Hamidiye Mahallesi sakinleri yıllardır emek verdikleri ve güçlendirme ruhsatı alarak sağlamlaştırdıkları binaların yıkılacağını iddia ederek, yetkililerin verdiği çelişkili bilgilerin yarattığı mağduriyetin giderilmesini talep ettiler.

Vatandaşlar rezerv alan ilan edilen bölgede sağlam yapıların korunmasını ve süreç hakkında daha şeffaf bilgilendirme yapılmasını bekliyor.

"GÜÇLENDİRME YAPMAMIZA RAĞMEN YIKIM KARARI ÇIKTI"
Depremlerden sonra binalarına güçlendirme yaptıklarını söyleyen ve 32 yıldır o bölgede esnaf olan Bayram Ekici,
“Depremlerden sonra binamıza orta hasar raporu verildi. Çevre Şehircilik Müdürlüğüne müracaat ettik, bize güçlendirme ruhsatı verildi. Üniversiteden hocalar kontrol ettiler, karot aldılar ve güçlendirmeye uygun olduğunu söylediler. Bizde binamıza güçlendirme yaptık, 6 milyon TL masraf ettik. Bu süreçte nerdeyse 15 kere belediyeye gittik ve buranı rezerv durumunu sorduk. Rezerve alınmayacağını söylediler. Alınsa bile sizin binanızın güçlendirme ruhsatı olduğu için koruma altına alınır, denildi. Şimdi de gelmişler, burası rezerve alındı, yıkılacak, çıkın, diyorlar. 15 gün içinde burayı boşaltın diyorlar, biz nereye gidelim. Biz belediyeye gittik, bize diyorlar ki, burası bir buçuk yıldır rezerv de siz biliyorsunuz. Burası rezerv alan ise niye bize oturma ruhsatı verdiniz, neden iskanımızı aldık, neden abonelik verildi. Biz binamızın yıkılmasını değil, korunmasını istiyoruz. Keşke yıkılsaydı ortada kalsaydık bundan daha iyiydi. Burayı yıkıp boşaltmak çözüm değil, binamız sağlamsa kalsın istiyoruz”
ifadelerini kullandı.

“HAZİRANA KADAR MÜSAADE VERİN”
Mahallede dershane işleten Turgay Bal ise, bina hakkında tam hasarsız raporu olduğunu belirterek yetkililerden çözüm beklediklerini ifade etti:
“Yaklaşık bir hafta önce kapımıza asılan tebligatla burayı 15 gün içerisinde boşaltılmamız isteniyor.biz bir dershane işletiyoruz ve şu anda bir eğitim kurumu olduğumuz için hali hazırda devam eden bir sürecin içerisindeyiz. Haziran ayında bir sınav yapılacak ve o sürece kadar yetkililerden müsaade istiyoruz. Çünkü bu çocukların hiçbir şekilde mağdur olmadan sınava hazırlanmaları gerekiyor. Bu konuyla ilgili belediye başkanıyla, çevre şehircilikle görüştük. Binamız raporlarda tam hasarsız bir binadır. Burası ısrarla yıktırılmak istense dahi bari haziran ayına kadar müsaade verilsin. Buranın rezerv alanda olduğunu biz biliyorduk ama biliyormuşuz gibi muamele ediyorlar. Rezerv alana girildi mi, ihalesi yapıldı mı, çalışmalar ne zaman başlayacak şeklindeki hiçbir sorunun cevabını bilmeden bizden burayı bir an önce boşaltmamızı istiyorlar.”

“DEPREM ÖLDÜRMEZ BİNALAR ÖLDÜRÜR, CEHALET ÖLDÜRÜR”
Malatya’da esnaflık yapan Hüseyin Kahraman,
“Malatya’da 35 yıldır esnaflık yapıyorum. Hamidiye Mahallesi Antepli Sokak’ta iş yerimiz var. Biliyorsunuz bir deprem yaşadık. Depremi yaşamamızın dışında bir de beklemediğimiz kaotik bir ortam yaşadık. Hepimiz için büyük bir yıkım oldu. Deprem bize şunu öğretti, deprem öldürmez binalar öldürür, cehalet öldürür”
dedi.

"6 MİLYON TL HARCADIK, BİNAMIZ SAĞLAM"
Yapılan güçlendirme çalışmalarının ardından binalarının sapasağlam olduğunu söyleyen Kahraman,
“Bizim binamıza orta hasar raporu verildi. Binamız çok hasarlı değildi ama ilk zamanlarda orta hasar verildi. Orta hasarlılarda belli bir süre vardı, itiraz edilince güçlendirme yapabilme hakkına sahip oluyorduk. Biz itirazda biraz geciktik, süre bitmişti. Orta hasarlı ama binamızı en sağlam şekilde güçlendirdik. Biz kendi canımızın, malımızın düşmanı değiliz. 16 daire var ve İnsanlar burada huzurlu, güvenli bir şekilde oturuyor. Depremlerden sonra 15 bine yakın büyük küçük artçı deprem atlattık. Binamızı güçlendirdikten sona bir çizik dahi oluşmadı. 6 milyon TL’ye yakın bir masrafımız oldu. Binamızın yıkılması milli servete zarar verecektir. Böyle bir binayı 200 milyon TL’ye yapamazsınız”
ifadelerini kullandı.

“KOCA ŞEHİR ANKARA’DAN YÖNETİLİYOR”
Malatya’nın Ankara’dan yönetildiğini vurgulayan Kahraman,
“Burada hasarsız binaları yıkmak istiyorlar. Ekonomik olarak zor durumda olan bir ülkeyiz. Bu bölge rezerv alan ilan edildi ve 2-3 gün önce bize tebliğ ettiler. Kendi sokağımızda sağlam 7-8 tane bina var ve yıkılmasını istemiyoruz. Biz, derdimiz anlatacak sorumlu kimseyi bulamıyoruz. Koca şehir Ankara’dan yönetiliyor. Biz Battalgazi Belediye Başkanımızla görüştük, sıkıntımızı anlattık, sağ olsun bizimle ilgilendi ama bir şey yapamıyoruz, diyor. Lokalde buraya yönetecek birisi yok. Biz binalarımıza ciddi masraflar harcadık, şimdi de yıkacağız çıkın, diyorlar. Bizim olduğumuz bölgeyi rezerv alandan çıkarsınlar. Sağlam binaları yıkarak günahlarınızı affettiremezsiniz”
şeklinde konuştu.

"BİZE ÖNCEDEN REZERV ALAN OLMAYACAĞI SÖYLENDİ"
Mahalle sakinlerinden Aysun Gülbaş, yetkililerin çelişkili açıklamalar yaptığını belirterek,
“Bize daha öncesinde buranın rezerv alana girmeyeceğini söylediler. Ancak geçen perşembe günü aniden gelip yıkım kağıtlarını yapıştırdılar. Belediyeye gittik hiçbir sonuç alamadan elimiz boş döndük. Bize ne konteyner veriyorlar ne de toplu yer gösteriyorlar ne de taleplerimizi dinliyorlar. Çevre Şehircilik müdürlüğünden konteyner talebinde bulunduk ama bize konteyner vermiyorlar. Konteyner verirlerse bina sahibi kira desteği alamayacak. Bina sahibi de bunu kabul etmeyeceği için ben ne yapacağım, nereye gideceğim, eşyalarımı nereye bırakacağım. Bizim sesimizi duyan yok”
diye sözlerini noktaladı.
