Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kadir Karakuş temel gıda maddeleri arasında yer alan süt ve süt sektörüne yönelik konuştu.
Konuşmasında Kadir Karakuş,
“Süt, vücudun ihtiyaç duyduğu temel besin maddeleri açısından zengin bir kaynaktır. Çocuklar, sütü yeterli ve dengeli bir şekilde tükettiklerinde, sağlıklı büyüme, gelişme ve güçlü bir bağışıklık sistemi elde ederler. Yetişkinler için de kemik sağlığını korumak, kas kütlesini desteklemek ve genel sağlıklarını iyileştirmek için süt ve süt ürünleri büyük önem taşır. Katkı maddeli süt, işlenmiş süt ürünlerinde genellikle uzun süreli saklama, tat, renk, kıvam ve raf ömrünü artırmak amacıyla kullanılan çeşitli katkı maddelerini içerir. Bu katkı maddeleri, genellikle süt üretimi sırasında sütü standartlaştırmak ve besin değerlerini düzenlemek amacıyla eklenir. Yaygın katkı maddeleri arasında şunlar bulunur, koruyucular, renklendiriciler ve tatlandırıcılar, stabilizatörler ve emülgatörler, vitamin ve mineral takviyeleri. Sağlık açısından, katkı maddesi içermeyen sütler genellikle daha sağlıklı kabul edilir. Çünkü doğal, kimyasal katkılardan arındırılmış ve besin değerleri daha yüksek olabilir. Ancak, her iki süt türü de kişisel ihtiyaçlara ve tercihlere bağlı olarak uygun olabilir. Katkı maddeli sütler, pratiklik ve raf ömrü açısından avantajlı olabilirken, katkı maddesi içermeyen sütler daha saf ve doğal bir seçenek sunar. Katkı maddesi içeren sütlerin aşırı tüketimi, kimyasal bileşiklerin birikmesine yol açabileceği için dikkat edilmelidir. Doğal sütlerin ise sağlıklı bir diyetin parçası olarak, özellikle çocuklar ve gelişim sürecindeki bireyler için önerilen seçenek olduğunu söylemek mümkündür. Sütte kullanılan katkı maddeleri, genellikle sütün işlenmesi, korunması, tadının iyileştirilmesi ve raf ömrünün uzatılması amacıyla eklenir. Ancak bazı katkı maddelerinin sağlık açısından potansiyel zararları olabilir. Sağlık açısından genel zararları ise, Alerjik Reaksiyonlar: Katkı maddeleri, özellikle renklendiriciler, koruyucular ve emülgatörler, bazı bireylerde alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Hormon ve Antibiyotik Kalıntıları: Bazı sütlerde, hormonlar (örneğin, büyüme hormonu) veya antibiyotik kalıntıları bulunabilir. Bunlar uzun vadede vücutta birikerek sağlık sorunlarına yol açabilir. Kanser Riski: Bazı katkı maddeleri (özellikle renklendiriciler ve koruyucular) ile ilgili yapılan bazı araştırmalar, uzun süreli kullanımın kanser riskini artırabileceğine dair endişeler doğmuştur. Ancak bu konuda daha fazla araştırma yapmak gerekmektedir”
ifadelerine yer verdi.
SOMATİK HÜCRE SAYISI, SÜTÜN HİJYENİK KALİTESİNİ VE SAĞLIĞINI GÖSTERİYOR
Sözlerine devam eden Kadir Karakuş,
“Sütün içindeki somatik hücre sayısı, sütün hijyenik kalitesini ve sağlığını gösteren önemli bir parametredir. Yüksek somatik hücre sayısı, enfeksiyon belirtisi olabilir ve sütün kalitesinin bozulduğunu, hatta sağlık açısından risk taşıyabileceğini işaret eder. İyi Kaliteli Süt: ≤ 100.000 SCC/ml (Bir mililitre sütte 100.000'den az somatik hücre bulunmalıdır). Kontrolsüz Süt Satışının Riskleri: Tüketici sağlığına zararları, yasal ve ekonomik sorunlar, pazar güvenliği ve kalite sorunları. Kontrolsüz süt üretimi ve satışına karşı alınabilecek önlemler; Eğitim ve farkındalık, yasal düzenlemelere uygunluk, denetim ve sertifikasyon, soğuk zincir ve depolama”
diye konuştu.
TEMİZ SÜT İÇİN, SAĞLIK VE HİJYEN ÖN PLANDA TUTULMALI
Daha sonra hijyenik sağım ve sağım aşmalarından da kısaca bahseden Kadir Karakuş,
“Temiz süt için, sağlık ve hijyen ön planda tutulmalı. Sağım makineleri ve ekipmanlar sterilize edilmeli, hayvanlar düzenli aralıklarla muayene edilmeli, süt hızla soğutularak saklanmalı ve taşınmalıdır sağım sürecinde hayvanların stres seviyesi en aza indirilmelidir, hijyenik sağım, hem süt verimliliğini hem de ürün kalitesini artırır. Bu süreçleri dikkatli bir şekilde uygulayarak, tüketiciye güvenli ve sağlıklı süt ürünleri sunmak mümkündür. Sokak sütçülüğünün dezavantajları ve riskleri; Hijyen eksikliği, sağım, taşıma ve depolama sırasında hijyen standartlarına uyulmaması. Soğuk zincir eksikliği, besin değeri kaybı, taklit: süte su, nişasta, kimyasal koruyucular veya bitkisel yağlardaki katkı maddeleri eklenebilir”
şeklinde konuştu.
Muhabir: Hanife Sarı







