“ALIŞVERİŞLERİNİZİ DEPREM BÖLGESİNDE YAPIN”


Busabahmalatya.com’a konuşan Avcı yaşanılan felaketten etkilendikleri fakat her şeye rağmen Malatya’da kalıp mücadele ettikleri belirterek şu şekilde konuştu:
“Şu an eski işimizin yüzde 10’u var çünkü memleketimizde insan kalmadı. Bütün halkımız göç yaptı. Eski iş tabii ki olmaz işi hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu durumda hani umut olmak adına kapılarımızı açtık, sabırla bekliyoruz. Yıkılan bir şehir var. Ama bu demek değildir ki şehir terk edilecek. Bir enkazı bir yıkımı kaldırabilmek için öncelikle tüm halkın memleketine dönmesi gerekiyor ve özellikle şunu söylüyorum, vatandaşlarımız alışverişlerini deprem bölgelerinde yapsınlar. Ticaretlerini deprem bölgelerinde yapsınlar. Çünkü burası ne kadar çok kalabalık olursa esnaf o kadar çok iş yapacak. Bu vesileyle esnaf, elektrik yakacak, elektrik ödeyecek, vergi ödeyecek, işçi çalıştıracak. Hem deprem bölgesindeki işsizliğe katkıda bulunacak O yüzden Malatya halkına diyorum ki, lütfen memleketinize dönün. Burayı eskisi gibi büyük şehre dönüştürelim. İnsanlar kaçarak, oturarak, depremzede moduyla bu enkazı kaldıramaz. Gün birlik günü. Herkes bir arada el ele olacak. Herkes bir şeylerin ucundan tutacak.”

“ÇOK BÜYÜK HASAR ALDIK”


Depremlerin üzerinden hemen hemen bir ay geçmeden dükkânlarını açtıklarını söyleyen Salih Gelerli, “Yaşanılan asrın felaketi dediğimiz bu yüzyılın depreminde tarihte hiç eşi benzeri görülmemiş bu büyük depremde maalesef diğer illerde olduğu gibi Malatya ilimiz de çok büyük bir hasar aldık. Çok büyük can kayıpları verdik. Depremin ilk gününden bugüne kadarki yaşadığımız süreç çok zordu. Depremin ilk yirmi günü, yirmi beş günü dükkâna gelemedik. Şubat'ın ilk haftası yaşanan depremden sonra Şubat’ın sonundan bugüne kadar hem gece hem gündüz burada kaldık. Kendi imkânlarımızla, aynalarımızı yapıştırdık, fayanslarımızı yaptık, boyamızı yaptık. Allah'a şükürler olsun buradayız. Rabbim herkese bir kolaylık versin. Deprem olduğu hafta zaten ne işi düşünebildik ne şey. O yirmi günlük süreçten sonra hemen hemen her gün buradaydık. Rabbim kolaylaştırsın inşallah” dedi.
6 Şubat’tan sonra satış yapamayacaklarını düşündüklerini söyleyen Gelerli, tam tersi satışların olduğunu günlük olarak şatış yaptıklarını belirtti.

“NEFES ALABİLİYORSAK UMUT VAR DEMEKTİR”


Yaşanılan depremlerin herkesi olduğu gibi kendilerini de etkilediğini söyleyen gelinlikçi esnafı Yıldız Sarıdoğan, “Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Malatya'dan giden vatandaşlarımızın hepsinin geri dönmesini istiyoruz. Nefes alabiliyorsak umut var demektir. 6 Şubat’tan sonra hayatımız gerçek anlamda mahvolmuş durumda. Nisan ayının 18’inde dükkanımızı açabildik. Çok şükür hareket var. İnsanlarımızın bize ihtiyacı var. Gelinlik ve abiye üzerine çalıştığımız için illa ki ihtiyaç oluyor. Düğünlerimiz oluyor, nikâhlarımız oluyor. Satışlarımız eskiye nazaran bayağı bir geride şu anda. İnşallah daha iyi olacak” ifadelerini kullandı.

Ramazan Bayramı itibarıyla randevulu bir şekilde dükkanlarını açtıklarını söyleyen Elif Şaşa, “Depremin ilk olduğu zamanlar bu sektörde bu kadar hareketlilik olacağını tahmin etmiyorduk. Ama elhamdülillah çok şükür insanlar normal hayata dönmeye başladı. Bu sektörde de en azından böyle geniş kapsamlı bir düğün olmasa da gelinlik giyip nikâhtan çıkmaya karar verdiler. Bizler de mağazamızı açtık. Mağazamızda herhangi bir sıkıntı yok” dedi.

“ÇALIŞMALAR ÇOK YAVAŞ İLERLİYOR”


Esnaf olarak dükkânlarını açmak zorunda olduklarını söyleyen Şaşa, “Bizler de ışıklarımızı açmak zorundayız. Tamamen evlerini, iş yerlerini kaybedenler için devletin, belediyenin daha hızlı çalışması lazım. Şehrin en kısa zamanda düzeltilmesi lazım ki insanlar kendilerini güvende hissederek gelebilsinler. Bunun için halktan çok önce devletin ve belediyenin çalışması lazım. Çünkü Malatya’da çalışmalar çok yavaş ilerliyor. Bu süreç hızlanırsa bizim halkımız zaten dönecektir. Bu güveni vermek lazım vatandaşlara. Esnaf olarak bizler buradayız diğer arkadaşlarımız da artık her gün ışıklarını açmaya başladılar. Esnaf olarak çalışabilmemiz için halkın da gelmesi gerekiyor, gelmesi için de halka o güveni vermek gerekiyor” şeklinde konuştu.

Muhabir: Ömer Ali Delibaş