Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan depremlerin ardından Malatya büyük hasar aldı ve Malatyalılar birçok problem ile karşı karşıya kaldılar. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından 15 aydan fazla bir süre geçerken Malatyalılar depremlerin ardından yaşadıkları sorunları ve yetkililerden beklentilerini BUSABAH Medya’ya anlattılar.

“ŞİMDİ HERKES KAFASINI ÖNE EĞMİŞ”
Malatya’da yaşayan vatandaşların sıkıntılı olduğunu ve insanların derdine çözüm bulacak muhatap bulamadıklarını söyleyen Vural Yıldırım,
“Depremlerde yaşadığımız en büyük sıkıntı başımıza gelen felaket ve can kayıplarıdır. Mal kayıplarının can kayıplarına göre pek bir önemi yok. Felaketten sonra yaşadığımız sıkıntılar, ekonominin durumu ortada. Depremde de, depremlerden sonra da olan gariban insanlara oldu. Bir an önce bu ülkenin ayağa kalkması lazım. 11 ilde bir felaket oldu, insanların bu bölgelere bir destek olması lazım. Buralarda fırsatçılık var. Asgari ücretli bir insan 10 bin lira kira veriyor. Bu insanlar ne yiyecek, ne içecekler? İnsanların derdinin sorgulanması lazım. Ekonomiden dolayı insanlar çok sıkıntıda. Ben asgari ücretin neredeyse 2 katını alıyorum ama yine de geçinemiyorum. Gariban ezildikçe eziliyor. Bunların göz önünde bulundurulması lazım. Başka da sıkıntılara bir muhatap bulamıyoruz. Yetkililerin buna bir çözüm bulması lazım. Malatya eskiden cıvıl cıvıldı. Şimdi herkes kafasını öne eğmiş, sıkıntı içerisinde. Depremden neredeyse 2 sene geçecek ama Malatya’da değişen pek bir şey yok. Bu millete yazık, günah”
şeklinde konuştu.

“İNSANLAR ÇOK MAĞDUR OLDULAR”
Depremlerin ardından yaşadığı sorunlardan bahseden Ahmet Gülmez,
“Depremlerin ardından elektrik kesintileri çok fazla oldu, günlerce elektrik kesintileri sürdü. Yollar çok kötü ama o hafriyat kamyonlarından dolayı olduğu için bir şey diyemiyoruz. Ulaşımda büyük sıkıntılarımız vardı. Arabamız yok, otobüslerin gelip gelmediği belli değildi. Çocuklarımız 5’ten sonra dışarı çıkamadı. Hırsızlık, güvenlik sorunları meydana geldi. Bir afet yaşadık ama bir koordine eksikliği vardı. Yıkımlar yapıldı ama diğer alanlarda çok büyük eksiklikler vardı. Konteyner kentlere otobüs seferleri düzenlendi, elektrik verildi fakat kentin genelinde eksiklikler vardı. Yetkililere gidip bu sorunları ilettiğimizde çözeceklerini söylediler ama bir sonuç alamadık. İnsanlar çok mağdur oldular. Kahramanmaraş’ta ve diğer illerde binalar yapılıyor ama buradaki çalışmalar onlar kadar değil. Kahramanmaraş depremin merkez üssü olabilir fakat burası da depremlerden ciddi bir şekilde etkilendi. Ölüm sayılarımız az fakat çok büyük yıkım yaşadık. Önce iş yeri lazım, çarşı merkezin bir an önce inşa edilmesi lazım”
ifadelerine yer verdi.

“EN BÜYÜK SIKINTI İNSANLARIN YALNIZ KALMASIDIR”
Esnaf olduğunu dile getiren Hikmet Genç ise yaşanan problemlere muhatap bulamadığını ifade ederek,
“Ben burada esnafım. Malatya’da çok kötü haldeyiz. Depremlerin ardından çok büyük sıkıntı yaşadık. Her taraf yıkık, her taraf harabe. Sularımız temiz değil. Her şeyimiz sıkıntılı. Araçlarımız yok, sokak lambası yok, elektriğimiz yok. Etrafınıza bir bakın, çevrenize bir bakın. Muhatap bulabiliyor musunuz?”
dedi.

“HASAR GÖREN BİNALAR YIKILMAMASI”
Hasarlı binaların yıkılmamasından şikâyet eden Koray Ergüleç ise,
“Depremden sonraki en büyük sıkıntımız hasar gören binaların yıkılmamasıydı. Depremin ilk zamanları hiç yıkım yapılmadı. Ağır hasarlı binalar oldukları yerde beklediler. Bir de fırsatçılar çok fazlaydı. Deprem için gelen yardımları satmaya çalıştılar”
söyleminde bulundu.

“EKSİKLİKLERİMİZ VE SORUNLARIMIZ ÇOK FAZLA”
İnsanların yalnız bırakıldığını ileri süren Mehmet Apak,
“En büyük sıkıntı insanların yalnız kalmasıdır. Malatyalıları görüyorsunuz ama siyasetçileri görüyor musunuz? Malatyalılar acaba Malatya milletvekillerini görseler tanırlar mı? Deprem gören diğer illere gidip bir bakın, Malatya ile karşılaştırın. Eksikliklerimiz ve sorunlarımız çok fazla”
şeklinde konuştu.

“UMUTLARIMIZI YİTİRDİK”
“Depremlerin ardından hala aynı yerdeyiz” diyen Miraç İzciler,
“Hiçbir şekilde şehir ayağa kalmış değil. Ben artık yapılacağına da inanmamaya başladım. Sıkıntılarımız giderilmediğinden dolayı umutlarımızı yitirdik. Yeni Belediye Başkanımız Sami Er’e de çok güvenmiştik. Bu işleri bilen bir isim olduğunu duyduk ama işler hızlandırılmadı. Sıkıntılarımıza yine bir çözüm bulamadık. Bugün olmuş konteynerdeyiz. Dükkânlarımıza mal alamıyoruz. Ne zaman rezerv alan ilan edilecek, ne zaman yapılacak? Çevre ve Şehircilikten net bir bilgi alamıyoruz. Bir kargaşa içerisindeyiz”
diyerek sözlerini tamamladı.
