MEHMET TEVFİK CİBİCELİ
Eğitimci Diren Işık, çocukların minik kahramanlar ve küçük mucitler olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Çocuklarla çalışmanın hem çok zor hem de maneviyatının çok yüksek bir duygu olduğuna değinen Işık “ Mesleğim hem kızgınlığı hissettiğim, aynı zamanda da paylaşımı öğrendiğim bir duyguyu yani 10 duyguyu aynı anda yaşadığım bir meslek grubu.” dedi.
BUSABAH TV’de her hafta Pazartesi günü saat 16.00’da yayınlanan ve moderatörlüğünü Yunus Şahin’in yaptığı “Psikoloji ve Hayat” programının bu hafta ki konuğu Eğitimci Diren Işık oldu.
Dil gelişiminin özellikle 3 ile 6 yaş aralığında önem arz ettiğini belirten Diren Işık, “ Okul öncesi dönem çocuğun hem kendi gelişimi için hem de diğer döneme etki ettiği için çok kritik bir dönem. Bu süreçte çocuğa nasıl yatırım yaparsak bize ilerleyen süreçlerde bu şekilde geri dönecek. Dil gelişimi genellikle 3 ile 6 yaş arasında başlıyor ama bazı araştırmalara göre dil gelişimi 3 aylıkken de başlayabiliyor. Örneğin bazı bebekler üzerine yapılan araştırmalarda bebekler çok yönlü olduğu ortaya çıkıyor yani bebekler 3 aylıkken bile diğer dillere de yatkın sesler çıkarabiliyor ama ebeveynleri tek dilli, olduğu için bebekler bir süre sonra tek dil üzerinden sesler çıkarmaya başlıyor.” şeklinde konuştu.
Ebeveynlerin İngilizce konuşmasından çocuklarında etkilenebileceğini söyleyen Işık, anne ve babaların İngilizce şarkılar açıp çocuğa dinletmeleri ile bilinçaltında üretim yapabileceklerini ifade etti.
“HER ÇOCUK MATEMATİK ÖĞRENMEK ZORUNDA DEĞİL”
Dilin hem edinim hem de sonradan öğrenmek yoluyla ikiye ayrıldığını belirten Işık, “ Bizim ana dilimiz edinimle yani doğuştan öğrendiğimiz bir dil ama bizim öğrettiğimiz ikinci bir dil İngilizce veya Almanca gibi diller sonradan kazanılan öğretilen diller. Öğretilen dillerin kalıcı olabilmesi için daha sonra kazanımlandırılması gerekir. Küçük yaşta elde edilen kazanımlar ilerleyen süreçlerde çocuğun özgüveni artırarak, evrensel bir dili öğrenmesine ve konuşmasına katkı sağlayacak. Bazı anne babalar dil gelişimine çok önem vermezler, ben bu yaklaşımı yanlış buluyorum çünkü her çocuk ya da her insan matematik öğrenmek zorunda değil. Matematikte başarılı olmak zorunda değil, belki o çocuğun farklı bir alanı var mesela ben İngilizce derslerine girerken çok farklı yeteneklerini keşfettiğim ve onları farklı alanlara yönelttiğim çocuklar var. İngilizce dersine giriyorum ama bakıyorum çocuk müzik alanında başarılı. Ben böyle durumlarda aileleri bilgilendiriyorum ve aile de çocuğu bu alanda yönlendiriyor.” İfadelerine yer verdi.
Çocukların farklı bir dünyasının olduğunu söyleyen Diren Işık, çocukları anlayabilmek için bazen bir masal kahramanı, bazen bir anne veya baba olabilmek gerektiğini ama bu figürleri çocuğun hayal dünyasına bırakmanın önemli olduğunu belirtti.
“ÇOCUKLAR YENİ BİR ŞEY ÖĞRENMEKTEN KORKUYOR”
Çocuk dil eğitimine başlamadan önce biraz korktuklarını ifade eden Işık, “Çocuklar yeni bir şey öğrenmekten korkuyor, dil eğitimine başlamadan önce ilk bir ay kendimi sevdirmekle geçiyor, ben nasıl kendimi çok sevdirirsem çocuk dile de o kadar yatkın oluyor. Derse ilk girdiğim zaman biraz tedirginlik ve korku oluyor, dilleri dönmediği için utanıyorlar, çekiniyorlar ama bu bir süreç içerisinde ilerliyor onlar gerçekten küçük insanlar ve çok şey başarabiliyorlar. Belli bir süre sonra anaokulu çağındaki çocuk ilkokul düzeyinde konuşabilecek hale geliyorlar. Çocuklarla çalışırken velilerden birçok soru alıyorum bazen velilerimizin kafasında şöyle sorular oluşuyor ‘Dil eğitiminde çocuğumun kafası karışır mı?’ ikinci bir dil eğitiminde çocuğunuzun kafası karışmaz. Çocuklar farklı bir dünyaya giriyorlar ama çocukların kafasında bir karışıklık olmuyor. Velilerden aldığım diğer bir soru da ‘Ben çocuğumu üç aydır bir kursa ya da bir İngilizce eğitimine gönderiyorum ama çocuğum neden bana evde anlatmıyor?’ Çocuklar öğretmenlerinin anlattıkları şeyleri bilinçaltına depoluyor. Çocuğu çok fazla baskılarsanız çocukta bir gerileme oluyor. Onu ne kadar rahat bırakırsanız örneğin oyun oynarken bir anda benim anlattığım bir şey çağrışıyor ve çocuk hafızasından İngilizce kelimeleri çıkarıyor. “ dedi.
Eğitim sisteminin parçadan bütüne ve bütünden parçaya şeklinde ilerlediğini dile getiren Işık, 3 yaşındaki bir çocukla 6 yaşındaki bir çocuğa aynı eğitimi vermediğini söyledi.
“ŞARKILARLA ÖĞRENMEYİ SEVİYORLAR”
3 yaşındaki çocuklara hafifleştirilmiş bir eğitim verdiğini ifade eden Diren Işık, “Okul öncesi dönemde çocuklara dil bilgisi veremiyoruz o yüzden öğretimi biraz daha zor oluyor. Renkler ve sayılarla ilerleyen süreçlerde ilk başta kelimeler üzerinden gidiyorum, 2-3 ay sonrada o kelimeleri birleştirmeye yönelik oyunlar oynuyoruz, özellikle 3 yaşındaki çocuklar şarkılarla öğrenmeyi seviyor. Ben hep derste şarkı söylerim ve oyun oynarım. Ben de onlar gibi bir çocuğum derste. Okul öncesi eğitimde dil bilgisi veremediğimiz için çok fazla görsel kullanmak zorundayız. Bu görseller sayesinde akılda kalıcılık da artıyor. Ben dili öğretmekten ziyade onlara kazanımlandırmak istiyorum. 3 ile 6 aylık dönemde çocuklar hiçbir yere görülmemiş bir zekaya sahip oluyorlar bu dönemde öğrendiklerini hiçbir şekilde unutmuyorlar mesela pandemi döneminde eğitimimin arasına bayağı uzun bir süre girdi ama çocuklar geri döndüğünde öğrendiklerini unutmamışlardı.” Şeklinde konuştu.
Dil eğitiminde velilerden özellikle çocukları sıkıştırmaları ve ısrarcı olmamalarını beklediklerini ifade eden Işık, okulda verilen eğitimlerin anne ve babalar tarafından evde de desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
“YETER Kİ ONLARA İNANIN”
Sektörde en çok karşılaştığı sorulardan birinin de ailelerin çocukları küçük olduğu için İngilizce öğrenemeyeceklerini düşündüklerini söyleyen Işık, “Küçük insanlar çok şey başarırlar yeter ki onlara inanın. Dilde böyle bir şey veliler çocukları anaokulu çağında oldukları için yeni bir şey öğrenmelerinin zor olacağını düşünüyorlar. İlk başlarda çocuğun öğrenmesi biraz zor oluyor ama vakit geçtikçe 3 ay ile bir yıl arasında çocuk artık kendini ifade edebilecek hale geliyor. Yaklaşık 5 yıldır bu sektörün içindeyim bir yılda artık çocuk kendi ihtiyaçlarını söyleyebiliyor, nasılsın sorusuna cevap verebiliyor. Bir de şöyle bir algı var eğer çocuk İngilizceyi tam anlamıyla öğrenirse Türkçe veya diğer bildiği dillerde sorun yaşacağı tahmin ediliyor. Bir örnek vermem gerekirse gittiğim anaokullarından bir tanesinde Arapça dersleri veriliyor daha sonra ben geliyorum hemen üstüne İngilizce dersleri veriyorum ama bu çocuklar normal hayatlarında Türkçe konuşuyorlar ve bu çocukların Türkçeleri, İngilizceleri veya Arapçaları birbirine karışmıyor. 6 yaş grubu çocuklar o kadar zeki ki sizi sorgulayabiliyorlar, size sorular yöneltebiliyorlar bence bu çok güzel bir şey.” İfadelerini kullandı.
Son olarak velilere tavsiyelerde bulunan Eğitimci Diren Işık, okulda öğretilen programın takip edilmesi gerektiğini ve okulda işlenen konularla ilgili yabancı şarkılar veya çizgi filmler izletilerek okulda verilen eğitimin evde de desteklenmesini ve çeşitli etkinliklerle çocukların bilinçaltına işlenmesi gerektiğini vurguladı.