Müttefik ülkelerden birine yapılacak saldırının tümüne yapılmış sayılacağı tarihi pakt, İslam dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Mekke'de Diplomasi Ve Güvenlik Zirvesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şerif, Mekke’deki Safa Sarayı’nda gerçekleştirilen üçlü zirvede bir araya geldi. Bölgesel gelişmeler ve askeri iş birliği başlıklarının ele alındığı görüşmelerin ardından taraflar, stratejik dengeleri değiştirecek kapsamlı savunma paktına imza attı.

"Birimize Yapılan Saldırı Hepsine Yapılmış Sayılacak"

İmzalanan anlaşmanın en dikkat çekici maddesi, ittifak üyesi ülkelerden birine yönelik gerçekleşecek silahlı bir saldırının tüm taraf ülkelere yapılmış sayılması oldu. Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51'inci maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde şekillenen bu karar, üç ülke arasında kolektif caydırıcılık mekanizmasını devreye soktu.

Savunma Sanayisi Ve Askeri Güç Birliği

Tamamen savunma odaklı bir nitelik taşıyan Mekke Anlaşması; üç ülkenin askeri birlikte çalışabilirliğini artırmayı, teknoloji transferini, ortak tatbikatları ve savunma sanayisindeki projeleri güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma sanayisi tecrübesi, Suudi Arabistan'ın finansal gücü ve Pakistan'ın askeri birikiminin bir araya gelmesi, bölgesel istikrarın korunmasında anahtar rol oynayacak.

Avrupa savunmasında "Kıbrıs" çatlağı: 5 ülke karşı çıktı, Rum yönetimi yalnız kaldı!
Avrupa savunmasında "Kıbrıs" çatlağı: 5 ülke karşı çıktı, Rum yönetimi yalnız kaldı!
İçeriği Görüntüle

Bölgesel Barışa Katkı Sağlayacak

Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı ve saldırgan bir cephe oluşturma amacı taşımadığı vurgulandı. Mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayıcı bir yapı sunan bu tarihi paktın, bölgesel güvenliği pekiştirirken diğer bölge ülkelerinin katılımına da açık olduğu ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi