Cumhuriyet Halk Partisi Malatya İl Örgütü tarafından düzenlenen Cumartesi Söyleşileri’nin bu haftaki konuğu Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu oldu. Aluçlu, Malatya’nın deprem gerçeği ve yapı stoku hakkında bilgilendirmelerde bulundu.

2000 yılından önce yapılan sağlıksız binaların birçok insanın yaşamını yitirmesine neden olduğuna vurgu yapan Vehbi Aluçlu,
“Malatya’da yapılarımızın sağlıklı yapılmamasından kaynaklı olarak maalesef, özellikle 2000 yılından önce yapılanlar çok sağlıksız binalardı ve onlar vatandaşlarımızın yaşamını yitirmesine sebebiyet verdi. 2000'den sonra beton santralleriyle beton döküldüğü için o binalar daha sağlam diğerlerine göre. Fakat bazı işini iyi yapmayan müteahhitlerden kaynaklı olarak yeni yapılmış binalarda da birçok sorunlar yaşadık. Bu sorunların başında da Çevre Şehircilik'in yapmış olduğu tespitlerin ne kadar sağlıksız olduğunu sizler de, bizler de biliyoruz. Bu tespitler yapılırken kurunun yanında yaş da yandı. Bazı yeni yapılmış binalar, tespitlerin yanlış yapılmasından kaynaklı olarak yıkıma gitti”
şeklinde konuştu.

“BUNU HİÇ KİMSE DİLE GETİRMİYOR”
“Dünya üzerindeki levhaların hareketin sonucu Arap Levhası, bizim bulunduğumuz kıtaya çarpıyor” diyen Aluçlu,
“Bu çarpma sonucunda yoğunluğu fazla olan levha diğerinin altına doğru batıyor. Battığı zaman bizim bu Beydağları'nın olduğu yer yukarıya doğru yükseliyor. Malatya, Asya Levhası'ndayken, Adıyaman dahil olmak üzere Güneydoğu bölgemizin tamamı Arap Levhası'nın parçası olarak karşımıza çıkıyor. Burada bindirme zonu dediğimiz bir zon var, Adana'dan Hakkari'ye kadar bir yay çiziyor. Burada da deprem olacak ama bunu hiç kimse dile getirmiyor. Bindirme zonu dediğimiz zon, Arap Levhası Asya'nın altına battıkça orada bir sıkışma meydana geliyor. Arap Levhası bizi yılda 1 santim kuzeye doğru itiyor. Yukarıdan da Rusya bizi sıkıştırıyor. Biz arada kalmış durumdayız. Biz güneybatıya doğru, yani Akdeniz'e doğru yılda 2,5 santim hareket halindeyiz. Yılda 2,5 santimden enerji birikiyor, birikiyor 1513 yılında en son deprem olmuştu, Maraş depremi olmuştu. 510 yıl sonra ikinci deprem oldu. O 2,5 santimlik hareketlerin sonucunda orada biriken enerji en son açığa çıktı”
ifadelerine yer verdi.

“BİNASININ TESPİTİ YANLIŞ YAPILAN VATANDAŞLARIMIZ ÇOK ETKİLENECEK”
Malatya Fayı’nın tehlike arz ettiğini kaydeden Vehbi Aluçlu,
“Malatya Fayı bizim hemen batımızdan geçiyor. Batımızdan Akçadağ'dan, İkizce’ye yapılan konutların arasından geçiyor. Sürgü'den başlıyor; Akçadağ, Yazıhan, Arguvan, Hekimhan, Arapgir’in yakınından geçerek Tunceli’nin Ovacık Fayı ile birleşiyor. Burası 160 kilometre. Ondan sonra Ovacık Fayı'nın devreye girmesiyle birlikte orası da 130 kilometre, toplamda 290 kilometrelik bir fay kırılacak. Bu tek parçada kırılırsa 7.4 veya 7.6 büyüklüğünde deprem üretecek. Malatya'ya çok yakın olmasından kaynaklı olarak da bizi çok ilgilendiriyor. Özellikle binasının tespiti yanlış yapılan vatandaşlarımız bu depremden çok etkilenecek. Bu deprem geçmişte tam 2 bin 650 yıl önce olmuş. Diğeri 510 yıl önce olmuştu Maraş'taki. Bazı yerde enerji daha uzun sürede birikiyor, bazı yerde enerji daha erken birikiyor. Malatya Fayı bizim için çok önemli bir risk, tehlike arz ediyor”
diye konuştu.

Güçlendirmenin önemine dikkati çeken Aluçlu,
“Binalarımızı sağlam yapılan binalarla yenileyebilirsek ya da sağlam yapılan binalarda oturursak bu deprem bizi çok etkilemeyecek. Ama binamızın tespiti yanlış yapılmış, daha sonra güçlendirme adı altında yanlışlıklarla o hataları güçlendirme diye yaptıkları işi aslında binanın o anki gücünden daha kötü mukavemete getiriyor. Güçlendirme çok önemli. Güçlendirmeyi yaparken de iyi firmalarla çalışmak lazım, referanslı firmalarla çalışmak lazım. Her önüne gelene güçlendirme yapılmaması gerekiyor”
açıklamasında bulundu.




