Tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra eşsiz gastronomisiyle de adından söz ettiren Arapgir’de, mor reyhan tarlalarında hasat mesaisi sürüyor. Rengi, kokusu ve tadıyla öne çıkan mor reyhan, hem şifa kaynağı hem de bölge kadınları için önemli bir gelir kapısı olmayı sürdürüyor.

“Şifa Deposu ve Gelir Kapısı”

Uzun yıllardır reyhan tarımıyla uğraştıklarını dile getiren üretici Karakaya,

"Biz yıllardır burada reyhanla uğraşıyoruz yani ekin biçiyoruz. Yani gerçekten çok şifalı, her derde devadır. Baharatı, kurutması, şerbeti..."

diye konuştu.

“Parmaklarımız Aşınıyor”

Üretim ve hasat sürecinin oldukça meşakkatli geçtiğini vurgulayan Karakaya,

"Hasadı çok zor, üretimi çok zor. Biz tohumdan yetiştiriyoruz. Serada yetiştiriyoruz. Seradan tekrar çekip getiriyoruz, buralarda dikiyoruz parmaklarımızla. Parmaklarımız aşınıyor mesela. Onlarla dikiyoruz. Onun ama çapasını, suyunu devamlı vermek lazım yani. Onu çocuk gibi sahip çıkacaksın. Nasıl çocuğuna su veriyorsun, yemek veriyorsun her dakika; bu da öyle yani. Reyhan da çocuk gibi yani, sahip çıkacaksın. Her meyve öyle yani. Hepsine bakmak lazım ama bu daha başka, narin yani. Ezilmeyecek yani"

ifadelerini kullandı.

“Yılda 3-4 Kez Hasat Ediliyor”

Tarlada döktükleri alın terinin karşılığını alabilmenin huzurunu yaşadıklarını belirten Karakaya, bir sezonda topraktan kaç kez mahsul aldıklarını ve elde ettikleri ekonomik getiriyi değerlendirdi.

Sezonda 3-4 kez biçim yaptıklarını aktaran emektar kadın üretici, toprağın ve reyhanın kendilerini boş çevirmediğini vurgulayarak,

Malatya’da 8 asırdır kapısı kilitlenmeyen cem evi: Büyükocak cem evinin sırrı ne?
Malatya’da 8 asırdır kapısı kilitlenmeyen cem evi: Büyükocak cem evinin sırrı ne?
İçeriği Görüntüle

"Eh fena değil, o kadar oluyor. Çok şükür, hamdolsun. Karşılıyor yani"

ifadeleriyle hem aile bütçelerine sağladığı katkıyı dile getirdi hem de üretmenin ve emeğinin karşılığını alabilmenin memnuniyetini paylaştı.

Muhabir: Betül Yiğit