Malatya 1’nci ve 2’nci Organize Sanayi Bölgesinin arıtma tesislerinden çıkan ve zehir saçan tonlarca atık suyun Şahnahan Deresi’ne deşarj edilmesi ve bunun sonucu olarak derenin bölgedeki tarımsal alanlara kimyasal zehir taşıması” sorunu Şahnahan Mahallesi halkına tam da böyle bir kader yaşatıyor.
Hemen her seçimde, Malatya’daki OSB’lerin, arıtma tesislerinin elektrik faturalarını ödememek için, tam anlamıyla, planlı bir çevre katliamı yürüterek 20 yıldan fazladır Şahnahan Mahallesi halkına, Şahnahan’ın doğal çevresine, bölgedeki tarım arazilerine yönelik çevre katliamının önleneceği ve sorunun kökten çözüleceğine dair Şahnahan halkına söz veren gerek iktidar gerekse muhalefete mensup siyasilerin hepsi seçimlerden sonra, Şahnahan’ı unuttu ve kaderi ile baş başa bıraktı.
Hemen her seçim öncesinde, Şahnahan’da yaptıkları seçim çalışmalarında, yöre halkına kesin bir dille OSB fabrikalarından Şahnahan Deresi’ne akıtılan kimyasal zehirleri durduracaklarını, arıtma tesislerinin tam kapasite çalıştırılmasını sağlayacaklarına dair vaatlerde bulundular…
Ancak seçimlerden sonra vaatler tutulmadı, Şahnahanlılar unutuldu, yüz üstü bırakıldı ve maalesef 20 yıldan fazla bir süredir devam eden bir aldatma hikâyesine dönüştü mesele…
Aldatma hikâyesi devam ediyor çünkü siyasiler aynı masalları okuyor, Şahnahanlılar ise OSB fabrikalarından akıtılan zehrin ölümcül sonuçlarını yaşıyor halen…
BUSABAH Medya olarak, bugüne kadar çok defa Şahnahan halkının sesi olduk; bir kez daha Şahnahan’a gittik, Şahnahan’ın kronikleşmiş bu sorununu cansiperane şekilde çevre ve halk lehine çözmeye çalışan Avukat Fikret Bekiroğlu ile birlikte bir kez daha Şahnahan halkını dinledik; çevre katliamının güncel durumunu bir kez daha görüntüledik.
…
20 yıldır zehir akıtan Şahnahan Deresi’yle ilgili nasıl bir adım atılacağı belirsizliğini koruyor. 3 arıtma tesisi bulunduğu halde hala suyunun arıtılmadığı dere mahalle sakinlerini canından bezdirirken, sabırları zorlayan bu dere için hala neyin beklediği merak konusu oldu. Öfkeli olan mahalleliler kanserden ölmek istemediklerini belirterek, “ilgililerin bu OSB’lerden çıkarları ne acaba? Neyin karşılığında, neye karşılık bizi bu pisliğin içerisinde bıraktılar, bize bunu layık gördüler?” diye sordular.
Yeşilyurt ilçesine bağlı Şahnahan Mahallesi’nden geçen Şahnahan Deresi’nden tam 20 yıldır zehir akıyor. Organize Sanayi bölgelerinin atıklarının bırakıldığı dere birçok hayvan ölümlerine, bitki kurumalarına neden olduğu gibi insan sağlığını da olumsuz etkiliyor. Halk sağlığını tehdit eden bu dere için şimdiye kadar herhangi bir adım atılmazken, 3 arıtma tesisinin bulunduğu bu dere için neden hala sessiz kalındığı merak ediliyor. Hem Organize Sanayi Bölgesi yetkililerinin hem siyasilerin hem de bürokratların bir türlü suskunluğunu bozamadığı bu sorun için yine mahalle sakinleri ayakta.
20 yıl önce bir mesire alanı olan, tüm Malatyalıları bünyesinde ağırlayan Şahnahan Mahallesi yıllardan bu yana kaderine terk edilmiş halde beklerken, mahalleliler ise tepkilerini yine en yüksek sesle dile getirdiler. Mahalle sakinlerinden Mehmet Köse, geçmişte derenin suyunun temiz olduğunu belirterek, derede akan suyu işaret etti ve çocukken şu sabun gibi görünen suda yıkandıklarını hatırlattı.
“KOKUDAN DURULMUYOR”
Geçen süre zarfında 3 arıtma tesisinin bitirildiğini ancak herhangi bir gelişme olmadığını söyleyen Köse,
“Şimdi bizim köyümüzde kanser yokken şimdi kanser var. Hayvanlarımız bu suya yaklaştıktan 1 ya da 2 ay sonra ölüyor. Biz bu durumu yetkililer ve basın aracılığı ile defalarca duyurduk. Burada bizim ‘regülatör’ dediğimiz Devlet Su İşleri’ne ait olan mesire alanını Bingöl’e de sorsan bilirdi başka illere de sorsan bilirlerdi. Ama şu anda burada kokudan durulmuyor. Benim burada evim var. Durumu sorduğumuzda arıtma bitince sorunun ortadan kalkacağı cevabını alıyoruz. Aradan geçen zaman da 3 tane arıtma bitirildi ama değişen hiçbir şey yok”
şeklinde konuştu.
“HANİ NE YAPTILAR NE OLDU?”
Milletvekillerini sorunlarına çare bulmaları için Meclis’e gönderdiklerini kaydeden Köse,
“Bizim çocuklarımızın sağlığı bunlar için hiç önemli değil. Ölen çocuk bizim kendilerinin değil. Bir vekilin çocuğu, bir müdürün çocuğu veya vekillerimizin, müdürlerimizin hatta valimiz kendileri ve çocuklarını burada ne kadar tutabilirler, Biz de tutalım. Allah aşkına biz vekillerimizi oraya gönderdik ki bizim dertlerimize çare olsunlar. Gittiler ki bize zulmetsinler. Hani ne yaptılar ne oldu? Çok sayıda hayvanımız öldü ve ölmeye de devam ediyor. Bizim köyümüzde hastalık yoktu, buralar hep kaynak suyuydu. Ben burada belediyeyi de suçlu buluyorum. Burada katılım payını alıyor, yeraltı pis sularının da parasını alıyor. Ruhsat veriyor. 3 sefer bize söz verildi, tekrar vazgeçildi. 20 yılı aşkın zamandır ‘1. Organize’ dediler bitti, ‘2. Organize’ dediler bitti, 3. Organize de bitti, ama sonuç ortada”
diye konuştu.
“BİZE BUNU LAYIK GÖRDÜLER”
Sanayileşmeye karşı olmadığını belirten Köse,
“Sanayileşmeye karşı değilim ben. Ben bir Türk kadınının pilot olup göklerde uçmasına nasıl sevinip gurur duyuyorsam, sanayileşmeye de karşı değilim. Sanayi geliştikçe sevinirim ama bizim çocuklarımızın sağlığına kastedecek şekilde değil. Bizim gönderdiğimiz vekillerin veya diğer ilgililerin bu OSB’lerden çıkarları ne acaba? Neyin karşılığında, neye karşılık bizi bu pisliğin içerisinde bıraktılar, bize bunu layık gördüler?”
dedi.
“SORUNLARIMIZA HİÇBİR ŞEKİLDE ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR”
Şahnahan Mesire alanının yakınında işletmesi olan Ali Bedir isimli mahalleli ise, işletmesinin 20 yıldır iş yapamadığını ifade etti. Şahnahan’la beraber 13 mahallenin derenin suyundan rahatsız olduğunu dile getiren Bedir, şunları söyledi:
“Devlete vergimi veriyorum ama iş yapamıyorum. Burada 12-13 köy var buradaki insanların hepsi bu pis sudan rahatsız. Mecburiyetten hayvanlar bu suyu içiyor, sebze ve meyveler bu su ile sulanıyor. Sorunlarımıza hiçbir şekilde çözüm üretilmiyor. Sayın Valimiz, milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımıza sorunlarımızı ilettik ama hiçbiri bu sorunumuza bir çözüm üretmiyor. Arıtmanın bütün lağımı, deterjanı, pisliği hepsi buraya geliyor. Kokudan durulmuyor. Yaz günü havalar sıcak ama kokudan dolayı hiç kimse evinin penceresini açamıyor. Bu su sorunu yetmiyormuş gibi buraya bir de elektrik üretim yeri yaptılar oranın bütün tozu da buraya geliyor. Her taraf toz içerisinde. Bu pis su nedeniyle hayvanlar ölüyor, insanlar hasta oluyor. Yetkililerimiz nerede? Seçim döneminde geliyor bu pis suyun kaldırılacağını vaadinde bulunuyorlar seçildikten sonra burası ile ilgilenmiyorlar.”







