Son zamanlarda Türkiye gündeminde yer alan gassal dizisinin ardından, gassallık mesleği de halk tarafından daha fazla merak edilmeye başlandı. İşte gassaların hikayeleri.

“HER CENAZEYİ KENDİ CENAZEMİZ GİBİ YIKADIK”

Yaklaşık 15 yıldır Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı bünyesinde gassalık yapan Erkan Kar, mesleğin manevi boyutunu ve yaşadığı anlamlı deneyimleri anlattı. Kar sözlerine şöyle başladı:

“Dünyanın neresinde olursa olsun biz burada insanların hüznünün en doruk noktada olduğu yerde, onların yanında biz gassallar varız. Bize gelen her cenaze başkasının değil de sanki kendi cenazemiz gibi yıkadık. Teneşir taşına aldığımız zaman en güzel işlemler ne ise onları yapıp o sevabı kazanmaya çalışıyoruz. O cenazeye gereken özeni göstermezsek vebali bizim boynumuza. Hem bu dünyada hem de öbür dünyada illa ki karşımıza çıkacaktır.”

“İNSANIN YAŞAYIŞI İLE ÖLÜMÜ BİRBİRİNE ENDEKSLİDİR”

Mesleğin manevi boyutunu anlatan Kar,

“Çok güzel bir işimiz var. Maneviyatı yüksek, sevabı çok. Peygamber Efendimiz buyuruyor ya, ‘bir cenazeyi yıkamak, namazını kılmak, defin etmek, her merhalesinde birer Uhud dağı kadar ecir ve sevap vardır.’ Cenabı Hakkın öyle çok sevdiği kulları var ki, belki onlardan birini yıkarsak, namazını kılsak, definini yaparsak onun ecri ve sevabı daha farklıdır. Bizi en mutlu yapanda işin bu tarafıdır. İnsanın yaşayışı ile ölümü birbirine endekslidir. İnsan güzel yaşamışsa, Allah’ın emirleri doğrultusunda yaşamışsa o güzellik insanın son haline sirayet ediyor. Bu meslekte de farklı simalar gördüğümüz çok oldu”

ifadelerini kullandı.

“YILLARDIR BU MESLEĞE ÖN YARGI VARDI”

Gassallık mesleğinin son zamanlarda popüler olduğunu dile getiren Kar,

“Gassal dizisi ile birlikte daha geri planda olan gassalığı ön plana çıkardı, ön yargıları kırdı. Gassallık mesleğinin ne kadar kutsal bir meslek olduğunu insanlar bir filmle kabul ettiler. Yıllardır bunu kabul etmeleri gerekirdi. Biz burada her gün onarca cenaze yıkayıp kefenleyip, namazını kılıp, defnediyoruz. Bir gün birileri de bizim için aynı işlemleri yapacaklar. Önemli olan üzmeden, kırmadan buraya gelelim”

açıklamalarında bulundu.

“BEN HALA O ANNENİN SABRINI UNUTAMIYORUM”

Başından geçen bir olayı anlatan Kar,

 “2011 yılında 27 yaşında genç bir kardeşimiz 7. kattan aşağı düştü ve hayatını kaybetti. Biz o cenazeyi yıkadık, kefenledik, annesi çocuğunu görmek için geldi. Anne de bir damla gözyaşı yok ve geldi oğlunun yüzünü açtı, alnında öptü ve dedi ki, ‘Oğlum Allah’tan geldik, Allah’a döneceğiz, Peygamberimize komşu olasın, benim hakkım sütüm sana helal olsun, bugün sen gidiyorsun yarında biz ahirete gideceğiz. İnşallah orada cennette buluşacağız’ dedi. Bu olayın üzerinden 15 yıl geçmiş ben hala o annenin sabrını unutamıyorum. Bu da insanın imanının ne kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor. İstesek de istemezsek de ölüm hepimize gelecek. Rabbimizin istediği ölçüde sabır göstermeyi Allah hepimize nasip etsin”

 şeklinde konuştu.

“BİZ BİRİLERİNİ YIKARKEN, BİRİLERİ DE BİZİ YIKAYACAK”

Bir diğer deneyimli gassal, 13 yıldır aynı mesleği icra eden Hamit Tan ise,

“Bakabilene maneviyatı yüksek bir işle uğraşıyoruz. Bu işin zorluğu da var çama sevabı daha çok, mertebesi yüksek. Cenabı Allah insanı yarattı, bir sünneti yaratmak diğer sünneti de öldürmek. Her iki Sünnetullahı da değişmez. Esas olan ölüm anında imanla gitmek, imanla amel etmek, hayatımızı imanla amel etmektir. İstesek de istemezsek de şu teneşire yatacağız. Biz birilerini yıkarken, birileri de bizi yıkayacak”

 şeklinde konuştu.

“ONUN KIYAMETİ BURAYA YATINCA KOPUYOR”

Kadın gassal Nuray Akyol ise,

“Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı bünyesinde 2 yıldır gassalım. Gassal dizisi popüler olmadan önce insanlar gassallık mesleğinin ne olduğunu bile bilmezlerdi. Bu diziyle birlikte birçok insan gassallık mesleğini öğrendi. İnsan sevdiğini kaybetmediği sürece, insanlar her zaman gasilhaneye, gassallara hep soğuktu. İnsan ne zaman ki yakınını kaybedip bu teneşire yatırdığı zaman gassalığı da maneviyatı da anlıyor. Buranın korkulacak bir şey olmadığını anlıyorlar. Şu teneşire yatan ölü bizde olacağız, bizim yakınımızda olacak. Onun kıyameti buraya yatınca kopuyor. Buraya yatan her cenazeyi kendimiz olarak görüyoruz ve bir gün bizleri de bir gassal yıkayacak”

dedi.

“GENÇLERİN BİR ANLIK HATASI HERKESE MAL OLUYOR”

Akyol, özellikle gençlere seslenerek, intihar olaylarında aileler üzerindeki etkilerini anlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Bizi en çok cenaze yakınları yaralıyor. Ben gençlere özellikle sesleniyorum; intihar eden gençler oluyor, yakınlarının ne kadar acı içinde olduklarını görseler, yaptıklarına pişman olurlar. Asla bu düşünceye kapılmazlardı. Geride kalana zor, onların feryatları, figanları yüreğimizi parçalıyor. Gençlerin bir anlık hatası herkese mal oluyor. Cenazenin maneviyatı bu odadır, buradan çıktıktan sonra yakınların acısıyla yanarız. En çok acıyı onlar çekiyorlar, hele de cenaze bir gençse bir bebekse acısı daha büyük oluyor."

Muhabir: Besime Güner