Bu dua kabul olur. Rum kızına kavuşmak isteyen bey, kızın babasına gider ve evlenmek istediğini dile getirir. Ancak Hristiyan olan baba, kızını bir Müslümana vermek istemez. Ancak kızının da beye gönlünün olduğunu anlayınca bir şart koşar: “Kırk torun isterim. Ancak bu şekilde kızımın Müslüman olmasına izin veririm.” Bu zorlu şartı kabul eden bey, Rum kızını eş olarak alır. Ancak Allah’a verdiği sözü unuttuğu için çiftin uzun süre çocukları olmaz.


Çocuk sahibi olmak için her çareye başvuran bey, sonunda yöredeki bir ermişe gider. Ermiş kişi, beye Allah’a verdiği sözü hatırlatır ve ona bazı dualar öğretir. Bey, bu duaları okumaya başlar ve kısa süre sonra bir rüya görür. Rüyasının anlamını çözemeyen bey, tekrar ermişin yanına gider. Ermiş, beyin rüyasını şu şekilde yorumlar: “Kırk çocuğun olacak ama hiçbiri uzun süre yaşamayacak. Çocukların öldüğünde hepsini bir tepeye göm ve orayı kutsal bir yer yap.”


Beyin tam kırk çocuğu olur. Ancak her biri kısa sürede hayatını kaybeder. Bey, ermişin tavsiyesine uyarak, çocuklarını bir tepeye gömer.


Halk arasında bu olay büyük bir yankı uyandırır ve tepe, “Kırklar Tepesi” adıyla kutsal bir yer haline gelir.Efsaneye göre, bu olaydan sonra bey ve eşi de hayatını kaybeder ve onlar da aynı yere defnedilir. Bugün Kırklar Tepesi, çocuk sahibi olmak isteyenlerin uğrak yeri haline gelmiştir.


Kırklar Tepesi, Battalgazi halkı için yalnızca bir efsane değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve inanç mekânı olarak da önem taşıyor.


Kırklar Efsanesi, Battalgazi’nin kadim tarihine ışık tutarken, kültürel zenginliğinin bir sembolü olarak bölge halkının hafızasında yaşamaya devam ediyor. Bu eşsiz efsane, Battalgazi’nin sahip olduğu derin tarihi köklerin ve inançların bir yansıması niteliğinde.


 

Yorumlar
Editör Hakkında