Kayısı ilaçlama dönemine yaklaşılırken tarımın temsilcilerinden uyarılar da gelmeye başladı. Özellikle mantar hastalıklarına karşı yapılan bilinçsiz müdahalelerin hem ürün kalitesini düşürdüğü hem de ağaçların zamanla ilaçlara karşı direnç geliştirdiği dile getirilirken Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, busabahmalatya.com’a konuşarak konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Meteoroloji’den Malatya’ya son dakika: Hazırlıksız yakalanmayın
Meteoroloji’den Malatya’ya son dakika: Hazırlıksız yakalanmayın
İçeriği Görüntüle

Geçmişte iyi tarım uygulamalarının yanında reçeteli uygulamaları da yaptıklarını hatırlatan Yunus Kılınç, en önemli faktörün yapılacak olan uygulamaların kayıt altına almak olduğunu söyledi.

“ÇİL DE MANTARDIR, MONİLYA DA MANTAR HASTALIĞIDIR”

“Şöyle düşünün: Bir kişi sürekli aynı ağrı kesiciyi kullanırsa, belli bir süre sonra vücut bağışıklık kazanır ve o ilaç artık etkisini göstermez”

diyen Kılınç, sözlerine şöyle devam etti:

“Bitkilerde de aynı durum söz konusu. Siz her yıl aynı ilacı atarsanız, ağaç bağışıklık kazanır ve o ilaç etkisini gösteremez. Bu yüzden her yıl ilacı değiştirerek, ziraat mühendislerimize danışarak hareket etmek gerekir. Örneğin bu yıl hangi ilacı kullandıysanız, ertesi yıl farklı bir ilaç kullanmalısınız. Bu birinci faktör. İkincisi ise kalıntı meselesi. Meyve üzerindeki ilaç kalıntısından bahsediliyor. Aslında bunun çözümü çok basit. Meyve üzerinde ilaç kalıntısı bırakmamak mümkündür ve bazı üreticiler bunu uyguluyor. Örneğin yaş kayısı satmak isteyen üreticiler bunu her yıl uygular; ben de uyguluyorum. Kullanılan ilaçların büyük kısmı mantari hastalıklara karşıdır. Tomurcuk ilacı, çiçek ilacı, çil ilacı gibi uygulamaların tamamı mantar hastalıklarına yöneliktir. Çil de mantardır, monilya da mantar hastalığıdır. Çiçekte görülen monilya da buna dahildir. Bu nedenle aslında nem ve rutubetle mücadele etmiş oluyoruz. Bunlar tedavi edici değil, koruyucu mücadele ilaçlarıdır. Yağmur öncesi bu ilaçları attığınızda, yağan yağmur mantar hastalığı oluşturmaz. Yani bu erken bir tedbir ve koruma yöntemidir.”

“ÖZELLİKLE İÇ KURDU MÜCADELESİNDE GELİŞİ GÜZEL İLAÇLAMA YAPILAMAZ”

B-Reçetenin önemine değinen Kılınç,

“Dikkat etmemiz gereken bir diğer konu da reçetenin, yani bitkisel üretim reçetesinin anlamıdır. Örneğin bu yıl mantar ilacı olarak tomurcuk döneminde bakır kullandıysak, ertesi yıl göztaşı kullanmak daha faydalı olabilir. Çünkü bazı ilaçlar kalıntı yapar. Mesela meyve oluşmuş ve hasada yakın bir dönemde, iç kurdu olmasın diye rastgele bir ilaç kullanılırsa sorun yaşanabilir. Eğer bu ilaç, mühendise danışılarak ve etkisi bir hafta süren bir ilaç seçilirse, bir hafta sonra kalıntı bırakmaz. Ancak bir ay etkili bir ilaç hasada yakın dönemde kullanılırsa, bu kez ürün Avrupa’ya gittiğinde kalıntı sorunu ortaya çıkar. Bu nedenle reçeteler çok önemlidir. İlaçların hangi tarihte kullanıldığı da son derece önemlidir. Örneğin tomurcuk döneminde hangi ilacı kullanırsanız kullanın, henüz meyve olmadığı için sorun yaşamazsınız. Ancak ilerleyen dönemlerde, özellikle iç kurdu mücadelesinde gelişi güzel ilaçlama yapılamaz. Bu konularda tedbir alırsak kalıntı sorununu büyük ölçüde çözebiliriz”

ifadelerini kullandı.

Muhabir: Mutlu Sarıgül