TÜİK binasının önünde toplanan avukatlar, “Bölünmüş, parçalanmış ve taşımalı adalete son”, “Adliyesi olmayan tek şehir Malatya”, “Adliye yollarında ölmek istemiyoruz” şeklinde pankartlar açarak Hukuk Mahkemeleri Ek Hizmet Binasından, Malatya Adliyesi Ceza Mahkemeleri Ek Hizmet Binasına kadar yürüdüler.

“YENİ ADLİYE SARAYININ TEMELİ HALA ATILMAMIŞ”

Burada bir açıklama yapan Malatya Baro Başkanı Avukat Onur Demez,

“6 Şubat depreminde adliyemizin yıkılmasından sonra avukatlarım, yargı mensuplarının adliye personellerinin ve en önemlisi vatandaşların hali hiç düşünülmeden adli binalarına ilişkin özensiz kararlar alınmıştır. Malumunuz yeni adliye sarayının temeli hala atılmamış ve binanın iki yıl gibi bir sürede tamamlanması öngörülmektedir. Adalete erişim hakkı fiili olarak kısıtlayan, adil yargılanma hakkına ve adalet arayışına ket vuran bu kararlarla birlikte yargısal işlemlerimiz ilimizde yedi farklı ek binada hizmet vermektedir”

 ifadelerini kullandı.

“ADLİYEYE VARMAK AVUKATLAR İÇİN CAN PAZARINA DÖNÜŞÜYOR”

Adliye faaliyetlerinin başladığı günden bugüne kadar maddi hasarlı birçok trafik kazası meydana geldiğini belirten Demez,

 “Adliye binalarının bulunduğu yerler, büyük araçların geçtiği trafik akışının yoğun olduğu, şehirlerarası ulaşım yollarının hemen bitişiğindedir. Yol üzerinde bulunan inşaat şantiyeleri ve fabrikaların araç yoğunluğu da eklenince adliyeye varmak biz avukatlar için can pazarına dönüşmektedir. Gördüğünüz binalarda adliye faaliyetleri başladıktan bugüne kadar onlarca maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği halde, bekleyip bir canın gitmesi halinde mi önlemler alınacaktır? Söz konusu noktalara acilen üst geçit, ışık ve kavşak düzenlemeleri yapılarak gerekli önlemler ivedilikle alınmalıdır”

 açıklamalarında bulundu.

“SEÇİLMİŞ VE ATANMIŞ YETKİLİLER GEREKLİ HASSASİYETİ GÖSTERMELİLER”

Adliyelerin uygun, elverişli ve ulaşılabilir mekânlarda olması gerektiğini belirten Demez,

“Deprem neticesinde adliye binası yıkılan Malatya'mızın en çok da bugünlerde adalete ihtiyacı vardır. İlimizin seçilmiş ve atanmış yetkililerinin bu konuya gerekli hassasiyeti göstermeleri artık elzemdir. Adliyelerin uygun, elverişli ve ulaşılabilir mekânlarda yargı faaliyetlerinin mekansal olarak dağıtılmaması, avukatlık hizmetinin etkin ve yeterli sunulması kadar vatandaşın hak arama özgürlüğü ve adalete erişim hakkının da gereğidir”

 şeklinde konuştu.

“ADLİYE PROBLEMİMİZ BİR AN EVVEL NETİCELENMELİDİR”

Ayrıca Demez,

“Avukatlar, binalar arasına mekik dokuyarak görevlerini yerine getirebilmek için insanüstü bir çaba harcamaktadır. Bu hal zaman zaman adliyeler arasındaki gidiş gelişlerde duruşmaların kaçmasına, dosyaların müracaata kalmasına, zamanında alınmayan duruşmalar nedeniyle duruşma saatlerinin çatışmasına ve hak kayıplarına yol açmaktadır. Ayrıca duruşmalara yetişme çabası içerisinde olan meslektaş ve vatandaşlarımızın başına üzüleceğimiz hadise gelmeden adliye problemimiz bir an evvel neticelenmelidir”

sözlerine ekledi.

“TEK ÇATI OLSUN, ÇADIRDAN OLSUN DEDİK, YAPMADINIZ”

Yetkililere sitem eden Demez,

 “Adliye yapmak ya da bölünmüş adliyeleri tek çatıda toplamak bizim görevimiz değildir. Buna rağmen YİMPAŞ binasını dedik, olmaz dediniz. Maliye binası dedik, yer yok dediniz. Yeşilyurt Belediyesi dedik, vermediniz. Tek çatı olsun, çadırdan olsun dedik, yapmadınız. Malatya'da ek binalar değil, tek bina için ne yaptınız. Yargı hizmetlerinin tek ve güvenli bir binada toplanması için gerekli işlemlerin ivedilikle yapılmasını umuyor, bıkmadan, usanmadan, vazgeçmeden bu süreç için mücadele edeceğimizi bildirmek istiyoruz”

 şeklinde konuştu.

 

“ADLİYESİ KULLANILAMAZ HALE GELEN TEK İL MALATYA'DIR”

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ise,

“6 Şubat depreminin üzerinden 10 aydan fazla bir zaman geçti. Depremden en çok etkilenen dört ilden biri olan Malatya'nın farklı bir durumu var. Depremden etkilenen 11 il arasında merkezde adliyesi kullanılamaz hale gelen tek ilimiz Malatya'dır. Bu kadar ağır bir süreçte yargılama faaliyetlerinin tekrar başlamasıyla beraber, Malatya Baromuz ilk günden itibaren hem mesleki bir sorun olan hem de hem de yurttaşların adalete erişim sorunu olan adliye sorununa defalarca dikkat çekmişti”

 ifadelerini kaydetti.

“BÖLÜNMÜŞ ADLİYE SORUNU MALATYALILARIN SORUNUDUR”

Sağkan,

“Adalete erişim hakkı dediğimiz hak bizlerin genelde kadınlar, çocuk, yaşlılar ya da engelli bireyler gibi dezavantajlı gruplar için kullandığımız bir terimdi. Ancak bugün adalete erişim hakkı Malatya'da avukatların mesleki bir sorunu haline geldiği gibi tüm Malatyalıların temel adalete erişim hakkı sorununa dönüşmüştür. Baromuz ilk günden itibaren bu soruna dikkat çekmektedir. Bölünmüş adliye sorunu sadece avukatın mesleki bir sorunu değildir. Bölünmüş adliye sorunu en çok da yurttaşların Malatyalıların adalete eriş sorunudur”

dedi.

“BU ÇİLEYE BİR SON VERİLMESİ İÇİN BUGÜN BURADAYIZ”

Sorunun çözüme kavuşulmasına kadar mücadele edeceklerini belirten Sağkan,

“Malatya'daki yedi ayrı bölüme ayrılmış adliye sorununa geçici de olsa bir çözümün bulunarak Malatya'da hem avukatların hem de yurttaşların yaşadığı bu çileye bir son verilmesi için bugün buradayız. İlk günden itibaren Malatya Baromuz ve buradaki avukatlarımız, yurttaşlarımız için bu mücadeleyi veriyorlar. Biz de bu mücadelelerinde Türkiye Barolar Birliği olarak yanlarında durmaya devam edeceğiz”

 açıklamalarına yer verdi.

 

Muhabir: Besime Güner