Hepimizin bildiği üzere yeni maliye bakanının gelmesiyle Türkiye tasarruf devrine geçiş yapmış ve ekonomik daralma politikası izlemişti. Tabi bu tasarruf devletin tüm kademelerine uygulanması gereken bir olgu iken belirli alanlarda gerektiği kadar ekonomik sıkılaşma gözlemlenmemiştir.
Eğitim ortamlarında bunca eksiklik varken hala ücretli öğretmenlik gibi bir durum yüksek oranda iken Milli Eğitim Bakanlığı da tasarruf alanına girince hem halihazırda çalışan öğretmenler hem de atam bekleyen öğretmenler bir hayal kırıklığı yaşadı.
Zaten mülakat kaldırılacak sözünün tutulmamasıyla gerilen eğitim ortamı tasarruf tedbirleriyle daha gergin bir hal almıştır. Hayatın bazı alanlarında tasarruf kaçınılmazken bazı hayati alanlarda tasarruf faydadan çok zarar veriri. Eğitim de bir ülkenin geleceğinin yeniden oluşturulması ve güvenceye alma işlemidir. Şu an ki aşama da öğrencisinden yöneticisine büyük çoğunluk huzursuzken tasarruf kararı faydadan çok zarara yol açacaktır.
Bu durumları şuan pek görmesek de ilerleyen yıllarda ortaya ağır bedeller çıkacaktır. Bu bedeller iyi düşünülmeli ve çalışmalar ona göre yapılmalıdır. Özellikle eğitim alanındaki tek bir hata uzun yıllar telafisi olmayan gelişmelerle sonuçlanacaktır.
Eğitim bir yatırım işidir ve yatırım geleceğe yönelik ise yani anlık bir yatırım değil ise bu durumda tasarruf kazancında azalmasına sebep olacaktır. Ülkemizin bazı okullarında hala öğretmen kadro açığı varken bir taraftan tasarruf olarak atama sayısının kısıtlanması, atama yapılmaması eğitim işinin ağırlaşmasına ve bu mesleği icra eden saygıdeğer öğretmenlerin kendini geri çekmesine sebep olacaktır.
Eğitim alanında bunca zararlı tasarruf varken diğer alanlarda bilmem kaç milyonluk tuvalet tadilatı veya illerdeki protokol çalışmaları milletvekili giderleri diyanet işlerinin süper lüks makam aracı vs. Giderler kısıtlanıyor mu veya kısıtlanıyor da ne derece etkili cevabı en çok merak edilen sorudur.
En çok ilgilenmesi gereken alan eğitim iken geri plana atılmış ve son bir kaç yıldır şartların ağırlaştırılması ve öğretmen atamalarının düşmesi diğer alanları ön plana çıkarmış ve toplum öğretmen olmak isteyen gençlerin umutları kırılmış ve başka bir alana veya işe geçmeye başlamışlardır.
İş bu raddeye gelene dek eğitim fakülteleri bir kaç yıl için kapatılması veya fen edebiyat fakültelerinde formasyon dersi verilmese belki de bu kadar öğretmen birikmez ve MEB bu kadar göze çarpmazdı.
Tüm öğretmenler gibi bende umarım bu hatadan dönülür ve MEB tasarruf alanı dışın çıkarılır.
Sevgi ve saygıyla...