Eskimalatya’da bulunan ve son Osmanlı mimarisinin en seçkin örneklerinden biri olan 1890 yapımı Poyraz Konağı, geçmişin mahremiyet ve yaşam kültürünü günümüze taşımaya devam ediyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi Eskimalatya Mahalle Yaşam Müzesi Rehberi Azizhan Çelikkıran, konağın mimari dokusundan Malatya’nın zengin mutfak kültürüne uzanan dikkat çekici detayları paylaştı.

2 bin yıldır ayakta! Doğu ile Batı’nın kesiştiği Malatya’nın surlarındaki tarih
2 bin yıldır ayakta! Doğu ile Batı’nın kesiştiği Malatya’nın surlarındaki tarih
İçeriği Görüntüle

Poyraz Konağı’nın Gizli Mimarisi Ve Malatya’nın Unutulmayan Küfte Kültürü (9)

Cümle Kapısındaki Tokmaklar ve Mahremiyet Mimairisi

Konağın giriş kapısında başlayan hikâyeyi aktaran Çelikkıran, ecdadın mahremiyete verdiği önemi şu sözlerle dile getirdi:

"Eskiden ecdadımız cümle kapısına harem ve selamlık olarak iki tokmak bırakmışlar. Erkekler için büyük bir tokmak, bayanlar için küçük bir tokmak... Erkek geldiğinde kapıyı bayan açmamış, bayan geldiğinde kapıyı erkek açmamış."

A N A M A N Ş E T-12

“Cenazeler Olur O Avluda Yıkanır”

Evlerin mimarisinde yer alan avlu yapısının da doğrudan mahremiyetle ilgili olduğunu belirten Çelikkıran, dönemin geçim kaynağının çiftçilik ve hayvancılık olduğunu, sokaktan eve direkt bir giriş olmaması için avluların perde görevi gördüğünü ifade etti. Avluların sadece bir geçiş alanı olmadığını vurgulayan rehber,

"Çok amaçlıdır bu avlular. Yeri gelir düğünler, dernekler olur o avluda yapılır; yeri gelir cenazeler olur o avluda yıkanır"

dedi.

Poyraz Konağı’nın Gizli Mimarisi Ve Malatya’nın Unutulmayan Küfte Kültürü (8)Türkülerden Mutfak Kültürüne: Eyvan ve Malatya "Küftesi"

Konağın alt tarafında yer alan ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu kültüründe, türkülerde sıkça yer bulan "eyvan" bölümünün Malatya yaşamındaki yerine değinen Çelikkıran, eyvanların özellikle yaz aylarında annelerin en çok kullandığı alan olduğunu belirtti.

Malatya mutfağının bulgur ağırlıklı 80’in üzerinde yemek çeşidiyle vejetaryen kültüre en yakın mutfaklardan biri olduğunu hatırlatan Çelikkıran, kentteki köfte kültürünün özgünlüğüne dikkat çekti:

"Malatya’da köfte bulamazsınız, Malatya’da 'küfte' yersiniz. Küfte denince insanlar bazen şivemizden dolayı öyle söylediğimizi düşünür ama Malatya’da köfte ile küfte arasında uçurum kadar fark vardır"

dedi.

Poyraz Konağı’nın Gizli Mimarisi Ve Malatya’nın Unutulmayan Küfte Kültürü (5)Her Kadının Yapamayacağı Lezzet: Avrat Köftesi

Geleneksel yemeklerin tek bir kişinin yapabileceği kadar basit olmadığını, 3-5 komşunun bir araya gelerek imece usulüyle hazırlandığını belirten Çelikkıran, gastronomiye giren kiraz yaprağı sarmasının yerel adının "Avrat Köftesi" olduğunu şu sözlerle ifade etti:

"Her avradın yapamayacağı bir yemektir, zahmetlidir. Serçe parmağından büyük, serçe parmağından kalın olmayacak. Her sardığını tencereye koymayacaksın, parmak aralarına dizeceksin. Takım dizdikten sonra tencerenin içine bırakıp ayran aşını da kestirmeyeceksin. Eskiden analarımız kız istemeye gittiklerinde lafı çok dolandırmaz, 'Kızım sen avrat köftesi bilir misin?' diye sorarlarmış. 'Evet' derse, 'Tamam, bu iyi bir tezgahtan geçmiş' diye düşünürlerdi."

Muhabir: Samet Aktaş