CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla Yazıhan’da yapılan Halk buluşmasına CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, CHP İl Başkanı Barış Yıldız, Yazıhanlı Çankaya Belediye Başkanı Hüseyincan Güner, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Yazıhan Belediye Başkanı Abdulvahap Göçer, CHP Disiplin Kurulu Üyeleri, CHP MYK Üyeleri ve çok sayıda partili katılım gösterdi.

Yapılan mitingde kayısı fiyatları ile ilgili de konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “En berbat durum şu; kuru kayısı üreticide 140 lira, pazarda 300 lira, markette 370 lira. Geçen sene sordum kaç liraydı diye. Bahçede kuru kayısı 100 lira. Bir senede mazot ikiye katladı, ilaç ikiye katladı, gübre ikiye katladı, işçilik ikiye katladı. Fiyat sadece yüzde 40 artmış” ifadelerine yer verdi.

“HEM İSMET PAŞA HEM TURGUT ÖZAL’IN MEMLEKETİ”

İsmet İnönü ve Turgut Özal’ı anarak konuşmasına başlayan Özel, dün yaşanan ve 12 vatandaşımızın hayatını kaybettiği orman yangınlarına da değinerek,

 “Malatya sadece İsmet Paşa’nın memleketi değil, çok önemli siyasetçiler oldu. Hem İsmet Paşa gibi partimizin kurucularından kahraman bir komutan, Cumhurbaşkanı hem de Turgut Özal gibi birinin memleketi. 1980 darbesinden sonra askerler millete istikamet dayatırken devleti karşısında bulmasına rağmen dört eğilimi birleştirerek önemli başarılar kazandı. Tabii ki farklı düşündüğümüz noktalar vardı ama Malatya’nın o evladı Turgut Özal’a da Allah’tan rahmet diliyoruz. Dün Diyarbakır ve Mardin arasında çıkan yangınlarda maalesef 12 vefatımız var. Türkiye'nin dört bir yanında orman yangınları sürüyor. Bayramlar bizler evlerimizde otururken bu belediyelerin kahraman itfaiyecileri, hatta bütün personelleri yine Orman Müdürlüklerinin çalışanları, çok önemli mücadeleler veriyorlar. Allah hepsini sakınsın Allah hem onları hem canlarımızı hem ormanlarımızı korusun. Ancak Türkiye'nin orman varlıklarının bu kadar kolay kaybedilmesine, 2024 yılının teknolojisine, imkânlarına rağmen bu kadar zorluklara, bu kadar ciddi hatalara bir dönüp bakmak gerekiyor. Orman yangınları konusunda bir kez daha Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün yapıcı yol gösterici önerilerimizle birlikte bu konuyu önümüzdeki hafta mecliste gündeme getirip bir meclis komisyonu kurulmasını sağlayıp akademisyenleriyle, yerel yöneticileriyle, afet yönetiminde yetkin isimlerle dünyanın dört bir tarafına bakarak bu memleketin ormanlarının korunması için bu meseleye TBMM’nin el koyması gerekmektedir. Buradan Türkiye’ye ilan ediyoruz, bu orman yangınlarına bu ülkenin vekilleri ya dur diyecek, ya dur diyecek. Bunun için çalışacağız”

 dedi.

“NE GEREKİYORSA ONU YAPACAĞIZ”

Kayısı fiyatlarıyla ilgili bazı değerlendirmelerde bulunan Özel Malatya’nın hakkını aramak için ne gerekiyorsa yapılacağını söyleyerek,

“Tabii Yazıhan'a geldim. Başkanımın kendi bahçesinden kayısılarını aldık. Şüphesiz kim ne derse desin kayısı denince Malatya, kayısının başkenti deyince Malatya akla geliyor. Ama her alanda olduğu gibi kayısı üreticisine de bir dokunuyorsun bin ah işitiyorsun. En berbat durum şu; kuru kayısı burada üretici de 140 lira, pazarda 300 lira, markette 370 lira. Geçen sene sordum kaç liraydı? Burada bahçede kuru kayısı 100 lira. Bir senede mazot ikiye katladı, ilaç ikiye katladı, gübre ikiye katladı, işçilik ikiye katladı. Fiyat sadece yüzde 40 artmış. Geçen sene markette kayısı 175 liraydı, bu sene 370 lira. Marketteki fiyat ikiye katlanıyor ama buradaki fiyat yüzde 40. İşte haksızlık ve adaletsizlik burada. Ben şunu söylüyorum. Günü geldi Tayyip Bey'in memleketinde çay mitingi yaptık. Günü geldi Trakya'da buğday mitingi yaptık. Herkesin derdi şu ki maliyetini kurtarmayacak fiyatlara çiftçiye çalış diyorlar. Adeta ‘sen köle gibi çalış, parayı başkaları kazansın’ diyorlar. Üzümde de böyle, fındıkta da böyle, çayda da böyle, kayısıda da böyle. Buradan sesleniyorum, Elbette bu işin en baş savunucusu Veli Ağbaba var. Malatya'nın güçlü bir örgütü var. Sevgili Barış Başkan var. Ama bize de düşerse bu kayısının hakkını aramak için, kayısıcının hakkını aramak için, Malatya'nın hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Hep birlikte mücadele edeceğiz”

 şeklinde konuştu.

“GÖRDÜĞÜM MANZARA KORKUNÇTU”

6 Şubat 2023 depreminin sabahında Malatya’ya geldiğini belirten CHP Genel Başkanı Özgür Özel şu ifadelere yer verdi:

“Çok kötü günlerinde de burada olduk. 6 Şubat depreminde ilk gün daha doğrusu sabah beşte Barış başkanımın telefonuyla öğrendim. ‘Veli abiye ulaşamıyorum’ dedi. ‘ Deprem oldu, yıkıldık, bitti Malatya’ dedi. İstanbul'da İsmail Küçükkaya’nın programına çıkacaktım. Malatya'ya geldim. Gördüğüm manzara korkunçtu. Veli Ağababa'yı bir ateşin başında gördüm. Ben ne onu, ne ateşin başındaki diğer sevdiklerimi o halde görmemiştim. Güneş doğdu, Malatya'nın halini gördük, inanamadım. Yola çıktım, Doğanşehir'e gittim. Depremin en çok yıktığı 7-8 il başta olmak üzere her gün orada olduk. Milletvekillerimizle, parti meclis üyelerimizle, MYK Üyelerimizle, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte deprem döneminde 2 buçuk 3 ay buradan ayrılmadık. Biz gittik Veli Ağbaba, Malatya'dan hiç ayrılmadı. İlk sabah 60 bin ekmeği getirirken de Veli Ağbaba oradaydı. Çadırlarda millet donarken, insanlar sırtında kendi kütüğünü taşıyarak çadır kentlere geçerken de oradaydı. O süreçte hem Veli Ağbaba'ya hem örgütümüze, hepinize en zor günde partimize yakışır tutum gösterdiğiniz için yürekten teşekkür ediyorum. O günlerde kadın kolları genel başkanımız da buradaydı. Malatya Kadın Kolları Başkanımız Güllü Tuncer, eşiyle birlikte göçük altındaydı. Maalesef kurtaramadık. Bir kez daha onunla birlikte, onun şahsında bin 237 kaybımıza Malatya'da kaybettiğimiz canımıza Allah'tan rahmet dilerim. ‘Ölen öldü kalan kaldı’ değil. Bir daha ölüm olmaması için aynı yanlışları yapmamak lazım.”

“HIZLA DEPREM KONUTLARININ YAPILMASI GEREKİYORDU”

Deprem bölgesinde bazı belirsizliklerin olduğunu söyleyen Özel, kira yardımlarının da sürmesi gerektiğini belirtti. Özel,

“Hızla deprem konutlarının yapılması gerekiyordu. Biz dedik ki ‘Türkiye olarak bu şehirleri hep birlikte ayağa kaldıralım.’ Dedik ki ‘deprem konutları ücretsiz olsun, milli bir seferberlik ilan edelim.’ Kabul ettiremedik. Dedi ki, ‘Ben para alacağım ama 1 yılda herkesin evini yapacağım.’ Dedik olmaz, bu çok iddialı bir söz. Ama millet o çaresizlikte, o rüzgârın altında, yağmurun altında, çadır kentlerde, güneşin altında, konteynerlerde bu sözlere itimat edenler oldu. El verdiler. Seçimler oldu, bitti ve milletin takdiri ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yeniden yetkiyi aldı. Bakın bir yılda 650 bin konut sözü vermişti. Seçimi kazandı. Şu ana kadar verdiği konut sayısı 79 bin. Türkiye'de yüzde 12 ama Malatya'ya bakınca ‘103 bin konut yapacağız’ dediler. Verilen konut 7 bin 881. Yüzde 7.6. ‘Bir senede sorunu çözeceğim’ diyenler neredeyse bir buçuk yıl oldu. 100 kişiden 88’ini sokakta bıraktılar. Malatya'da 100 kişiden 93’ü sokakta. 10 aileden 9’u ya çadırda ya konteynerde ya da barınamadı gitti, gurbette. Ama seçim için oy isteyenler şimdi bir buçuk yılda yüzde 6 buçuğunu yaptılar. Bu barınma sorunu en büyük sorun ama sorunun en önemli kısmı belirsizlik meselesi. Ev ‘az hasarlı, yaptır’ dedi, insanlar evlerini yaptırdı. Şimdi diyor ki, ‘Rezerv alan oldu, çıkacaksın.’ Orta hasarlılar yıkılacak dediler, adam evin eşyasını sattı, evine süt, ekmek aldı. Şimdi diyorlar ki, ‘Yıkmayacağız, yaptıracaksın.’ Büyük bir belirsizlik, büyük bir haksızlık var. Ve şunu görüyoruz ki bu ay son kira yardımı yapıyorlar. ‘Arttırın, yeniden uzatın’ dedik. Ekonomi kötü, para bulamayıp ‘kira yardımı bitti’ diyorlar. Eğer bu 10 ildeki söz verip de açıkta bıraktığınız 650 bin konut milyonlarca kişiyi kira yardımsız bırakırsanız size buradan söz veriyorum; eğer katılırlarsa, eğer mücadele etmek isterlerse haklarını ararlarsa Türkiye'nin en büyük direnişini bu kira yardımı için başlatacağım. Hem evi yapmayacaksın, hem seçim bitti diye kirayı da unutacaksın, milleti çadırlarda, konteynerlerde yıllarca bırakacaksın. Öyle yağma yok. Sana depremzedeyi ezdirmeyiz. Onlara yukarıdan bakma, karınca gibi görme. Karıncanın kardeşi var, o da Cumhuriyet Halk Partisi’dir”

şeklinde konuştu.

“SİZ ONLARI İNDİRECEKSİNİZ BİZİ GETİRECEKSİNİZ”

Verginin büyük bölümünün gariban vatandaşlardan toplandığını iddia eden Özel,

“Para bulamıyorum’ diyor. Önümüzdeki pazartesi ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcımız Mehmet Şimşek'e gidip parayı nereden bulabileceklerini gösterecek. Buradan açıkça söylüyorum. 22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok. Yanlışına doğru diyecek halimiz yok. Onların hatasını düzeltmek için onlara yanaşacak halimiz yok. Doğrusunu biliyoruz. Kira yardımı ver, ‘para yok.’ Emekliye zam yap, on binle geçinilmiyor, ‘Para yok’, asgari ücreti arttır, ‘Para yok.’ Şimdi gelmiş çaya verdiği para ortada. Buğdaya verdiği para ortada. Kayısının durumu ortada. Para bulamıyor. Para var. Ama bunda alacak cesaret yok. Biz zenginlerin para kazananların, yüksek gelir elde edenlerin yüksek vergi vereceği, aş kazananın az vereceği, hiç kazanmayanın, hiç vergi vermeyeceği bir sistemi savunuyoruz. Oysa onlar 100 liralık verginin 65 lirasını elektrikten, sudan, doğalgazdan, çocuk bezinden sütten, ekmekten alarak maalesef 65’i garibanlardan topluyorlar. Yüzde 21’i maaşlardan kesiyorlar. Zenginlerden sadece yüzde 11 vergi alıyorlar. Bakın bunun tam tersi olması lazım. Öyle olursa emekliye zam da verilir, kayısıya iyi para da verilir. Asgari ücrete enflasyon iyileştirmesi de yapılır. Her sorun düzelir ama siyaset öncelik belirleme işidir. Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek'e. Ey Şimşek, önceliğin vatandaş mı? Yandaş mı? Sen müteahhitten yana mısın, Yazıhanlı kayısı üreticisinden yana mısın? Onu söyle bakalım diyeceğiz. Her gün yeni bir şeyler duyuyoruz. Bizim vergide adalet dediğimiz yoksulun yakasından düşülecek, vergi alınması gerekenlerden alınacak. Dünyanın bütün vergi cennetlerinde yandaş şirketler var. Bir lira vergi vermiyorlar. Kanunumuz diyor ki Cumhurbaşkanı listeyi yayınladığı gün yüzde 30 vergi alacağız. Bakın bir liste yayınlamakla hepimizden alınanın çok fazlasında vergiyi zenginlerden, açık denizlerdeki adalarda dönen kayıt dışı ekonomiden toplamak mümkün. Biz önerilerimizi söyleyeceğiz, yaparlarsa ne ala, yapmazlarsa siz onları indireceksiniz, bizi getireceksiniz. Biz halledeceğiz, hepinizin yüzünü güldüreceğiz”

diyerek konuşmasını tamamladı.

Muhabir: Besime Güner