Akçadağ Yağmurlu Mahallesi Erhanlar Küme Evleri’nde tam bir skandal yaşandı. İddiaya gör köyün muhtarı vatandaşlardan oy alamıyor diye Yağmurlu Mahallesi, Erhanlar Küme Evleri bölgesine su verdirmiyor. Mahalle sakinleri ilaçlama tankerleriyle sularını kendileri getirirken, sağlıksız bir ortam içerisinde çamaşırlarını, bulaşıklarını, temizlik ihtiyaçlarını ise temin ettikleri bu sularla gideriyorlar. Tıpkı bir Afrika ülkesini andıran küme evlerindeki su sefaleti, yaklaşık 4 aydan bu yana devam ederken, şikâyetlere rağmen yetkililerin bu soruna duyarsız kalması tepkilere neden oluyor. BUSABAH Medya’ya konuşan Erhanlar Küme Evleri sakinleri önemli açıklamalarda bulundular.


Sorunlarına bakan olmadığını ileri süren Gülhan Erhan isimli vatandaş, sürekli su sorunu yaşadıklarını belirterek, kullandıkları suyun daima kesik olduğunu söyledi.


“4 AYDIR BİZ BURADA REZİL OLMUŞUZ”
“4 ay içerisinde iki kere çamaşır makinemiz bozuldu” diyen Gülhan Erhan,

“Sürekli sular kesildiği için makinemiz de bozuldu, kazanları kaynatıp çamaşır yıkıyoruz. İçme suyu ihtiyacımızı sondajlardan getirdiğimiz sularla karşılıyoruz. 4 aydır ilaçlama tankeriyle su taşıyoruz. Nereye gidersek onu oraya götürüyoruz. Bulaşığımızı, çamaşırımızı bu tankerden yıkıyoruz. 4 aydır biz burada rezil olmuşuz. Yetkililer, MASKİ, muhtar bir çare bulsunlar. Düğün yaptım iki önce bir tas su bulamadık. Cenazemiz oldu, düğünümüz oldu ama suyumuz yoktu. Muhtara defalarca bunu ilettik ama ilgilenmiyorlar. Şimdi her yerde evler yıkılıyor, su patlağı var ama evimizde bir damla su akmıyor. Depremden kurtulduk susuz kaldık”

diye konuştu.


“BİZ SUYUMUZU İSTİYORUZ”
Yağmurlu Mahallesi’nde suyun aktığını ancak kendi bölgelerine su verilmediğini ileri süren Sİnan Erhan,

“Akçadağ Yağmurlu Mahallesi Erhanlar Küme Evleri’nde ikamet ediyoruz. Deprem Allah’ın bir afeti, biz bunu kabullendik ama suyun olmaması neyin cezası. Biz bu konuda MASKİ’yle iletişime geçtik, CİMER’e yazdık, muhtarla konuştuk ama su problemimiz bir türlü çözülemedi. Çeşitli bahaneler üretildi, sondaj yok denildi, boru yetersiz denildi, pompa yok denildi gibi sebepler sunuldu. Su bizim temel hakkımız. Bu yeryüzünde hiçbir insanoğlu bunu bizim elimizden alamaz. Bir insan su içmezse ölür. Biz suyumuzu istiyoruz. Bizim hakkımızı bir yönetici araması gerekirken biz kendimiz arıyoruz. Aylardır biz mağduruz. 7 yaşındaki çocuktan tutunda 70 yaşındaki adam muhtarla bu sorun yüzünden muhatap oluyor. Bizim en çok şikâyet duyduğumuz nokta muhtarın kendisi. Suyumuz gelmediği için kendisinden şikâyetçiyiz. Yağmurlu Mahallesi’nde yani merkezde su akıyor ama köyümüzde akmıyor. Bir buçuk kilometre mesafe var, oraya su gidiyor buraya gelmiyor. Oraya yakın dağlık bir alan var, Üçhöyük’e su gidiyor dağın tepesine ama buraya gelmiyor. Sorumlu her kimse bizim sorunumuzu çözmesini istiyoruz. Burası Afrika değil, burası 1900’lü yıllar değildi su sorunu yaşayalım. Sene 2023 su problemi olmaması lazım. Benim yaşama hakkım sudur”

ifadelerine yer verdi.


“GEÇEN PAZAR DÜĞÜN OLDU, SUYUMUZ YOKTU”
Su bulamadıklarını söyleyen Mehmet Erhan isimli vatandaş ise, şunları kaydetti:

“Deprem olduğundan beri içme suyumuz yoktur. Biz bunu yetkililere bildirdiğimiz halde bir çözüm bulunamadı. Biz MASKİ’yi aradığımızda 3. Bölge Müdürü oranın sorunu bitmez, sizin muhtarınız size su vermez diye bize geri dönüş yapıyor. Bu yetkili arkadaş sorunu çözemeyecekse niye o koltukta oturuyor niye devlet buna maaş bağlıyor. Ben 6 aydır çocuğumun başını yıkayacak su bulamazken, içecek su bulamazken, çay yapacak su bulamazken, Yağmurlu Mahallesi’nde sular akıyor. Merkezde bahçe sulanıyor, merkezde sebze sulanıyor, yeni yapılan TOKİ konutlarına su çıkartılıyor ki benim hakkım olanı buraya götürmeye kimsenin hakkı yok. Bunu devlet yapar ne millet yapar ama bizim köy muhtarı bunu yapıyor. Ayrıca Erhanlar Küme Evleri ile muhtarın bir sıkıntısı mı var, bir derdi mi var onu da bilemiyoruz. Burada yaklaşık 50-60 hanenin suyu yok. Toramanlar, Solaklar ve Erhanlar Mahalleri küme evleri olarak geçiyor ve aylardır su yok. Kazanlarla su kaynatıyoruz, kayısı ilaçlama tankerlerinde su içiyoruz, yemek yapıyoruz, bulaşık yıkıyoruz, çamaşır yıkıyoruz. Başka çaremiz yok çünkü su bulamıyoruz. İki tane cenazem oldu su yoktu, geçen pazar düğün oldu, suyumuz yoktu. Biz defalarca yetkililere sorunlarımızı ilettik.”


“İSYANIMIZ ALLAH’A DEĞİL, KULLARA”
Sorumluluğun MASKİ’de olduğuna dikkat çeken Naile Erhan isimli vatandaş da,

“Susuzluktan çok mağduruz. İsyanımız Allah’a değil, kullara. Bu kadar mağduriyet yaşatılmaz. Bir arıza olur, üç beş gün beklersin ama aylarca da bu mağduriyet devam etmez. Depremlerden mağdur olduk, kendi imkânlarımızla yaptığımız evlerde su bulamıyoruz ki çocuklarımızı banyo yaptıralım, toz duman içerisinde su olmadan temizlenmiyor. Çok bunaldık, yapacak hiçbir şeyimiz kalmadı. İlaçlama tankerlerinden su içiyoruz, yapacak bir şey yok yoksa susuzluktan öleceğiz. Güya deprem mağduruyuz ama biz depremi unuttuk içecek su derdine düştük. Yaz günü toz toprağı geçtik, içecek su bulamıyoruz. İki gündür makinenin içerisinde çamaşır bekliyor. Kovalara su dolduruyorum, götürüp makineye aktarıyorum ki çamaşırlar yıkansın. MASKİ, fatura kesmeye geldiği zaman hiç zaman kaybetmeden fişi kesiyor. Ama bir su sorunu yaşıyoruz ve mağduriyetimiz gidermiyorlar. Muhtarında sorumluluğu var ama bence en büyük sorumluluk MASKİ’nin. Cumhurbaşkanımızdan bizi görmelerini istiyorum. Yaşantımız orada ama sesimizi duyan yok”

ifadelerini kullandı.

Muhabir: Mehmet Kıroğlan