BUSABAH Medya’yı ziyaret eden ve burada önemli açıklamalarda bulunan AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, kendisine yöneltilen “İthal Başkan Adayı ve Meşaleci” yakıştırmalarına açıklık getirdi. Er, ithal başkan adayı yakıştırmasının çok ayıp bir şey olduğunu ve kendisinin Malatya’nın bir evladı olduğunu söylerken. Meşaleci yakıştırması için de, “Ben 1983 yılında Malatya’dan ayrılan biriyim o yüzden ben buradan ayrıldıktan 20 sene sonra kurulan bir dernek ile ilişkim olamaz” sözlerini söyledi.

Malatya’nın bir evladı olduğunu belirten AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Sami Er, İl Özel İdaresi Genel Sekreterliği döneminde Malatya’ya birçok alanda hizmet ettiğini kaydetti. Malatya’yı çok iyi bildiğinin söyleyen Er, “Ben buranın evladıyım burada büyüdüm herkes gibi üniversite okumak için ilden ayrıldık ama Allah bana Malatya’ya tekrar hizmet etmeyi nasip etti” dedi.
31 Mart’ta gerçekleştirilecek olan yerel seçimlere kısa bir süre kala Malatya’da belediye başkan adayları da şehrin kurum ve kuruluşlarını ziyaret etmeye devam ediyor. Dün de AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, BUSABAH Medya’yı ziyaret ederek burada önemli açıklamalarda bulundu.
Görevinin sorumluluğunun bilincinde olduğuna vurgu yapan Er, bilgi, birikim ve tecrübelerini şehri yeniden ayağa kaldırmak için kullanacağının altını çizdi.

“EN BÜYÜK AVANTAJIMIZ MALATYA’YI ÇOK İYİ TANIMIŞ OLMAK”
Malatya’nın köyleri ve beldeleri başta olmak üzere birçok yerini çok iyi bildiğini söyleyen Er,
“Gerçekten zor bir görev bunun farkındayım, bu göreve ben talip olmadım ama Sayın Cumhurbaşkanımız benim bu görevi en iyi yapacağıma kanaat getirdiği için bana ‘Git ve Malatya’yı ayağa kaldır’ dedi. Bu görev tevdi edilince hakikaten nasıl zor bir görevin omuzlarıma yüklendiğinin bilincindeydim. Malatya’da daha önce bir özel idare genel sekreterlik dönemim var. Bir dönem burada çalıştığım zaman Malatya’nın gitmediğim yeri kalmadı. Malatya’nın köyleri, beldeleri, ilçelerini çok iyi biliyorum. İl özel idaresi olarak biz görev alanımızın dışındaki alanlarda da iş yapardık. Bu vesileyle şehre bayağı bir dokunuşlarımız oldu. 15 yıl sonra ismim tekrar gündeme geldi demek ki bu yukarıda da fark edildi ki aday olarak gösterildik. En büyük avantajımız Malatya’yı çok iyi tanımış olmak. 2014 yılında adaylığımda 97 sayfalık bir proje kitapçığım vardı. Ben teknik mühendis olarak her bölgenin potansiyelini biliyorum, nerede nasıl bir potansiyel enerji varsa ona göre projeler geliştirmiştik. Malatya’yı iyi tanıyoruz, 30 yıl civarında belediyecilik deneyimimiz var. İstanbul’un en seçkin belediyelerinde görev yaptım. Hem özel idarede hem de belediyede tecrübemiz oldu. En son TOKİ’de bir tecrübemiz var. Cumhurbaşkanımızda bu görevi bize tevdi etti. Elbette ki biz bu yükün ağırlığının farkındayız gerçekten zor bir görev olduğunu da biliyorum ama Allahın izni ile halkımızla birlikte sivil toplum kuruluşları, üniversitemizle birlikte şehri yöneterek bunun üstesinden geleceğimize inanıyorum. Tabi bu işler biraz sabır işi. Bütüncül bir yaklaşım yapmak lazım. TOKİ bu işin en zirvede olan kısmıdır gerek konut üretimi gerekse kentsel dönüşüm ile ilgili hızlı bir şekilde çalışarak herkes bir fedakarlık içerisinde olacak ve bu sıkıntıları hep beraber çözeceğiz”
şeklinde konuştu.

“BURADA DOĞDUM, BURADA BÜYÜDÜM”
Bazı kişi ve dernekler tarafından kendisine yöneltilen ‘İthal başkan’ sözüne ilişkin bir açıklama yapan Er,
“İthal başkan yakıştırması çok ayıp bir şey. Çünkü ben buranın evladıyım burada doğdum, burada büyüdüm. Bir de buraya hizmetim dokundu. Ben buranın evladıyım burada büyüdüm herkes gibi üniversite okumak için ilden ayrıldık ama Allah bana Malatya’ya tekrar hizmet etmeyi nasip etti. Birçok görev alanım var ama en zevk aldığım iş il özel idaresi genel sekreterliğiydi. Çünkü insanın doğup büyüdüğü geliştiği memleketine hizmet etmesi gibi zevkli bir şey yok. Bu sözü söyleyenlerden biri bile Malatya’yı benim kadar bilemez. Depremde yanımızda olmayan başkan adayı istemiyoruz dediler. Benim burada iki cenazem oldu, yakınlarımı kaybettim enkaz altında cenazeleri çıkarttık ben bunu şova dönüştürmedim. Herkes kendi derdine düşmüş. Benim geldim ama bunu şova çevirmedim. Biz depremde hep buradaydık”
ifadelerini kullandı.

MEŞALE YAKINLIĞI SORUSUNA YANIT VERDİ
Meşale ile ilgili yakınlığı sorusuna yanıt veren Er,
“Ben 1983 yılında Malatya’dan ayrıldım. Bütün dernekler ve sivil toplum kuruluşları bizim vatandaşımız insanları ayrıştırmamak lazım. Malatya’nın huzur ve barış iklimine ihtiyacı var. Ben 1983 yılında Malatya’dan ayrılan biriyim o yüzden ben buradan ayrıldıktan 20 sene sonra kurulan bir dernek ile ilişkim olamaz”
dedi.

“MALATYA’YI HEP BİRLİKTE AYAĞA KALDIRMAK”
Yöneticilerin hakla iç içe olması gerektiğini belirten Er,
“ Biz ilin Şehrül-Emin’i olacağız. Dolayısıyla insanların bize gelmesine gerek kalmadan biz insanların yanına, ayağına gideceğiz. Mühim olan genel bütçede Malatya’ya ayrılan payın dışında buraya ne getirebildik, ne ilave ettik, genel bütçenin dışında ne gibi projeler getirebildik mühim olan budur. Temel hedefimiz Malatya’yı küllerinden ayağa kaldırmak. Önce işlerimizi yapacağız ama işlerimizi yaparken de insanlarımızla da görüşeceğiz esas olan bir an önce Malatya’yı hep birlikte ayağa kaldırmak. En önemli hedeflerimiz vatandaşlarımızın kalıcı konuta erişmesi ve esnafımızın dükkanına yerleşmesi, bunları bir an önce nasıl gerçekleştirebiliriz bunun gayreti içerisinde olacağız”
diye konuştu.

Tecrübelerinin yanı sıra birçok iş ağına da sahip olduğunu söyleyen Er,
“Aday olarak açıklanmamın ardından ilk evimiz, yuvamız olması hasebi ile TOKİ’ye uğradım. TOKİ başkanımız, başkan yardımcıları ve daire başkanları ile hem özlem giderdik hem de Malatya’yı görüştük. Daha sonra Çevre ve Şehircilik ile şehrin bir an önce ayağa kalkması için neler yapılabilir bunları görüştük. Ankara’da olmamız nedeni ile birçok kurum ile aile gibiyiz. Tecrübelerimizin yanı sıra bir iş ağamız oluştu. Bu ilişkilerimiz Malatya için bir avantaj”
açıklamasında bulundu.
