İnternet de gezerken bir üstada rast geldim aynen şöyle söylüyor...

Üzülerek söylüyorum yalan içinde yüzüyoruz

Hayatımız baştan sona yalan

Komşuluklar yalan

Arkadaşlıklar yalan

Ölünceye ile başlayan evlilikler yalan

Babalık annelik yalan

Evlatlık ondan da yalan

Müşteri olmak yalan satıcı olmak yalan

Yalan içinde yüzüyoruz.

Yalansız bir dünyayı muhayliyemiz "insani nefsin idrak güçlerinden biri" almıyor bile

İnsan olmak dürüstlük ile mümkündür

Ve diyebilirim ki.

En sonuncusu başta olmak üzere

Yüz bine aşkın peygamber

İnsanlara dürüstlüğü öğretmek için gelmiş

İnsan dürüst olunca insan

Ve Allahu Tella bu kadar elçileri yetmezmiş gibi dört de kitap indirdi

İnsan dürüst olsun diye...

Öyle güzel anlatmış ki

Dürüstlüğü ve önemini

Peki hangimiz dürüstüz

Hangimiz her ortamda tutarlı ve onurlu duruşumuzu muhafaza edebiliyoruz.

Gerçeği eğip bükmeden, çarpıtmadan, kıvırtmadan söyleyebiliyoruz ..

Hangimiz de “doğruluk” var

Kaçımızın “özü sözü bir”

Acaba “olanı olduğu gibi yansıtabiliyor muyuz?"

“Gerçeği saklamadan”

Peki “bildiğimizden, inandığımızdan ve olduğumuzdan başka türlü görünmeye veya göstermeye çalıştığımızı" erkekçe kim dile getiriyor..

Dürüstlük samimiyettir.

Biz samimi değiliz olamayız da

Sadece dürüst olmaya çalışıyoruz.

Yalanın yanlış olduğunu bile bile

Yalan söylemeye devam.

Bizi terazide tartan bir güç var

Umarım ağırlık doğrularımızla taşar