Son yıllarda gençler arasında öfke kontrolü sorunlarının arttığına dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, bu durumun altında akademik baskı, sosyal medya etkisi, kimlik arayışı ve aile içi iletişim eksikliklerinin yattığını belirtti. Üçyıldız, öfkenin bir problem değil, aslında bir sinyal olduğunu vurgulayarak, doğru yönetildiğinde kişisel gelişime katkı sağlayabileceğini ifade etti.
“Öfke bastırılmamalı, anlaşılmalı”
Öfkenin çoğu zaman incinmişlik, anlaşılmama ya da değersizlik hissinin dışa vurumu olduğunu belirten Üçyıldız, gençlerin “öfkeni kontrol et” gibi yüzeysel uyarılar yerine anlaşılmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi. Öfkenin kaynağına odaklanmanın önemine değinen Üçyıldız, gençleri etiketlemenin sorunu daha da derinleştirdiğini ifade etti.
Gençler için 7 etkili yöntem
Uzmanlara göre gençlerin öfke kontrolünü sağlamak için şu yöntemler öne çıkıyor:
Duyguları doğru şekilde isimlendirmek
90 saniye kuralını uygulamak
Fiziksel aktivitelerle rahatlamak
Sosyal medyaya ara vermek
Sanat ve yazı gibi güvenli ifade alanları oluşturmak
Sağlıklı iletişim dili kullanmak
Gerekirse profesyonel destek almak
Ailelere büyük görev düşüyor
Gençlerin öfkesini anlamanın en önemli yolunun yargılamadan dinlemek olduğunu belirten Üçyıldız, eleştirel ve küçümseyici tutumların öfkeyi artırdığını söyledi. Empati kuran ve saygılı bir yaklaşımın, gençlerin duygularını yönetme becerisini güçlendirdiğini ifade etti.
Okullarda duygusal eğitim çağrısı
Sadece akademik başarıya odaklanan eğitim sistemlerinin yetersiz kaldığını belirten Üçyıldız, okullarda duygu düzenleme ve stres yönetimi eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Uzman Klinik Psikolog Kaan Üçyıldız, “Öfke doğru yönetildiğinde bir tehdit değil, gelişim fırsatıdır. Her öfke, aslında duyulmak isteyen bir hikâyedir” diyerek sözlerini tamamladı.




