Malatya İl Milli Eğitim Müdürü Hatice Özdemir, hasarsız okullarda kalan depremzede ailelerle ilgili de konuştu. Özdemir, Malatya’da eğitim ve öğretimin tam kapasiteli başlamasından sonra okullarda kalan 21 bin depremzede vatandaş sayısının 5 bine kadar düştüğünü kaydederek, “14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimlerde okullarımızı kullanacağız. Depremzede vatandaşlarımızın 14 Mayıs’a kadar mutlaka okul binalarından taşınması gerekiyor” dedi.
7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerin ardından eğitim ve öğretime başlayan Malatya’da, bu süreç nasıl devam ediyor, öğrenciler tam olarak eğitim ve öğretime adapte oldu mu, kaç öğrenci Malatya’ya tekrar döndü, depremlerden sonra hasarsız okullara yerleşen depremzedelerin durumu ne oldu? konularıyla ilgili BUSABAH gazetesinin röportaj konuğu olan Malatya İl Milli Eğitim Müdürü Hatice Özdemir, önemli açıklamalarda bulundu. Özdemir’le yaptığımız röportaj şöyle:
-Depremin ilk anından itibaren bir Malatyalı gibi hareket ettiniz, birçok Malatyalı depremlerle birlikte başka illere giderken, siz memleketinize gitmeyip, burada kalmayı tercih ettiniz. Bunun sebebini açıklayabilir misiniz?
“Buradaki mesele Malatyalı olmam veya olmamam değil. Ben bir Malatyalıdan ziyade bir vatansever olarak iş yapmaya çalıştım. Bu bir Allah vergisi. Sonuçta burası Türkiye Cumhuriyeti’nin bir toprağı. Ben buraya geldiğim günden bu yana burası Malatya’dır, burası şurasıdır veya burasıdır diye ayırt etmedim. ‘Çalışmam gerekiyor, burası benim memleketim’ dedim ve ona göre hareket ettim. Depremler hepimizin yaşadığı büyük bir felaketti. Bunu ancak bizler anlayabiliyoruz. Ben depreme evimde yalnız yakaladım. Kaldığım ev şu anda ağır hasarlı. Rabbim kendimi düşünmeye fırsat vermedi. Kendimi dinlemeye fırsatım olmadı. Ben 2 gün boyunca botların içinde çorap olmadan çalıştım. Bunu rabbimin verdiği güç için söyledim. Depremin ilk haftasında Milli Eğitim Müdürlüğümüze bağlı meslek liseleri yemek yaptı ve bu yemekleri Malatya‘nın her yerine dağıtım yaptık. Sayın Bakanımızla birlikte sabahlara kadar çorba dağıttık. O günlerde buna ihtiyaç vardı. Barınma sorununu çözmeye çalıştık. Okullarımızı ve pansiyonlarımızı açtık. Çadırlarda kalan çocuklarımıza yetişebilmek için çalışma gerçekleştirdik. Çadırlarda çocuklarımıza psiko-sosyal anlamda destek amacıyla çadırlar kurduk. Ancak burada öğretmenlere ulaşma şansımız çok azdı. Öğretmen arkadaşlarımızın birçoğu ya yakını kaybetti ya evini kaybetti ya hastanede bir yakınının başındaydı veya şehri terk etti. Ama Milli Eğitim Bakanlığımız Malatya’ya haftada 450 öğretmen gönderdi. Bu öğretmenlerimiz sınıflarda yere mukavva, battaniye sererek yattı. Gündüzde çadır kentlerde öğrenciler için uygulanması gereken programları uyguladılar. Bu haftalarca böyle devam etti.
-Malatya’da tekrar aynı büyüklükte ve şiddette deprem olacağını bilseniz, Malatya’da tekrar kalmaya devam eder, aynı zorlukları tekrar yaşamak ister miydiniz?
Kesinlikle Malatya’da kalır, aynı zorlukları tekrar yaşardım. Çünkü ben Allah’a hesap vereceğim. Kulların ne dediğiyle ilgilenmiyorum.
“AFAD ÜZERİNDEN ÇADIR VEYA KONTEYNER VERİLİYOR”
-Bu öğretmenlerimiz hala Malatya’dalar mı?
Hayır, bu öğretmenlerimiz gittiler ki, öğretmenden geçen hafta 80 öğretmene düştük. Çünkü artık kendi öğretmenlerimiz devreye girdi. Bugün itibariyle de Sayın Valimizin imzası doğrultusunda 3 yaş altı çocuğu, hamile, engelli olan arkadaşlarımız hariç, diğer öğretmen arkadaşlarımız artık sahada. Artık 3 ay oldu ve sahada olmak durumundayız. Ne kadar kavrulabilirsek bizim kendi yağımızla kavrulma zamanımız geldi. Herkes elinden geleni yapacak. Amacımı ilk günden itibaren çocuklarımıza dokunabilmekti. Sahada çok fedakâr arkadaşlarım vardı. Örneğin Darendeli bir Müdür Yardımcısı arkadaşım, depremlerde eşini ve kızını kaybetti. Ama ertesi gün yine görevdeydi.
-Hasarsız okullara yerleşen depremzedelerle ilgili bir çalışma yapıldı mı?
Okullara yerleşen depremzede misafirlerimizi yavaş yavaş ağırlayıp göndermeye çalışıyoruz. Okullardaki depremzede misafirlerimizin sayısı bayağı azaldı. Sayın Valimizin talimatı doğrultusunda onlara AFAD üzerinden çadır veya konteyner veriliyor. Okullarımızda kalan vatandaşlarımızın sayısı 21 bindi. Şu anda pansiyon ve okullarda kalan depremzede vatandaşlarımızın sayısı 5 bin civarına düştü. Evet, bizler vatandaşlarımızın kaldığı okulları kullanamıyoruz ama öğrencilerimizin gittiği okulları yanındaki okullarla eşleştirdik.
- Sayın Müdürüm, vatandaşlarımız hala okullarda kalmaya devam ediyor ama 14 Mayıs’ta seçim var. Bu seçimlerde mutlaka okullarda oy kullanılacak. Peki, o zaman ne olacak?
14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek seçimlerde o okullarımızı kullanacağız. Depremzede vatandaşlarımızın 14 Mayıs’a kadar mutlaka okul binalarından taşınması gerekiyor. Bunun için de Valiliğimiz zaten devrede. Bunun yanında ayrıca okullarımızın tamirat tadilat işi var. Biliyorsunuz deprem bölgelerinde 1 Ağustos itibariyle telafi eğitimi başlayacak. Ondan sonra da eylülde de okullar açılacak.
“EĞİTİMİN İLLAKİ SINIFTA OLMASINA GEREK YOK”
-Çocuklar eğitim ve öğretime alıştılar mı?
Bizim derdimiz çocuklarımızı sınıflarıyla buluşturmak. Ben okulları, sınıfları gezdiğimde o çocukların gözlerindeki gülümseme çektiğimiz bütün sıkıntıların adeta bedeli. Bu mükâfat. Çocuklar o kadar mutlular ki, okulu özlemişler. Öğretmen arkadaşlarımız çocukların eğitim için çok hevesli olduğunu dile getiriyorlar. Bu çok müthiş bir şey. Gönül isterdi ki bu felaketi hiç yaşamayalım. Ama her şerde bir hayır vardır. İnşallah bunda da bir hayır vardır.
-Depremlerden sonra Malatya’da yıkılan ve ağır hasar alan kaç okulumuz var?
100 civarında okulumuz yıkılacak, ancak bu rakamı verebilirim. Net bir sayı veremiyorum, çünkü Çevre ve Şehirciliğin verdiği bir rapor var. Gözümüzden bir şey kaçmasın istiyoruz. Bugün orta hasarlı dediğiniz bir binaya güçlendirme gelebilir. Orta hasarlı olan bir binaya, güçlendirme yapılıp, gözümüzden bir şey kaçarsa bunun sorumluluğundan kurtulamayız. Sonuçta burada evlatlarımız kalacak. Çok temkinli hareket etmek zorundayız. Bu yüzden 100 okulumuz yıkılsa da biz eğitimi her yerde yaparız. Bina, konteyner hiç fark etmez. Eğitimin illaki sınıfta olmasına gerek yok. ‘Öğretmenle öğrenciyi buluşturduğumuz her ortam bizim için sınıftır’ zihniyetiyle hareket ettik. 100 okul yıkılacak diye eğitim-öğretim sekteye uğrayacak mı, hayır uğramayacak. Öğretmen ve öğrencimiz buluştuğu için bunda hiçbir sıkıntı yok.
-Malatya’dan nakil giden öğrenciler geri döndüler mi?
Şu anda Malatya’ya çok güzel geriye dönüşler başladı. Nakillerini diğer illere aldıran öğrencilerimiz artık geri dönüyorlar. Gelen öğrencilerimizin yüzde 99’u ‘Malatya’daki eğitimin bambaşka olduğunu söylediler. Biz eğitim ve öğretimde çok ilerideyiz. Öğrencilerimiz gittikleri yerlerde bunun sıkıntısını yaşadılar. Öğrencilerimiz, ‘Öğretmenim çok iyi ben öğretmenimle devam etmek istiyorum’ diyor. Bu da işin açıkçası beni çok mutlu etti. Bizim depremlerden önce 170 bin öğrencimiz vardı. 170 bin öğrenciden 47 bini nakil gitti. 47 bin öğrencimizden sadece 20 bini geri gelmedi ama bu da o öğrencilerimizin gelmeyeceği anlamına gelmiyor. Gelmeyen öğrencilerimizin birçoğu ailesi farklı memuriyetlerde olup, tayin isteyenlerin çocuklarından oluşuyor. Malatya’da yaşayan ve depremlerden sonra giden ailelerin çocuklarının hepsi geliyor ve bu bizi sevindiriyor.
“SADECE 440 KONTEYNER ALDIK”
-Öğretmenlerin barınacak yer sorunu çözüldü mü?
Öğretmenlerimize konteyner temin etme çalışmasına devam ediyoruz. Konteyner dağılım mevzuatı var. Konteynerleri AFAD dağıtıyor. AFAD’ın mevzuatında evi yıkılan, evi ağır hasarlı olanlar belirtilir ve başvuru da e-devlet üzerinden yapılır. Biz Bakanımıza bu mevzuatın dışında hareket edilmesi gerektiğini söyleyince bize konteyner tahsis edildi. Malatya Milli Eğitim olarak sadece 440 konteyner aldık. Bunları öğretmenlerimize tahsis ettik. Elimizden geldiği kadar Beydağı, Teknokent, Malet’te yapılan konteyner kentlerden konteynerler aldık. Hala konteyner kentler yapılıyor. Oralardan da mümkün olduğu kadar öğretmenlerimizin barınacağı konteynerler almaya çalışıyoruz. Ayrıca pansiyonlarımız var. Evet, bizim için barınma öncelikli ama ikinci sırada. Eğer dışardan gelen öğretmenlerimiz haftalarca battaniyelerin, mukavvaların üzerinde yatıp ders anlattıysa, benim fedakâr öğretmen arkadaşlarım da ya konteynerlerde ya pansiyonlarda kalır ki, buralar da her şey mevcut. Ayrıca koordinasyon toplantılarında da mevzuat dışı konteynerler almaya çalışıyoruz. Ev sahibi olup, evi yıkılan arkadaşlarımıza e-devlet üzerinden başvuru yapıp, çok rahatlıkla konteyner alıyor. Aslında bizim ulaştığımız kitle kiracı olan öğretmen arkadaşlarımız. Elimizden geldiği kadar da bunu yapmaya çalışıyoruz.”