde edecekleri haksız avantajlardan, bazı maddeler ile yöntemlerin neden olabileceği etkilerden korumak için yasaklanmıştır.

Doping sadece ahlak ve sağlık sorunu değil aynı zamanda yasal yaptırımları da olan bir sorundur. Anabolizanlar gibi bir çok ilacın tıbbi amaç dışında sporda kullanımları yasaktır.

Doping kontrolü, dürüst bir yarışma için sporcuların haklarını korumak ve ilaçsız amatör ve profesyonel sporun yaygınlığını sağlamaya yardımcı olmak için yapılmaktadır. Doping kontrolü; sporcuların seçimi, idrar numunelerinin toplanması, analizi ve sonuçların yorumlanması işlemlerini içermektedir.

Mustafa Kemal Atatürk'ün tarif ettiği sporcu tanımına da aykırı olan Doping ile mücadele oldukça önemlidir.

Bu kapsamda ilgili kurumlar her yıl yeni yöntemlerle dopingli sporcuları ayrıştırmak istese de, asıl problem sporcuların aldıkları eğitim ve ahlaki değerleri ile alakalıdır.

Dopingin hırsızlık ile eşdeğer olduğunu anlatabilirsek sporcularımıza işte o zaman en büyük mücadeleyi vermiş oluruz.

Sevgili sporcu kardeşlerimizin; hem kendi sağlıkları, hem de kendileri gibi alın teri döken diğer meslektaşlarının haklarına duymaları gereken saygı için kesinlikle dopingden uzak durmaları en büyük sportif başarıdan daha kıymetlidir.