“Sen devletsin, devlet dövülür mü?”
MGTC’ye yaptığı ziyarette konuşan ve kayısı üreticilerine destek isteyen Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, bir televizyon programına katılarak açıklama yapan Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Tahir Macit’e tepki gösterdi. Kılıç, “Ben yüzde 50 desem beni döverler’ diyor. Seni kim dövecek, sen devletsin, devlet dövülür mü? Kimin haddine. Ama senden önce dövülmeyi hak edenler var. Bu millet onları dövecek. Herkes görevini yerine göre yapacak” dedi.
Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç ve koordinasyon üyeleri bugün Malatya Gazeteci ve Televizyoncular Cemiyeti’ni (MGTC) ziyaret ettiler. Önemli açıklamanın yapıldığı ziyarette ziraat oda başkanlarının gündeminde geçtiğimiz günlerde zirai donda büyük çapta hasar gören kayısı vardı.
Ziyarette söz alan ve MGTC Yönetim Kurulu Üyesi Aziz Yiğit, Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanlığı Yönetim Kurulu üyelerinin cemiyeti ziyarete geldiklerini belirterek, kayısıyla alakalı gerekli açıklamaların yapılacağını söyledi.
Daha sonra söz alan ve ziraat odaları başkanları adına söz alan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, Malatya’nın ekonomisini canlı tutan, istihdamı sağlayan en büyük tarım ürünün kayısı olduğunu ifade etti.
“DON CİDDİ ZARARLAR VERDİ”
Nerede ne kadar kayısı olduğunu çok iyi bildiklerini belirten Kılınç, “Kayısı ürünümüzü geçmiş yıllarda da don afetlerinde çoğu kez kaybettik. Ama bölgesel kaybettik. Bu yıl 14 Nisan’da olan don felaketiyle 2014 yılında yaşadığımız 30 Mart’taki felaket aynı ağırlıkta oldu. Biz ilçe ilçe kimde ne kadar kayısı olduğunu çok iyi biliyoruz. Rabbim bir daha böyle bir afet vermesin. Yanı başımızda olan ve kayısı üreten Elazığ’ın Baskil ilçesi ile Maraş’ın Elbistan ilçesinde de bu don etkili olarak aynı zararı gördü. Malatya’mızda şu anda bin 400 rakım üzerinde bulunan yeni çiçek açacak olan kayısılar kurtuldu. Bunun dışında bazı bölgelerimiz don çukuru olsa bile bugün Yazıhan’da Kuruçay Bölgesi yıllardır dondan hiç zarar görmemişken bu dondan orası da zarar gördü. Demek ki, bu don afeti tüm Malatya’yı kapsadı. Hem kayısıda hem bademde hem de cevizde zararlar oluştu. Yani bu mevsimde erkenci olan ağaçların tamamına don ciddi zararlar verdi” şeklinde konuştu.
“FAKİR FUKARANIN EKMEĞİ ELİNDEN GİTTİ”
Bu konuda neler yapılabileceğini açıklayan Kılınç, “Öncelikle hükümetimiz TARSİM poliçesinde çiftçiye destek verdi. ‘TARSİM poliçesini herkesin yaptırsın’ dediler. Ama sürprime geçtikten sonra sürprim uygulandığından dolayı TARSİM sigorta primleri yükseldi, vatandaşımız ilk başlarda yaptığı gibi bugün TARSİM sigortası yaptıramıyor. Şu anda kayısı üreticimizin yüzde 23’ü TARSİM poliçesi yaptırdı. Yüzde 23’ün yüzde 6’sı sadece doluya karşı sigorta yaptırmış, yüzde 17 ise dondan faydalanacak. Malatya olarak bizim ürün kaybımız bir milyar doların üzerinde. Bu Malatya’nın kaybı, bu Malatya üreticisinin kaybı, bu Türkiye ekonomisinin kaybı. Bunun yanı sıra da biz 850 bin dekar üzerinde 8,5 milyon ağacımız Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlıyken, 2 milyon kayısı ağacımız da kayıt dışı olduğundan bugün 10 milyon 500 bin ağaçla biz bu üretimi yapıyoruz. Bu kadar ağacın masrafını hesapladığımız zaman gerçekten ciddi bir rakam ortaya çıkıyor. Ziraat Bankası’na ve Tarım Kredilere çiftçilerimiz öyle bir borçlanmış ki, gübre, ilaç ve mazotun yükselmesinden sonra hesap yaptığımızda kayısıda dekar başına bin TL gibi bir hesap çıkıyor. 850 bin dekarda biz bu işi yapıyorsak 850 milyon TL de çiftçinin gideri oldu, bu da yandı gitti. Malatya’mızın ekonomisi gerçekten fakir fukaranın ekmeği elinden gitti” ifadelerini kullandı.
“BU MİLLETİN ŞU ANDA BUNLARI KALDIRMA ŞANSI YOK”
Hükümetten olan beklentilerini de dile getiren ve ses tonunu biraz daha artırarak tepki gösteren Kılınç, şunları kaydetti:
“10 milyon 500 bin ağacı kurtaracaksak bunu gelecek yıl için ürüne hazırlayacaksak mutlaka ve mutlaka hükümetimizin çiftçisine alan bazında destek vermesi gerekir. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları da bir yıl faizsiz ertelemesi gerekiyor. Üretim bu afetten sonra bu destekle mümkün olabilir. Bu manada biz Malatya olarak iktidarıyla muhalefetiyle tüm vekillerimizi bu konuda çiftçinin yanına çağırıyoruz. Çiftçinin yanında olsunlar ve bu istediğimiz destekleri alacak siyasi güce de sahipler. Bunu da biliyoruz. Bundan dolayı bir an önce çiftçinin yanında dursunlar. Çiftçi böyle bir afet yaşamışken sayın vekillerimiz ticaretçilerle değil, ihracatçılarla değil, üreten çiftçiyle beraber bahçeleri gezsinler. Gittikleri ilçelerde o ilçenin tarım temsilcisini, çiftçinin temsilcisi olan ziraat odalarını yanına alıp dolaşsınlar. Yazık. Bu milletin şu anda bunları kaldırma şansı yok. Bakınız Tarım İl Müdürü çiftçinin Bakanlıktaki temsilcisi. Afet yaşadık, üreticinin evi başına yıkılmış ama bir programa bağlanıyor, ‘Malatya’da don çukurları yandı’ diyor. Sayın Müdürüm Hekimhan don çukuru mu, Doğanşehir don çukuru mu, Darende don çukuru mu? Siz hangi don çukurundan bahsediyorsunuz? Keçi can derdinde, kasap yağ derdinde. Hangi rekolte, olmayan ürünü kime satacaksınız? Nasıl ihracat yaptığınızı, nasıl rekolte açıkladığınızı da biliyoruz. Bizi fazla konuşturmayın. Bu manada herkesi dürüstlüğe davet ediyorum.”
“BİZ ÜRETİCİYİZ, BİZ KAYBETTİK”
Herkesin görevini yapmasını isteyen Kılınç, “Yarın o afet tutanakları Tarım İl Müdürlüğü’nden yazılırken Monilya hastalığında yaşadığımız gibi yüzde 2 hasar varsa derse hiç şaşmam. Yapar mı yapar? Aynı kanala bağlandığında, ‘ben yüzde 50 desem beni döverler’ diyor. Seni kim dövecek, sen devletsin, devlet dövülür mü? Kimin haddine. Ama senden önce dövülmeyi hak edenler var. Bu millet onları dövecek. Herkes görevini yerine göre yapacak. Biz üreticiyiz, biz kaybettik, bir afet yaşadık hükümetimizden destek bekliyoruz. Kimsenin rekoltesi, kimsenin ticareti bizi ilgilendirmez. Biz tarım İl ve İlçe müdürlüklerinin Bakanlığa hasar raporlarını doğru yazmasını, doğru bildirmesini istiyoruz. Bakanlığımızın da, Sayın Cumhurbaşkanımızın da defalarca çiftçinin bu felaketine destek verdiğini ve tekrar vereceğini biliyoruz. Malatya’da yanlış uğraşan insanları da biz çiftçi olarak kınıyoruz, kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.
“YANLIŞ ANLAŞILIR DEDİM”
Açıklamanın ardın Malatya Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit ise, BUSABAH gazetesine konuşarak, don olayından sonra il ve ilçe il müdürlüklerinde çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Macit, “Ne kadar hasarın olup olmadığı yapılan çalışmalar sonunda belli olacak. Şu anda bir oran vermemiz mümkün değil, biz umut ediyoruz ki, çok fazla çiftçi zarar görmesin. Çiftçilerimiz ne kadar az zarar gördüyse bizi o kadar mutlu eder. Ancak hasarın boyutunu çalışma sonucunda bakanlığa bildireceğiz. Bir televizyon programında yaptığım açıklamada ise yanlış anlaşılır dedim. Ben bir açıklama yapamam. Açıklamayı öyle de yapsam böyle de yapsam yanlış anlaşılır, çalışma bitmeden açıklamanın yapılamayacağını söyledim. Çalışmalar bitince bir açıklama kamuoyuna duyurulur. Bunu da ben değil, benim üstüm duyurur. Sonuç bitmediği için bir açıklamanın yapılması yanlış olur anlamında söyledim. Ayrıca çukur alanlar her yıl dona maruz kalıyor, bu yıl da dona maruz kaldı. Çukur alanların kayısı yetiştirmeye uygun değildir anlamında söyledim” ifadelerini kullandı.