Malatya’daki okullarda temizlik sorunu devam ediyor. “Okullarda temizlik personeli açığı mı var?” sorusu sorulurken Eğitim-İş Sendikası Malatya Şube Başkanı Hüseyin Kara konuyla ilgili dikkat çeken iddialarda bulundu. busabahmalatya.com’a konuşan Kara önemli değerlendirmeler yaptı.
Toplum Yararına Çalışma Programına dikkat çeken Kara, İŞKUR üzerinden alınan personellerin okullarda temizlik için görev yaptığını öte yandan okul aile birlikleri aracılığıyla çalıştırılan temizlik personellerinin de bulunduğunu söyledi.
“DEĞİŞEN BİR DURUM YOK”
Velilerin ekonomik durumu iyi olan okulların daha temiz olduğunu belirten Kara,
“Burada ekonomik durum hemen kendini gösteriyor. Velilerin ekonomik durumu iyi olan okullar doğal olarak daha temiz. Veli duyarlılığı daha fazla. Ancak kenar semtlerdeki ya da ilçelerdeki okullar için aynı şeyi söylemek zor. Değişen bir durum yok. Bakanlık 70 bin personel alacağını söyledi ama şu an için bu sadece söylem düzeyinde. Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi görüşülürken milyarlarca liradan bahsediyoruz. Ancak bunun büyük bir kısmı bina yapımı ve personel maaşlarına gidiyor. Güvenlik ve temizlik personeli için kalıcı bir alım söz konusu değil. Eğer gerçekten temizlik için kadrolu ve sürekli 70 bin personel istihdam edilirse, bu sorunların bir kısmı çözülebilir”
şeklinde konuştu.
“KEŞKE BÖYLE OLMASA”
“Maalesef hayatın her alanında zengin ve yoksul ayrımı var” diyen Kara şunları kaydetti:
“Bir mekâna gidiyorsunuz; varlıklı insanların bulunduğu yerler pırıl pırıl, hizmet eksiksiz. Ekonomik durumu iyi olmayanların bulunduğu yerlerde ise bu fark hemen görülür. Okullar da toplumun bir parçası; bundan ayrı düşünemeyiz. Ekonomik durumu iyi olan velilerin çoğu çocuklarını özel okula gönderiyor. Devlet okuluna gönderenler de okulu yakından takip ediyor. Temizlik eksikse idareyi uyarıyor, okul aile birliği aracılığıyla eksikleri gideriyorlar. Ama Taştepe’de, Melekbaba’da ya da kenar semtlerde yaşayan bir veli asgari ücretle geçimini sağlarken okula maddi katkı sunması ya da temizlik durumunu takip etmesi kolay değil. İnsanlar kendi geçim derdinde. Çocuk okula gidiyorsa, onun için büyük bir iş hallolmuş sayılıyor. Okulda güvenlik var mı, tuvaletler hijyenik mi, temizlik yeterli mi; bunlarla ilgilenemiyor. Keşke böyle olmasa. Mesela serbest kıyafet uygulamasında da aynı uçurumu görüyoruz. Varlıklı ailelerin çocukları her gün farklı, markalı kıyafetlerle okula gelirken; ekonomik durumu iyi olmayan öğrenciler bulabildikleri temiz kıyafetle okula geliyor. Hayatın gerçeği bu.”







