Sezonun ikinci müsabakasında Gaziantep Büyükşehir Belediyespor ile deplasmanda karşılaşan Yeni Malatyaspor golsüz beraberlikle biten karşılaşma sonucu sahadan bir puanla ayrıldı.

Yazımın başlığında olduğu gibi, ‘gerektiği gibi oynadık’ ve belki de galip geleceğimiz bir müsabakadan beraberlikle ayrıldık. Doğrusunu isterseniz ilk müsabakada oynanan futbolun yetersizliği herkesi hayal kırıklığına uğratmış ve haklı olarak hepimizde bir güvensizlik ortamı yaratmıştı. Bu maçtan sonra düşüncelerimin hemen değiştiğini söylemiyorum. Lakin takıma katılan iki oyuncuyla beraber kaybettiğimiz ilk maça oranla daha derli, toplu, ne yaptığını bilen, top rakipteyken bloklar arasını iyi kapatıp, rakibe fazla pozisyon vermeyen, top bize geçtiğinde ise ayağa pas yapıp oyuna hakim olmaya çalışan bir Yeni Malatyaspor izledik.

Tabi her şey sadece Sadık ve Akpabıo’ nun takıma girmesi ile olmadı. Takım olarak da oyun disiplini başta olmak üzere olumlu değişimlere şahit olduk. Ekibimiz, final pasları ve son vuruşlarda biraz etkili olsaydı, Malatya’ ya üç puanla dönmemiz hiç de zor olmayacaktı.

Bu dediklerimizi fazla sayıda rakip kalede uygulayamasak da, Süper Lig hedefi olan bir takıma karşı deplasmanda yakalanan bu pozisyonları olumlu biçimde sonuçlandırmak gerekirdi. Geçen haftadan iyi görülen takımın çıtasının önümüzdeki haftalarda daha da yukarılara çıkması için, orta sahada takımı organize edecek, hücum bölgesine taşıyıp etkili paslar atabilecek bir oyuncu ile hava toplarında etkili, kuvvetli diyebileceğimiz santrafora ihtiyaç vardır. Aksi takdirde, iyi mücadele eden lakin, sonuca gidemeyen bir takım hüviyetinde oluruz.

Müsabaka boyunca en uçta görev yapan İskender’ in fiziksel anlamdaki yetersizliği ve 80 dakikaya kadar oyunda kalması takımımızın ofansif gücünü büyük ölçüde zayıflattı. Sol önde oynayan Alex’ in akılcılığına karşın güçsüzlüğü, Azad, Mba, Azubike, Akpabıo’nun ise çok koşmalarına ve istekli olmalarına karşın kısıtlı olan yetenekleri skor üretmemize en büyük engeldi. Kaleci Vedat ve Koray neredeyse sıfır hatayla oynarken, Sadık ise bu takımın banko oyuncusu olduğunu sergilemiş olduğu futbolla Yücel Hoca’ya göstermiş oldu.

Rakip genelde Ramazan’ ın bölgesinden ve sağ bekleri Erkan’ı ileri çıkartıp, Alanzinho’ nun bireysel etkinliği ile sonuca gitmeye çalıştı. Maç boyunca girdikleri en net pozisyonu Vedat kurtardı. Bizim ise, Ramazan’ ın etkili ortasında İskender ile kaçırdığımız ve ikinci yarı Akpabıo’ nun doğru yere vurup kalecinin kurtardığı net pozisyonlarımız vardı.

Yücel Hoca’ nın ilk maçın aksine kenardan oyuna sık sık müdahale etmesi, futbolcuların ise bu ikazlara uyarak müsabakayı tamamlamaları oldukça önemliydi. Centilmence geçen müsabakanın hakemi de bir deplasman takımı olmamız açısından son derece iyiydi.

Seyircisiz oynanan futbolun ne derce tatsız, tuzsuz olduğunu sanırım herkes anlamıştır. Bu hafta içeride karşılaşacağımız Alanya maçıyla beraber Yeni Malatyaspor taraftarına kavuşuyor. Geçen sezonlarda alınan cezaların bir daha olmaması, takıma desteğin müsabaka sonuna kadar verilmesi ve oluşacak her türlü sonucu centilmence karşılayıp, içimize sindirmeyi öğrenmeliyiz.

Alanyaspor müsabakasında takıma katılabilecek, rakip yarı saha ve ceza alanın da sonucu etkileyecek oyuncularla beraber Yeni Malatyaspor skoru da lehine çevirecektir. Bu temennilerimizin Pazar günü gerçekleşmesi dileklerimle Yeni Malatyaspor’a başarılar…