Depremlerden sonra Malatya’nın birçok farklı noktasına konteyner kentler kuruldu. Depremde evi yıkılan veya ağır hasar alan on binlerce vatandaş bu konteyner kentlerde 6 bayramdır ikamet ediyor. Konteynerde yaşamanın zorluğuna değinen vatandaşlar, gözyaşları içerisinde bir an önce evlerine kavuşmak istediklerini söylediler.

“GİDECEK YERİM YOK”

Depremzede Fadime Coşkun,

“Depremlerden önce üçgen parkın orada oturuyordum. Evim çok eskiydi ancak depremlerde ağır hasar aldı ve henüz yıkılmadı. Yakında o da yıkılacak. Bana Çamurlu’da ev çıktı, bu eski evim yıkılmayana kadar bana anahtarı teslim etmeyeceklerini söylediler. Bir karar çıktı evi olanları konteynerde çıkaracağız diyorlar ama ben evimin daha anahtarını teslim almadan beni buradan çıkartmasınlar. Gidecek yerim yok”

dedi.

“BİZ KEYFİYETTEN BURADA KALMIYORUZ”

Zor şartlar altında konteynerde kalmaya mecbur olduklarını dile getiren Coşkun,

“Konteynerde yaşamak kolay değil. Gelen giden bize diyor ki, siz bedava yaşıyorsunuz. Ancak şunu bilmiyorlar ki, biz burada kalmaya mecburuz. Benim gibi burada yüzlerce yaşlı insan var, hasta insan var, tek kalan insan var. Ben de her türlü hastalık var, ben bu teneke yerde yaşamaya zorlanıyorum. Allah devletten razı olsun, burası da olmazsa dışarı da kalacağız. Ama insanlar bunu bilmiyor, biz keyfiyetten burada kalmıyoruz, bizim ne zor şartlar altında yaşadığımızı bilmiyorlar. Yeter ki, evimin anahtarını teslim etsinler bir dakika burada durmam”

şeklinde konuştu.

“ÇOK GÜZEL BAYRAMLARIMIZDI AMA ŞİMDİ YOK”

Eski bayramları anımsatan Coşkun,

“Burada altıncı bayramı geçiriyoruz. Yaşlı olsun genç olsun bu küçücük konteyner de bir tas yemek hazırlamak eziyet. Eskiden evimizde birkaç gün evvelden sarmalar, analıkızlı köfteler, dolma köfterleri, sütlaçlar, baklavalar, kadayıflar hazırlıyorduk. Bayramlarda akrabalarımız, komşularımız gelecek diye hazırlık yapardık. Şimdi saygı yok, büyük yok, küçük yok”

diye konuştu.

“EVİMİZ YIKILDI GELEN GİDENİMİZDE KALMADI”

Bayramlarda kapılarının çalmadığını belirten Coşkun,

“Evimiz yıkıldı gelen gidenimizde kalmadı, bayramlarda kapımız çalacak kimsemiz kalmadı. Bir tek çocuklar kaldı işte, onlar geliyor şekerlerini alıyorlar gidiyorlar. Gençliğimizde yaşadığımız o eski bayramlarımız kalmadı”

sözlerine ekledi.

“DEPREMDEN KURTULDUK AMA KURTULMAYA HİÇ SEVİNMEDİK”

Bir başka depremzede Emine Yıldırım ise, konteynerde yaşamamanın zorluğunu gözyaşları içerisinde anlatarak şu ifadeleri kullandı:

“Konteyner kentte bayramlar eskisi kadar olmasa da iyi geçiyor. Bizler burada sağız ama ölüyüz. Depremden kurtulduk ama kurtulmaya hiç sevinmedik. Ölenler gitti kurtuldu. Bizler hala sürünüyoruz. Depremden önce Çavuşoğlu Mahallesi’nde oturuyorduk. Kiralık olarak kaldığımız binayı içinde eşyalarla birlikte yıktılar. Biz konteyner kentte oturuyoruz, bize bir an önce ev istiyoruz. Buralarda perişan olduk. Bayram dolayısı ile kendimizi avutuyoruz ama o durumu yaşayan bilir. Bir de 21 metrekare alanda oturan 4 kişiyi Allah bilir.”

“BURADA YAŞAMAK KOLAY DEĞİL”

Bir an önce evlerine kavuşmak istediklerini vurgulayan Coşkun,

“Depremlerden önce biz elektrik, su, doğalgaz her faturamızı ödüyorduk, evimiz yıkıldı konteynerde mecbur kalmak zorundayız diye insanlar bedava oturduğumuzu düşünüyorlar. Burada yaşamak kolay değil ama evimizi verseler bizde buradan çıkmak istiyoruz. Biz kimseden yardım istemiyoruz, sadece evimizi istiyoruz. Çok şükür çalışıyoruz, kazanıyoruz, yeter ki bize ev versinler. Bir an önce buradan çıkmak için çok dua ediyorum”

dedi.

Muhabir: Besime Güner