Türkiye'nin tarımsal ihracatında stratejik bir öneme sahip olan Malatya kayısısında, milyonlarca ağacın hasat mesaisi için hazırlıklar hız kazandı. Ancak önceki yılların aksine bu sezon, üreticinin yüzünü güldüren bir tablodan ziyade iklimsel zorlukların yarattığı belirsizlik ön plana çıkıyor. Bölge ekonomisinin can damarı olan sarı altında peş peşe tehlike çanları çalıyor.

BAHÇELERDE ZİRAİ DON VE HASTALIK TEHDİDİ

İlkbahar aylarında yaşanan ani sıcaklık düşüşleri ve zirai don olayları kayısı üretimine büyük bir darbe vurdu. Yapılan çalışmalara göre çiçeklenme dönemindeki hava şartları meyvenin oluşmasını büyük oranda yavaşlattı.

“Malatyalıyım” dedi, mezhep sorusuyla yıkıldı: Ünlü isimden “Hakkımı helal etmiyorum” açıklaması
“Malatyalıyım” dedi, mezhep sorusuyla yıkıldı: Ünlü isimden “Hakkımı helal etmiyorum” açıklaması
İçeriği Görüntüle

Şiddetli ve zamansız yağışlar ise "çiçek monilyası" başta olmak üzere meyvelerde kalite kaybına yol açan hastalık risklerini zirveye taşıdı.

REKOLTEDEKİ DÜŞÜŞ FİYATLARI NASIL ETKİLEYECEK?

Tarım odaları ve sektör temsilcileri, sahada karşılaşılan bu tablonun toplam rekoltede belirgin bir daralmaya neden olacağı görüşünde birleşiyor. Rekoltedeki olası düşüşün, iç piyasa ve ihracat bağlantılarında yeni bir fiyat dengesi oluşturması bekleniyor. Üreticiler, artan fire oranlarını ve azalan verimi telafi edebilmek adına taban fiyatların beklentileri karşılayacak seviyede açıklanmasını talep ediyor.

ARTAN MALİYETLER ÇİFTÇİNİN BELİNİ BÜKÜYOR

Hasat öncesi yaşanan verim kaybı endişesine, tarımsal girdilerdeki önlenemeyen artış da eklendi. İlaçlama, gübre, mazot ve özellikle hasat döneminde ihtiyaç duyulan işçilik giderleri üreticinin bütçe hesaplarını altüst etmiş durumda. Küresel pazarlardaki talep canlılığını korusa da katlanan maliyetler ve düşen verim, Malatyalı çiftçiyi sezon öncesi içinden çıkılması zor bir denklemle baş başa bırakıyor.

Muhabir: Haber Merkezi