SATIŞ BEDELİNİN DÜŞÜK GÖSTERİLMESİ CİDDİ RİSKLER TAŞIYOR
Tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesi, hem alıcı hem de satıcı için ciddi riskler barındırıyor. Örneğin, bir arsa hissesinin gerçek satış bedeli 5 milyon TL iken, tapuda 500 bin TL olarak gösterilmişse, diğer hissedarlar bu hisseyi sadece tapuda gösterilen 500 bin TL karşılığında devralma hakkına sahip olabilir. Bu durumda, arada kalan 4,5 milyon TL'lik fark alıcı için geri dönülmez bir zarara dönüşebilir. Bu farkın tahsili ise uzun ve belirsiz bir mahkeme sürecine yol açabilir.
Hisseli tapu satın alırken büyük bir dikkatle hareket edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Satın alacak kişinin, diğer hissedarlara satış teklifi yapıldığına dair yazılı belge talep etmesi önemlidir. Ayrıca, tapu devri sırasında gayrimenkulün gerçek değerinin tapuda doğru bir şekilde gösterilmesi, olası sorunların önüne geçilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Satış işlemi gerçekleştikten sonra, diğer hissedarlara noter onaylı bildirim yapılması zorunludur. Hissedarlar, bu bildirimi aldıktan sonra 90 gün içinde tapunun kendi adlarına devrini talep etme hakkına sahiptir. Bu süre dolduktan sonra, yapılan tapu devri geri alınamaz ve hisse devri kalıcı hale gelir.
İcralık borcu olan bir hissedarın tapu payı, icra dairesi tarafından satışa çıkarıldığında, diğer hissedarların önalım hakkı uygulanamaz. Bu durumda, üçüncü kişiler hissedarın payını icradan alarak gayrimenkulün yeni ortağı olabilir. Bu durum, diğer hissedarlar arasında huzursuzluk yaratabilir ve mülk üzerinde istenmeyen değişikliklere yol açabilir.
Hisseli tapu sahipleri, bu süreçte "ya al ya ver" durumuyla karşılaşabilirler. Bu, mülk sahiplerinin gayrimenkullerini değerinin çok altında kaybetme riskini beraberinde getirir. Hisseli gayrimenkul sahiplerinin, bu tür durumlarla karşılaşmamak için tapu işlemlerini titizlikle yürütmeleri ve gerekli tüm hukuki adımları atmaları öneriliyor.
Hisseli tapu işlemlerinde olası hak kayıplarını önlemek için belirtilen süreler içinde yasal başvuruların yapılması büyük önem taşıyor. Aksi halde, mülk sahipleri büyük zararlara uğrayabilir ve tapularını kaybedebilirler.