Dün Türkiye kanlı bir sabaha uyandı yine.
Göz dönmüş hainler, Sultanahmet’i kana buladılar.
Köşeyi yazdığım akşam saatlerinde son belirlemelere göre kimi kaynaklara göre 10, kimi kaynaklara ise 11 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi.
Sultanahmet deyim yerindeyse İstanbul’un kalbidir.
Turist akınına uğrayan ve birçok tarihi eserin yer aldığı meydanı, hemen hemen her gün binlerce turist ziyaret eder.
Böylesine bir meydanda böyle bir saldırının gerçekleşmesi ve birçok kişinin hayatını kaybetmesi, derin yaralar açmıştır.
Nitekim patlamanın ardından tepki yağdı. Hem ülkenin dört bir yanında hem de dünyada bu acı olay sert bir dille kınandı.
Bu saldırının ülkemizin birlik ve beraberliğine yapıldığı çok nettir. Nitekim Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu da konuya ilişkin yaptığı açıklamada bu saldırının direkt Türkiye’ye yapılan bir saldırı olduğunu belirtmiş ve, “Bu saldırı herhangi bir şekilde, tek bir gruba, o mitinge katılan vatandaşlarımıza ya da herhangi bir siyasi topluma karşı değildir. Çok açık şekilde ifade ediyorum, bu saldırı ülkemizin bütününe karşı yapılmış bir saldırıdır, bu saldırı halkımıza, bir bütün olarak her kesime yapılan saldırıdır ve nihayet bu saldırı demokrasimize yapılan saldırıdır, ülkemize yapılan saldırıdır. Çünkü Türkiye ateş çemberi içinde, istikrarını korumayı başaran, demokrasiyle istikrarını bütünleştiren örnek ülkedir. Ülkemiz itibarına, huzuruna, istikrarına doğrudan bir saldırı gerçekleştirilmiştir. Yine bu saldırı halkımızın her kesiminedir. Eminim ülkemizin her yanında, hafta sonunda normal bir gün yaşayan bütün vatandaşlarımız, bu saldırıyı kendilerine ailelerine, evlatlarına yapılmış bir saldırı olarak görmüştür. Bu saldırının acısını hissetmeyen, bu saldırı sonucunda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın hüznünü yüreğinde hissetmeyen hiçbir vatandaşımızın olduğu kanaatinde değilim. Bu saldırı demokrasimize yapılan saldırıdır. Çünkü bir kez daha sandıklara giderken, bir kez daha halkımızın iradesini sorma hazırlığındayken, böyle bir saldırının gerçekleştirilmesi doğrudan demokrasiyi, demokratik hak ve özgürlüklerini hedef edinmiştir” ifadelerine yer vermiştir.
***
Sözde kendini İslami bir hareket olarak tanımlayan DAEŞ’in, yüce dinimizle uzaktan yakından bir alakası bulunmadığı açıktır. Masum insanların canına kıymanın, dinimizde hiçbir dayanağı yoktur.
Bu noktada herkesin o veya bu düşünceden hiç fark etmez, bir ve beraber olması gerekmektedir.
Ben saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar diliyorum.
Temennimiz ise bir daha masum insanların hayatını kaybettiği böyle kanlı saldırıların yaşanmamasıdır…
Bu kan sizi boğacak!
Yılmaz Zeyveli
Yorumlar
Günün Haberleri
15 yaşındaki Batuhan Kalı hayatına son mu verdi?
Malatya’da 30 milyon TL'lik vurgun
Malatya Lisesi’nin ilk mezunları 40 yıl sonra Fethiye’de buluştu
Malatya Büyükşehir Belediyesi personel alımı başladı: İşte başvuru şartları ve detaylar!
Malatya’nın 7 bin yıllık köyü: Ağılbaşı
Kellesini koltukaltına alıp yürüyen Malatyalı! Kim bu uç beyi?
Baskil’de kayısı bahçesine bomba düştü
Bakırcılar Çarşısı’nda üretim yasaklandı! Çekiç sesleri tarihe karışıyor