Dedesinden ve babasından devraldığı mesleği üçüncü kuşak olarak sürdüren Mesut Adanur, kışlık hazırlıklardan doğru saklama yöntemlerine, Doğu mutfağının vazgeçilmezi olan isot ve acı tutkusundan artan maliyetlerin satışlara etkisine kadar merak edilen pek çok konuyu değerlendiren deneyimli esnaf, tüketicilere uyarılarda bulundu.
50 Yıllık Meslek Mirası
Mesleği üçüncü kuşak olarak sürdürdüklerini belirten Adanur, bu sektörde 50 yılın üzerinde bir geçmişe sahip olduklarını ifade etti. Dükkandaki ürünlerin kullanım alanlarına göre ayrıldığını söyleyen Adanur, hem mutfakta yemeklerde tercih edilen baharatların hem de şifa amaçlı kullanılan bitkisel ürünlerin eşit oranda talep gördüğünü belirtti.

Kışın Acıbiber ve Bitki Çayları Öne Çıkıyor
Mevsim şartlarına göre tüketim alışkanlıklarının değiştiğini vurgulayan Adanur
“Yazın sıcaklar nedeniyle acı tüketimi düşüyor. Kış aylarında ise sulu yemeklerin artmasıyla salça, acı biber ve karabiber satışlarının yükselir. Yine kışın soğuk havalarda ıhlamur ve adaçayı gibi bitkisel çaylara talep artar. Hamur işleri için en çok susam, haşhaş, küncü ve çörek otuna ilginin artıyor”
dedi.

Bölge Halkının Vazgeçilmezi: İsot ve 7 Türlü Baharat
Bölge mutfağında acının ve yöresel lezzetlerin yerinin ayrı olduğunu belirten Adanur, Doğu insanının damak tadına vurgu yaptı. Çiğ köfte ve sulu yemeklerin vazgeçilmezi olan isot, pul biber ve 7 türlü karışım baharatın tezgahta en çok talep gören ürünler arasında ilk sırada yer aldığını ifade etti.
Taze ve kaliteli Baharat Nasıl Anlaşılır?
Vatandaşın kaliteli ve taze ürünü ayırt etmesi konusuna da değinen Adanur, baharatın tazeliğinin en iyi tüketildiği an lezzetinden anlaşılabileceğini söyledi. Kurutulmuş biber, patlıcan ve kabak gibi dolmalık ürünlerde ise yeni mahsul ile geçen sezonun ürünü arasındaki parlaklık farkına dikkat çekerek, tüketicinin tazeliği renginden tespit edebileceğini belirtti.

Baharatlar Nasıl Saklanmalı?
Baharatların tazeliğini koruması için saklama koşullarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Adanur, şu tavsiyelerde bulundu:
"Sattığımız pul biber ve sumak gibi ürünlerde tuz, çekirdek ve yağ oranı oldukça düşüktür. Müşterilerimize bu ürünleri saklama kaplarına koymadan önce kendi naylon ambalajı içerisinde buzdolabında muhafaza etmelerini öneriyoruz. Sadece günlük kullanılacak miktar dışarıda kalmalı, kalanı buzdolabında durmalıdır."
Enflasyon Alım Gücünü Düşürdü: Kilo ile Alan Gramla Alıyor
Son dönemde artan girdi maliyetleri ve enflasyonun satışlara yansıdığını belirten Mesut Adanur, çiftçinin elektrik, gübre ve ilaç maliyetlerinin doğrudan fiyatlara etki ettiğini vurguladı.
Alım gücünün düşmesiyle birlikte vatandaşın alışkanlıklarının değiştiğini ifade eden Adanur,
"Eskiden haftada bir çiğ köfte yapanlar artık iki veya üç haftada bir yapıyor. İnsanlar eskiden kilo kilo baharat alırken şimdi gram gram almaya başladı. Bu durum doğal olarak satış miktarlarımızı düşürdü"
diye konuştu.

"Kimyona Bulgur Unu, Zencefile İrmik Katanlar Var"
Tüketicilere hayati uyarılarda bulunan Adanur, piyasadaki hileli ürünlere dikkat çekti. Her ürünün uzmanından alınması gerektiğini vurguladı. Adanur baharatı bilindik güvenilir baharatçıdan almak gerektiği söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:
"Baharat damak tadıdır, lezzettir. Bu yüzden kalite çok önemlidir. Eti kasaptan, meyveyi manavdan, ekmeği fırından aldığınız gibi baharatı da bilindik baharatçıdan alacaksınız. Marketlerde paketlenmiş, ne olduğu belli olmayan ürünleri tercih etmeyin. Kimyonun içine bulgur unu veya mercimek kepeği, zencefilin içine irmik karıştırıp toptan satmaya çalışanlar var. Saf karabiber yediğinizde sizi hapşırtmalı, damağınızı yakmalıdır. Sağlığınız ve damak tadınız için hileli ürünlerden uzak durun, baharatı baharatçıdan alın."

