Medicana Ataköy Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, halk arasında “Dans Eden Bacaklar Sendromu” olarak tarif edilen istemsiz bacak hareketlerinin farklı hastalıkların ortak bir dışavurumu olabileceğini söyledi. Yalın, bu durumun her zaman masum bir uyku sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uyku sırasında ortaya çıkan istemsiz bacak hareketlerinin farklı nedenlere bağlı gelişebildiğini ifade eden Yalın, bu durumun çoğunlukla Huzursuz bacak sendromu ile ilişkili olduğunu belirtti. Uykuda yarı ritmik ve tekrarlayıcı hareketlerle seyreden tabloda kişinin çoğu zaman durumu fark etmediğini, şikâyetin genellikle yatak partneri tarafından dile getirildiğini söyledi.
Bazı vakalarda ise REM uykusu davranış bozukluğu kaynaklı daha sert ve geniş hareketler görülebildiğini belirten Yalın, kişinin rüyasını adeta yaşadığını, tekme atma ve vurma gibi davranışların ortaya çıkabildiğini ifade etti. Bu durumun altında Parkinson hastalığı veya bazı demans türleri gibi nörodejeneratif hastalıkların bulunabileceğini dile getirdi.
UYKU APNESİ DE NEDEN OLABİLİR
İstemsiz bacak hareketlerinin Uyku apnesi ile de ilişkili olabileceğini kaydeden Yalın, uykuda nefes durması, horlama, gündüz aşırı yorgunluk ve uyuklama ile seyreden bu hastalığın tedavi edilmediğinde inme, hipertansiyon, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
UYANIKKEN GÖRÜLÜYORSA DİKKAT
Uyanıklık halinde ortaya çıkan kıvranıcı ve dans eder tarzda hareketlerin daha ciddi nörolojik hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Yalın, Huntington hastalığı, beyin damar hastalıkları ve tümörlerin bu tabloya yol açabileceğini ifade etti. Genetik geçişli ve ilerleyici bir hastalık olan Huntington’un istemsiz dans benzeri hareketlerle kendini gösterebildiğini belirten Yalın, beyin damar tıkanıklıkları, kanamalar ve beyin tümörlerinin de nadiren benzer şikâyetlere yol açabileceğini söyledi.
“HER ZAMAN MASUM DEĞİL”
Doç. Dr. Osman Özgür Yalın, istemsiz bacak hareketlerinin “önemsiz” olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu hareketlerin bazen basit bir uyku bozukluğu, bazen de ciddi ve ilerleyici nörolojik hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini ifade etti. Erken tanının hem altta yatan hastalığın kontrol altına alınması hem de yaşam kalitesinin korunması açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.





