Malatya’da kulaktan kulağa yayılan ve duyanların tüylerini diken diken eden mistik olay, sosyal medyada ve kent gündeminde derin bir yankı uyandırdı. Kentte yaşanan büyük depremler, seller ve yıkıcı felaketler öncesinde derin uğultular ve boğuk sesler çıkardığı iddia edilen Abdulharap Gölü, bölge halkı tarafından adeta doğanın bir erken uyarı alarmı olarak kabul ediliyor.

Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinin güney kesimlerinde dağların arasında gizlenen bu doğa harikası, sadece çıkardığı ürkütücü seslerle değil, asırlardır anlatılan Hızır Aleyhisselam efsanesiyle de biliniyor. Peki, geceleri sudan yükselen o seslerin ardındaki korkutan kehanet ne? Abdulharap Gölü gerçekten felaketleri önceden haber mi veriyor? İşte o gizemin perde arkası...

Köylüler, Malatya'yı sarsan büyük sel felaketlerinden ve özellikle de bölgeyi derinden etkileyen büyük depremlerden günler önce gölden daha önce hiç duyulmamış, derinden gelen, boğuk ve ürkütücü bir uğultu yükseldiğini iddia ediyor. Sudan yükselen bu sesleri duyan eski topraklar, "Büyük bir afet geliyor, göl yine ses verdi" diyerek birbirlerini uyarıyor. Bu durum, gölü sadece turistik bir mekan olmaktan çıkarıp korkuyla karışık bir saygının odağı haline getiriyor.

ABDULHARAP GÖLÜ EFSANESİ NEDİR? HIZIR ALEYHİSSELAM DETAYI...

Gölün adının "Abdulharap" olması ve kökeni, asırlardır anlatılan bir Hızır efsanesine dayanıyor. Rivayete göre, geçmiş yüzyıllarda bu bölgede zalimliğiyle bilinen, yoksula zulmeden ve malıyla övünen "Abdul" adında çok zengin bir ağa yaşamaktaydı.

Bir gün, nur yüzlü bir ihtiyar kılığına giren Hızır Aleyhisselam, bu zengin ağanın kapısını çalar ve Allah rızası için bir lokma ekmek, bir yudum su ister. Ancak kibirli ağa, bu yaşlı adamı hakaretlerle kapısından kovar, yoksulun halinden anlamadığını açıkça gösterir.

SULAR ALTINDA KALAN BİR SALTANAT

Kapıdan kovulan Hızır Aleyhisselam, asasını yere vurarak o meşhur bedduasını eder: "Malın mülkün harap olsun, yurdun suyla dolsun!"

O anda gökyüzü yarılır, dağlardan sel suları boşanır ve zalim ağanın tüm malı, mülkü, hanı ve sarayı saniyeler içinde sular altında kalır. İşte o büyük yıkımın, yani "harabiyetin" gerçekleştiği yerde bugün Abdulharap Gölü dalgalanmaktadır. Gölün dibinden gelen o gizemli uğultuların ise aslında sular altında kalan o eski saltanatın ve çekilen acıların bir yankısı olduğu anlatılır.

BİLİMSEL AÇIKLAMA MI, YOKSA İLAHİ BİR ERKEN UYARI MI?

Gölden gelen uğultular hakkında henüz resmi ve kapsamlı bir jeolojik araştırma yapılmış değil. Ancak bazı uzmanlar, dağlık bölgelerdeki göllerin tabanında bulunan fay hatlarının veya yeraltı su kaynaklarının, büyük tektonik hareketler öncesinde gaz sıkışması nedeniyle bu tarz boğuk sesler çıkarabileceğini belirtiyor. İşte tam bu noktada, Abdulharap Gölü'nün beslendiği devasa su ağı ve coğrafi yapısı dikkat çekiyor.

ÇAT BARAJI’NIN ALTINDA SAKLANAN GİZEMLİ KÖY!

Abdulharap Gölü; sıradan bir su birikintisi olmanın ötesinde, tabanından kaynayan güçlü pınarlar, Beydağı’ndan süzülerek akan kar suları ve etraftaki gür derelerle canlılığını koruyor. Yeşilyurt ilçesinin güneyinden doğan Abdulharap (Altıharap) Çayı da doğrudan bu göle dökülerek bölgenin su damarını oluşturuyor.

Günümüzde bu mistik gölün de üzerine inşa edilen Çat Barajı, Yeşilyurt ilçemizin hudutları içinde kalan verimli Çerkez Yazısı’nı baştan başa sulayarak Malatya tarımına adeta bereket sunuyor. Ancak bugün iki dağan arasında kalan; sazlık, bataklık ve yer yer derin gölcüklerden oluşan bu devasa baraj havzasının, vaktiyle evlerin yükseldiği büyük ve zengin bir köy olduğu anlatılıyor. Bölge halkının nesillerdir kulaktan kulağa aktardığı bu iddia, sadece bir söylentiden değil, asırlardır suların altından gelen o ürkütücü uğultunun ta kendisinden besleniyor.

Sebep ister baraj havzasının altındaki fay hatlarının yarattığı bilimsel bir doğa olayı olsun, ister sular altında kalan o eski köyün asırlık kehaneti; Abdulharap Gölü, Malatya'nın en gizemli ve keşfedilmeyi bekleyen en büyük kültürel miraslarından biri olarak sessizliğini koruyor. Gecenin karanlığında, Çat Barajı'nın derinliklerinden yükselen o derin uğultu, duyanlara asırlar öncesinin o büyük uyarısını hatırlatmaya devam ediyor.

Akpınar’da ekmek aslanın ağzında! Malatyalı esnaf isyan etti: "Bir kilo satmak için günde 15 defa omuzluyoruz!"
Akpınar’da ekmek aslanın ağzında! Malatyalı esnaf isyan etti: "Bir kilo satmak için günde 15 defa omuzluyoruz!"
İçeriği Görüntüle

MALATYA ABDULHARAP GÖLÜ NEREDE VE NASIL GİDİLİR?

Gizemli doğasıyla merak uyandıran Abdulharap Gölü, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinin güney kesimlerinde, sarp ve dağlık bir coğrafyada yer almaktadır.

Doğrudan toplu taşıma araçlarıyla ulaşımın zor olduğu bu gizemli bölgeye, genellikle doğa tutkunları off-road araçlarıyla gidilebiliyor. Etrafı dik kayalıklar ve meşe ağaçlarıyla çevrili olan göl, sessizliği ve ürkütücü ihtişamıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Ancak bölge halkı, özellikle hava karardıktan sonra göl çevresinde yalnız kalınmaması gerektiği konusunda dışarıdan gelen misafirleri uyarmayı da ihmal etmiyor.

Bu haberimizde, Yeşilyurt'un sarp dağları arasında gizlenen Abdulharap Gölü'nün asırlık kehanetini ve Çat Barajı sularının altında kaldığı söylenen o eski köyün hikayesini sizler için derledik. Peki, siz daha önce yolunuz düştüğünde ya da bölgedeki büyük afetlerden önce bu gizemli uğultuları hiç duydunuz mu? Çevrenizde bu efsaneyi bilen eski topraklar var mı? Değerli yorumlarınızı ve tanıklıklarınızı aşağıda bizimle paylaşmayı unutmayın!

Muhabir: Nisa Taştan