Kamu İşveren Heyeti ile Memur-Sen, 2024 ve 2025'teki zam oranında uzlaşamazken, zam kararı için Kamu Görevlileri Hakem Heyeti devreye girdi. Memurun gözü kulağı şimdilik Hakem Heyeti’ne çevrilirken Sağlık-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Bingöl, BUSABAH’a konuşarak önemli açıklamalarda bulundu.
Uzlaşarak masadan kalkmayı çok istediklerini dile getiren Sağlık-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Bingöl, uzlaşmak için çok mücadele ettiklerini söyledi.


“BU KONUDA ÇOK FEDAKARLIK YAPTIK”
Taleplerinin hükümet kanadından kabul görmediğini ifade eden Bingöl,

“Bu süreç içerisinde sık sık kendi hizmet kollarımızla da görüşerek, memurların yaşadığı adaletsizlikler ve sahadaki sıkıntıların ortadan kalkması için çok uğraştık. Biz sahadayız ve çok ciddi adaletsizlikler var ve bunların düzeltilmesi için birebir maaş bordrosuyla birlikte bu sıkıntıları hükümete sunduk. Yani devletin resmi belgeleriyle bu problemleri dile getirdik ama maalesef hükümetin aldığı kararla masada uzlaşma sağlanamadı ve Memur-Sen olarak masayı terk etmek zorunda kaldık. Biz Toplu Sözleşme toplantılarının özveriyle sonuçlanmasını istedik. Bu konuda çok fedakarlık yaptık. Çok ciddi bir şekilde de bilimsel olarak kanıtlarla birlikte sıkıntılarımızı dile getirmemize rağmen taleplerimiz hükümet kanadından kabul görmedi”

şeklinde konuştu.


“BİZLER MASADA BİR UZLAŞI OLMASINI ÇOK İSTEDİK”
“Sunduğumuz talepler memur olarak en doğal hakkımız” diyen Bingöl,

“Yani bir yerde bir vergi varsa bu verginin hem yılın başında hem de yılın sonunda aynı olması gerekiyor. Bir araç vergisi bile yılda 2 defa alınıyor. Bu verginin ücreti bellidir. Birinci ayda ödediğin vergiyle, 7’nci ayda ödediğin bir vergi arasında bir fark olmaz. Ancak memurlarda bununla ilgili yılbaşı itibariyle yüzde 15 olan vergi dilimi yıl sonunda yüzde 35’e yükseliyor. Burada memura verilen zammın tamamen ortadan kalktığına şahit oluyoruz. Ocak ayında verilen zam temmuz ayında sıfırlanıyor, temmuz ayında verilen zam ise ocak ayında sıfırlanıyor. Bununla birlikte bizlerin emek sarf edip devletin bel kemiğini oluşturan memurların bilek gücüyle, alın teriyle yaptığı bu hizmetlerin karşılığının olmadığını düşünüyoruz. Bizler masada bir uzlaşı olmasını çok istedik. Ama Toplu Sözleşme sürecinde memurların göstermiş olduğu bu fedakarlığı biz hükümetten göremedik”

şeklinde konuştu.


“İŞİN İLGİNÇ TARAFI BU”
Tolu Sözleşme sözleşmede karar çıkmayınca kararın Hakem Heyeti’ne kaldığını belirten Bingöl,

“Özlük haklarıyla ilgili girişimlerde de bulunduk. Ama gerçekten çok komik tekliflerle karşımıza çıkıldı. Bu tekliflerde hükümetin kendisiyle çelişkiye düştüğünü gördük. Biz çalışanlar olarak devletten bir adım atmasını beklerdik. Biz taleplerimize ciddi bir destek verileceğini düşündük. Uzlaşma sağlanamadı. Hakem Heyeti’ne kaldı. 30 Ağustos’a kadar sonuçlanacak. Biz Hakem Heyeti’nin vereceği kararın da hükümetin kararından farklı olmayacağını düşünüyoruz. Uygulamada demokratik olmayan bir sistem var. Hükümet kanadında 6 kişi, sendikalar kanadında ise bu toplantılara 5 kişi katılıyor. Zaten bizler görüşmelere 1-0 mağlup başlıyoruz. İşin de ilginç tarafı bu. Siz masayı terk etseniz de masada bulunan hükümet kanadında yer alan 6 kişinin kararı imzalaması yetiyor. Demokratik olmayan bu sitemin bir an önce değiştirilmesini veya Hakem Heyeti’nin kaldırılmasını istiyoruz”

söyleminde bulundu.


“HAKKANİYET NEYSE ONU İSTİYORUZ”

Şu anda hükümete muhtaç olduklarını söyleyen Bingöl, şunları kaydetti:


“Hakem Heyeti değiştirilecekse bu kurulda diğer siyasi partilerden de birer temsilci olmalı. Sendikaların katılımlarıyla birlikte mecliste grubu bulunan siyasi parti temsilcileri de katılmalı. Bu durum bizim için önemli. Kararlar çalışandan yana alınmalı. Şu anda biz hükümete muhtacız. Ama hakkaniyetli ve adaletli bir toplu sözleşme düzenlemesi yapılırsa masadaki çoğunluk çalışanlardan oluşmalı. Hakem Heyeti’nin alacağı karara hiçbir şey yapma hakkınız yok. Biz sadece eylem kararı alabiliriz. Alacağımız eylem kararında da hastalarımızın, vatandaşlarımızın mağdur olmasını istemiyoruz. Ancak yaptığımız fedakârlığa hükümet aynı şekilde fedakarlıkla yaklaşmıyor. Biz hakkaniyet neyse onu istiyoruz. Ülkemiz gelişmişse bu gelişmişlikten memurlar ve çalışanlar olarak yararlanmak istiyoruz. En kısa süre içerisinde Toplu Sözleşmeye yeni bir yasal düzenleme yapılmasını talep ediyoruz. Yasal bir düzenleme yapılmazsa bu adaletsizlik devam eder.”

Muhabir: Haber Merkezi