Malatya ve çevresi Doğu Anadolu Fay Zonu (DAFZ) ile Malatya Fay Zonu’nun (MFZ) kesişim noktasında yer alması nedeniyle tarih boyunca yüksek sismik risk altında bulundu. Akademik çalışmalara ve aletsel dönem verilerine göre bölge 6 Şubat Kahramanmaraş felaketinden çok daha önce, özellikle 1964 Aksu ve 1986 Doğanşehir depremleriyle ciddi şekilde sarsılmış ve hayati uyarılara maruz kalmış.
1964 Aksu (Adıyaman - Malatya) Depremi: 8 Can Kaybı ve Ağır Bilanço
14 Haziran 1964 tarihinde Doğu Anadolu Fay Zonu’nun hareketlenmesi sonucu meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki Aksu-Sincik merkezli deprem, başta Malatya olmak üzere çevre illerde geniş çaplı yıkıma sebep oldu.

Deprem Büyüklüğü: 6.0 (Mw)
Can Kaybı ve Yaralı: 8 kişi hayatını kaybetti, 515 kişi yaralandı.
Yapısal Hasar: Toplam 847 bina ağır hasar görerek kullanılamaz hale geldi.
Bu deprem, bölgedeki DAFZ segmentlerinin ne kadar aktif olduğunu aletsel dönemin ilk yarısında açıkça gözler önüne seren kritik bir eşik oldu.

1986 Doğanşehir Depremleri: Peş Peşe Gelen İki Yıkıcı Darbe
1986 yılında Malatya’nın Doğanşehir ilçesi, Sürgü Fayı üzerinde yalnızca bir ay arayla gerçekleşen iki ayrı depremle sarsıldı. Yüzeye oldukça yakın derinliklerde (1-4 km) gerçekleşen bu sarsıntılar, yerüstünde yıkım etkisini artırdı.
1. İlk Darbe: 5 Mayıs 1986 (Kadılı - Doğanşehir)
Büyüklük ve Derinlik: 5.8 (Mw) – 4 km derinlik
Bilanço: 7 kişi hayatını kaybetti, 24 kişi yaralandı. 824 bina hasar gördü.
2. İkinci Darbe: 6 Haziran 1986 (Savaklı - Doğanşehir)
Büyüklük ve Derinlik: 5.6 (Mw) – 1 km derinlik (Çok sığ)
Bilanço: 1 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi yaralandı. 1.174 bina hasar gördü.

Sürgü Barajı’nda Oluşan Tehlike
1986 Doğanşehir depremlerinin en kritik etkilerinden biri de altyapı üzerinde görüldü. Bölgedeki sarsıntılar Sürgü Barajı’nda yapısal hasarlara yol açarak felaketin boyutunu mühendislik ve su güvenliği açısından farklı bir noktaya taşıdı.
Bugün İçin Ne Anlama Geliyor?
2020 Elazığ-Sivrice (6.8) ve 2023 Kahramanmaraş (7.7 - 7.6) depremleri öncesinde yaşanan 1964 ve 1986 sarsıntıları, Doğanşehir, Çelikhan, Pütürge ve Sürgü hattındaki fay segmentlerinin tarihsel olarak sürekli Stres Biriktirdiğini kanıtlıyor. Bilimsel mekânsal analizler (Kernel yoğunluk ve tampon bölge analizleri), bu tarihsel kırılmaların yaşandığı alanların günümüzde de en yüksek deprem yoğunluğuna ve riskine sahip olduğunu gösteriyor.





