Malatya 6 Şubat depremlerinde büyük yıkımlar aldı. Vatandaşlar evlerini, iş yerlerini ve canlarını kaybetti. Birçok tarihi yapılar zarar gördü. Turizme açık yerlerden biri olan Malatya’nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Gündüzbey Mahallesi tarihi ve kültürel yapıları zarar gördü. Depremden bu yana Gündüzbey için bir şey yapılmadığını söyleyen Muharrem Çorum, “Gündüzbey’e hiçbir iş yapılmadı. Hiçbir kazma vurulmadı. Millet perişan. İnsanların hepsi güneşin alnında konteynerde oturuyorlar” dedi.

“HİÇBİR KAZMA VURULMADI”
Depremden sonra Gündüzbey’e hiçbir çalışma yapılmadığını söyleyen Muharrem Çorum,
“Gündüzbey de doğdum. Gündüzbey’e hiçbir iş yapılmadı. Hiçbir kazma vurulmadı. Millet perişan. İnsanların hepsi güneşin alnında konteynerde oturuyorlar. Aha yapacağız diyorlar ama hiçbir şey görmüyoruz. Her an bir şey çıkacak diye millet gergin. Tarihe yapılara gelip rakamlar veriler ama ne olacağını söylemiyorlar. Kendileri de bilmiyor”
diye konuştu.

“GENEL OLARAK BİR BELİRSİZLİK HÂKİM”
Eczacı Büşra Karaaslan, Gündüzbey’de faaliyete geçse de her şeyde belirsizlik olduğunu ifade ederek,
“Eczanemiz 2 aydır faaliyette. Burada bir eczane ihtiyacı olduğu için buraya eczane açma talebinde bulunduk. Gündüzbey’de faaliyete geçtik ama her şey çok belirsizdi. Dükkânda olmadığı için bir 2 dükkândan birini seçmek zorunda kaldık. Ama şu anda Kültür Bakanlığı ya da konakların yapımı, yol çalışmaları hepsi belirsiz olduğu için de ne yapacağımız konusunda biz de hem yeni bir iş açtık hem yeni faaliyet göstermeye çalışırken bir yandan da endişelerimiz var. Buralar sağlam olduğu halde yıkılabilir. Genel olarak bir belirsizlik hâkim. Kültür Bakanlığı tarafından bir bilgi gelmedi. Tarihi yapıları incelediler ama çok fazla hasar olduğu için geri dönüşüm yapmayı düşünüyorlar”
dedi.


“GÜNDÜZBEY'İ GÜNDÜZBEYLİLERE BIRAKILMASINI İSTİYORUZ”
Belirsizliklerin ortadan kalkmasını ve Gündüzbey’in rezerv alan olmasını istemediğini vurgulayan market çalışanı Furkan Karaaslan,
"Gündüzbey Mahallesinden market işletiyoruz. Şu an Gündüzbey’de bir belirsizlik var. İhaleler tam verilmedi. Gündüzbey'in bir ara rezerv alanı olma durumu vardı. Biz Gündüzbeyli olarak rezerv alanı olmasını istemiyoruz. Çünkü halk kendi doğasını bozmak istemiyor. Herkes kendi yerine evlerini yapmak istiyor. TOKİ yapılacaktı ama şu an ihalede belirsizlik var. Önce haziran dediler ve temmuz oldu. 10 aydır bir şekilde oyalanıyoruz. Daha bir gelişme yok ve bekliyoruz. Her yer enkaz. Gündüzbey’de bir belirsizlik var. Bir an önce el atmalarını istiyoruz. Burası turistik bir belde. Şu anda burada hiçbir bakım yok. Gündüzbeydeki evlerin yüzde 80'i yıkıldı. Çoğu insan göç etti. Bağı, bahçesi olanlar burada kaldı. Bir an önce TOKİ'nin yapılmasını ve imara açılarak herkesin kendi yerinde yapılmasını istiyoruz. Gündüzbeyin rezerv olmasını istemiyoruz. Gündüzbey'i Gündüzbeylilere bırakılmasını istiyoruz. Belediyenin ve imar işlerinin önce imara açılmasını istiyoruz. Çünkü halk şu an evini yapmıştı. Yıkılma durumu var diye prefabrik evde de izin vermiyorlar. Kimse bir çivi çakamıyor. Gündüzbey halkı olarak bir an önce çözülmesini istiyoruz"
ifadelerini kullandı.


“TARİHİ YERLER DEĞİL GÜNDÜZBEY YERLE BİR OLDU”
Eyüp Aksu, Gündüzbey’de bir çalışma yapılmadığını ve ilgilenin olmadığını söyleyerek,
"Gündüzbey'de şu an hiçbir gelişme yok. Net bir bilgi veren yok. Şu an esnafların hepsi konteynerde. Aşırı sıcak inan ki insanın çalışma isteği bile gelmiyor. 18 ay oldu şu an Gündüzbey’e bir çivi çakılmış değil. Baya bir göç aldık. Maalesef ilgilenen yok. Net bilgi veren yok. Büyük bir kararsızlık var. Sadece beklemedeyiz. Tarihi yerler değil Gündüzbey yerle bir oldu. Geliyorlar ölçüyorlar, biçiyorlar ama net bir açıklama yapan yok. Büyük bir kararsızlık var. Zaten insanları en çok yoran bu. Şu an Gündüzbey’de hasar almamış evlerimiz var. Fakat yan tarafında ağır hasarlı evler olduğundan dolayı insanlar evinde oturamıyor. Gündüzbey’de hayat rezalet. Ben esnafım konteynerin içi ateş. İnanın iş yerimde oturamıyorum. İstiyorum ki hiç müşteri gelmesin. Bu sıcakta konteynere bizim başımızdakiler gelseler içerde 1-2 saat otursalar ne demek istediğimi iyi anlayacaklar. Tarihi küçük camimiz vardı ve çalışması başladı. Keşke önce evlere başlayıp da daha sonra camiye başlamış olsalardı daha güzel olurdu"
şeklinde konuştu.

“SUYU BİR KOCA MALATYA'YI BESLEYEN BİR YER”
Son olarak devlet büyüklerine seslenen Bayram Ulutaş,
"Depremden bu yana hiçbir kazma vurulmadı. Hiçbir işlem yapılmadı. Milletvekilleri bile gelmiyor. Ne yakıncaya girdiğine gündüz veya geliyor ne yukarıya gidiyor. Bunlar çok Kaldı. Yani bu taraflar. Yani bu kadar sahipsiz kalınacak bir yer değil ki. Gündüz Bey turistik bir bölgeydi. Suyu bir koca Malatya'yı besleyen bir yer. Böyle bir yere bir kazma vurulmazsa peki buranın hali ne olacak acaba ben devlet büyüklerine sesleniyorum. Gelsinler görsünler”
ifadelerine yer verildi.
