Malatya’nın Doğanşehir ilçesinde mevcutta bulunan ve yenileri açılmak istenen taş ocakları, bölge halkının büyük tepkisini çekiyor. Çığlık, Kelhalil ve Polatdere bölgelerinde yoğunlaşan taş ocağı faaliyetlerine karşı bir araya gelen yöre halkı, hukuk mücadelesi başlattı.
Doğanşehir Balyan Köyleri Çevre Koruma Platformu Sözcüsü Mazlum Kutlu, bölgede yaşanan doğa tahribatını ve insan sağlığını tehdit eden unsurlar hakkında açıklamalarda bulundu.
"MÜCADELEMİZ 2 TAŞ OCAĞINI DURDURMAK ÜZERE OLACAK"
Bölgedeki endemik bitki çeşitliliğinin ve insan sağlığının hiçe sayıldığını belirterek mahkemenin yolunu tuttuklarını ifade eden Mazlum Kutlu, elde ettikleri ilk hukuki kazanımları şu sözlerle açıkladı:
"Doğanşehir’deki Çığlık ve Kelhalil bölgesinde şu anda aktif olarak 2 taş ocağı işletilmektedir. Bunlara ek olarak 2-3 tane daha taş ve boksit maden ocağı açılmak istendi ancak biz bununla ilgili hukuki süreci başlattık. Bölgedeki endemik bitkilerin doğayla ve insan sağlığıyla iç içe olması nedeniyle bu yeni ocaklardan ikisinin açılmasını durdurmayı başardık. Ayrıca mevcut ocaklardan birinin de saha genişletme talebine karşı idare mahkemesinden durdurma kararı aldık. Yöremizin ve halkımızın sağlıklı yaşam alanlarına kavuşabilmesi için hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz."

"AMACIMIZ KİMSENİN EKMEĞİYLE OYNAMAK DEĞİL"
Yürüttükleri çevre mücadelesinin ekonomik faaliyetlere tamamen karşı olmak anlamına gelmediğini vurgulayan Kutlu,
"Biz bu mücadeleyi yürütürken amacımız kimseyle kavga etmek ya da kimsenin ekmeğiyle oynamak değildir. Önceliğimiz; doğanın korunması ve insanların sağlıklı yaşam alanlarında hayatlarını sürdürebilmesidir. Elbette taş ocaklarına da ihtiyaç vardır ancak bunların insan sağlığını ve doğadaki canlıların hayatını tehlikeye atmayacak şekilde yapılması gerektiğine inanıyoruz"
ifadelerini kullandı.
"600 DEPREM EVİNE SADECE 300 METRE MESAFEDE”
Taş ocaklarının yerleşim yerlerine, orman hatlarına ve özellikle afet sonrasında inşa edilen deprem konutlarına olan tehlikeli yakınlığına dikkat çeken Kutlu,
"Şu an faaliyet gösteren iki taş ocağı da orman sahası içinde yer alıyor ve her gün binlerce ağacımız tahrip ediliyor. Her iki ocak da yeni kurulan Eskiköy, Polatdere, Kelhalil ve Çığlık köylerinin eski yerleşim mıntıkalarına kuş bakışı en fazla 1 kilometre mesafededir. Hatta ocaklardan birincisi, depremzedeler için yapılan 600 konutluk deprem evlerine sadece 300-400 metre uzaklıktadır. Diğer taş ocağı ise Kelhalil’e kuş bakışı 500 metre, Polatdere’ye ise 600-700 metre mesafede bulunuyor. Buralarda patlatılan dinamitler, yürütülen çalışmalar ve çıkan tozlar, hem bölgedeki ekolojik yapıyı hem de insan sağlığını ciddi anlamda tehdit etmektedir"
diye konuştu.

TERK EDİLEN MADEN OCAĞINDA GAYRİRESMİ HAREKETLİLİK
Kelhalil bölgesinde yeni bir kaçak faaliyet tespit ettiklerini de belirten Mazlum Kutlu,
"Halkımızla yaptığımız toplantılar sonucunda, özellikle bu taş ocaklarına müdahale edilmesi yönünde bize yoğun talepler geldi. Biz de bu süreci insan ve doğa sağlığı lehine çevirmek için elimizden gelen tüm gayretle mücadeleye devam ediyoruz. Son olarak Kelhalil bölgesindeki Çetinkaya mıntıkasında bulunan ve yıllar önce terk edilen eski bir maden ocağının yeniden gayriresmi olarak çalışmaya başladığını fark ettik. Kısa süre içinde bu durumla ilgili de gerekli yasal girişimlerde bulunacağız. Yetkililere çağrımız bir an önce bu olumsuzlukların önüne geçilmesi"
ifadelerine yer verdi.





