Bunlarda 80’ine yakınının hekim olduğuna dikkat çeken Berk, “Bakanımızın özellikle Malatya'ya teveccühüyle bin 600 sağlık personeli ve bizim destek personeli dediğimiz temizlikten, güvenlikten sekretere kadar kadro açıldı. Şu an herhangi bir sıkıntımız, herhangi bir personel açığımız yok” dedi.
Malatya İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Erhan Berk, basın mensuplarıyla bir araya geldi. 6 Şubat depremlerinden şimdiye kadar yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler veren Berk, özellikle doktor alnında açık olup olmadığına da değindi.
6 Şubat'ta bir deprem yaşadıklarını ifade eden Berk, depremlerin cumhuriyet tarihinin en büyük felaketi olduğunu söyledi.

“GÜÇLÜ BİR SAĞLIK ALTYAPIMIZ VAR”
Hiçbir vatandaşın sağlık nedeniyle enkazlarda zarar görmediğini belirten Berk,
“Depremlerden en çok etkilenen 4 ilden bir tanesi de Malatya şehrimiz. Çok şükür güçlü bir sağlık altyapımız var. Yani hastanelerimizin hepsi son 10-15 yıl içerisinde yapıldığı için hepsi ayaktaydı. Ve sağlık hizmetlerini vermeye devam ettik. Tabii vatandaşlarda oluşan panik, korku, sağlık personelimizde de olduğu için bir şekilde ve enkazdan çıkarttığımız yaralıların da sadece acil tedavileri değil uzun dönem tedavilere de ihtiyaçları olduğu için bunların rehabilitasyonu, ameliyatları, yatak süreleri o dönemde Bakanlığımızın ve Milli Savunma Bakanlığı'nın da desteğiyle 189 vatandaşımızın acil problemlerini, ameliyatlarını yaparak özellikle Ankara, İstanbul'a nakillerini de sağladık. Çok şükür hiçbir vatandaşımız enkazda sağlık yüzünden zarar görmedi. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Bin 237 vatandaşımızı kaybettik. 12 tane de sağlıkçı kardeşimiz vardı. Allah hepsine rahmet eylesin. Onun üzüntüsünü yaşıyoruz”
şeklinde konuştu.
“KRONİK YARA BAKIM MERKEZİNİ HİZMETE SOKTUK”
“Pütürge Devlet Hastanesi'nde ağır hasarlı ve orta hasarlı diye farklı raporlar olduğu için şu anda bir zemin etüdü ve performans analizini yaptırıyoruz” diyen Berk şunları kaydetti:
“39 tane 112 istasyonuz aktif bir şekilde çalışıyor. Bunun 5 tanesi konteynerde hizmet veriyor. Aile sağlığı hizmetleriyle ilgili de 97 aile hekimliği biriminde 283 arkadaşımızla aile hekimliği hizmeti veriyorduk. Bunlardan da bir kısmı hasar gördü ama yerlerine Valiliğimizin AFAD'ın, Bakanlığımızın desteğiyle biz konteynerlerini kurarak orada aile hekimliği hizmetlerini devam ettiriyoruz. Şu anda kapalı olan aile hekimliğimiz yok. Binası hasarlı olan yerlerde de konteynerlerimiz var. Sağlık Müdürlüğü binamız hasarlı olduğu için yıkıldı. Onun yerine de Saray, ASEM aile sağlığı merkezine ve 112 istasyonunda konteyner olarak pazartesi günü hizmete açtık. Orada da aile hekimliği hizmeti verildiği gibi 112 hizmetimiz de orada devam etmekte. Yine Dünya Sağlık Örgütü'nün Katar Fonu'nun ve Bakanlığımızın planladığı aile sağlığı hizmetlerini yavaş yavaş temel atma pozisyonuna gelmek durumundayız. Projeleri çiziliyor. Bu Malatya için bir şans olacak. Özellikle birinci basamaklı aile hekimliği hizmeti veren birimlerle ilgili biz altyapımızı ve binalarımızı da yenilemiş olacağız. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi depremden sonra bizim lokomotif hastanemizdi, ana hastanemizdi. Yine Battalgazi Devlet Hastanemiz ciddi yük aldı. Bu süreçte biz hiperbarik tedavisinde özellikle bu depremden kurtulan, uzuv kaybı yaşayan ya da ciddi yaralanma olan hastalar için önemliydi. Onu hizmete soktuk. Yine kronik yaralar oluştuğu için Kronik Yara Bakım Merkezini hizmete soktuk. Palyatif Bakım Merkezi'ni özellikle bakım olan hasta sayısı artacağı için Battalgazi Devlet Hastanesi’ni hizmete soktuk. Yeşilyurt Devlet Hastane’mizin bir tomografi ihtiyacı vardı. Bakanımızın özellikle ilgisiyle biz Yeşilyurt Devlet Hastane’mize tomografi hizmetini de açmış olduk. Şu anda tomografi hizmeti aktif bir şekilde çalışıyor. Battalgazi Devlet Hastanesi'nin endoskopi ünitesi dâhil oldukları bütün yoğun bakımlarıyla, servisleriyle, ameliyathaneleriyle hizmet veriyor. Orada bir üçüncü basamak yoğun bakımda açıyoruz. Bir MR problemi vardı. Onun da ihalesi bitti. İnşallah 2 ay içerisinde MR hizmete girmiş olacak. Şu an tedarik sürecinde. Firma getirip kuracak inşallah. Yine Battalgazi Devlet Hastanesi'nde Malatya'da verem hastaları için olmayan bir yataklı servis tüberküloz servisini hizmete soktuk bu süreçte. 2 Temmuz sürecinden sonra da biz bildiğiniz gibi depreminiz gibi MHRS hizmetini de hizmete soktuk. MHRS haricinde de yine hastaları geri çevrilmemesi ve tedavilerinin verilmesini sağlıyoruz.”
“KADRO AÇIĞIMIZ YOK”
İl dışına giden doktorların olduğuna dikkat çeken Berk,
“Malumunuz il dışı bütün meslek gruplarında olduğu gibi bizde de tayin alıp giden personellerimiz oldu. Son mecburi hizmet kapsamında 124 tanesi pratisyen 19’u uzman olmak üzere 143 tane kadro açıldı. Yeni açıklanan kadroyla gidenlerin yerini doldurmak için Malatya'ya yaklaşık olarak 80’e yakın hekim kadrosu açıldı. Yine Bakanımızın özellikle Malatya'ya teveccühüyle bin 600 sağlık personeli ve bizim destek personeli dediğimiz temizlikten, güvenlikten sekretere kadar kadro açıldı. Şu an herhangi bir sıkıntımız, herhangi bir açığımız yok. Polikliniklerimiz açık”
dedi.
“BUNLARIN HEPSİ TEK TEK TAKİP EDİLDİ”
“Bütün hastanelerimizin tadilatlarını yaptık. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde biliyorsunuz tadilatını komple yaptık, yeniledik binamızı. Sadece acil servisimiz kaldı. Oranın da inşallah tadilatını bitireceğiz” diyen Berk,
“Sağlık alanında ilk günden beri biz sadece bunları yapmadık. Özellikle gebe takibi, lohusa takibi, aşılama hizmetleri bunlar çok önemliydi. Bunların hepsi tek tek takip edildi. Özellikle çok ciddi kronik hastalarımız var. Diyabet hastalarımızdan, tansiyon hastalarımızdan, çölyak hastasından doğumsal hastalara kadar bütün konteyner kentler taranarak o dönem bir hayırseverimizin desteğiyle tansiyon aletlerinden, şeker cihazlarına kadar hepsi temin edildi. Diyaliz hastalarımız birebir takip edildi. Hiçbir hastanın diyalizinin alamaması söz konusu olmayacak şekilde diyaliz hizmetini verdik, vermeye de devam ediyoruz. Şu an bütün hastalarımız diyaliz hizmetini alıyor. Sadece ilk dönemde Doğanşehir'de bir sıkıntı vardı. O hastalarımızı biz Malatya'ya naklettik. Barınmalarını sağladık ve Malatya'da diyaliz hizmetlerini verdik. Ayrıca çok şükür günümüze kadar hiçbir bebek, lohusa, gebe ölümümüz olmadı. Bunlar çok önemliydi çünkü. Bugüne kadar aldığımız tedbirlerle bunun önüne geçtik. Yine toplu yaşam alanlarında bildiğiniz gibi uyuz problemi olabiliyor. Özellikle bir birim kuruldu bununla ilgili. Bugüne kadar takip edildi. Bir salgın oluşmasına engel olundu. Bugün için şehrimizde çok şükür münferit vakalar haricinde bir uyuz salgını yok”
şeklinde konuştu.
“ÇOK CİDDİ UYARILARDA BULUNDUK”
Suyla ilgili de konuşan Berk,
“Yine suyla ilgili kamuoyunda çok ciddi spekülasyonlar oldu. Suyun kaynağı deprem bölgesine yakın olmasından dolayı çok ciddi bir şekilde bulanıklaşma ve çamurlaşmalar oluyordu. Ama son dönemde suyun kaynağıyla ilgili problem yok. içme suyunda depremden bu yana 10 binin üzerinde biz numune aldık. Hem ağır metal hem partikül hem klor hem de mikrobiyolojik olarak sürekli denetimlerini yapıyoruz. Bölgesel olarak Malatya'nın suyunda problemler var. Ama o da yıkımlara ve altyapıda ciddi bir kayma da söz konusu Malatya'nın. Bunların doğal olarak da altyapının etkilenmesi de doğaldır. MASKİ bu konuda gerçekten büyük bir özveriyle çaba sarf ediyor ve bizim önerilerimizde ciddi bir şekilde dikkate alıyor. Özellikle suyun ana kaynağında mikrobiyolojik olarak problem yaşamamak için ciddi bir şekilde klorlamalar yapıldı. Münferit olarak dediğim gibi bazı bölgelerde yıkıma bağlı ve altyapıyla ilgili problemlere bağlı oluşabiliyor. Bu yıkımlar bitene kadar bölgesel olarak bazı bölgelerde bunların olması çok normal. Biz o dönemde de MASKİ’yle beraber çok ciddi uyarılarda bulunduk. Özellikle o suyun bulanık olduğu dönemlerde binalardaki su tanklarında ciddi bir şekilde çamur birikimi oldu. Bazı yerlerde bir metreyi bulan çamur birikintileri olduğunu biliyoruz. Özellikle bu tankların temizlenmesini, tekrar tekrar temizlenmesini istiyoruz. Siz kaynağınızdan ne kadar temiz olsa da eğer siz bu tankları temizlemediğiniz sürece musluğunuzdan temiz su akması mümkün değil. Şu anda Malatya'nın suyunun hiçbir yerinde mikrobiyolojik olarak ya da ağır metal olarak problem yok”
ifadelerini kullandı.
“SAHA DENETİMLERİMİZ VAR”
Bugüne geldiğimizde biz Malatya'da depremin üzerinden geçen süreç göz önüne alındığında 7 aydan fazla bir süreç geçti. Halk sağlığı açısından ciddi problem yaşamadık. Yine biz aldığımız sıkı kararla özellikle bu yıkımlarda biz yerinde ayrıştırmayı kesinlikle doğru bulmuyoruz. Ayrıştırmanın kesinlikle depolama alanlarında, döküm alanlarında yapılmasının doğru olacağını söylüyoruz. Bununla ilgili de İletişim Kurulu kararımız da var. Saha denetimlerimiz de var. Bunun birebir muhatabı kurum biz değiliz. Özellikle tüm yıkımlarda tanker bulundurulup mümkün ölçülerde sulamanın yapılmasını ve çıkacak hafriyatın depolama alanlarında, hafriyat alanlarında ayrıştırması yapılmasını söylüyoruz. Sağ olsun biz Valimize de ilettiğimizde kendisinden de büyük bir ilgi gördük. Bu konuda siz de farkındasınız bir aydır çok ciddi denetimler olduğunu, yıkım yapılan yerlerde ayrıştırmanın yapılmasına izin verilmiyor. Çünkü yaz dönemiydi, yaş dönemi de değildi. Çok ciddi toz kalkması partikül uçuşması olabileceğini biliyorduk. İnşallah önümüzdeki süreçte de yağışlar başlarsa bu problem biraz daha ortadan kalkacaktır. Ama bu konuda dediğim gibi ilgili kamu kuruluşlarında hassasiyet göstermesini istiyorduk. Son dönemde özellikle bir hassasiyet oluştuğunu da gördük. Olması gereken de bu. halen ciddi yıkımlar bizi bekliyor. Şehirde halen yıkılacak çok fazla bina var. Aynı hassasiyet aynı şekilde devam ederse ben halk sağlığı açısından ilerideki dönemde çok problem yaşayacağımızı düşünmüyorum. Biz bütün birimlerimizde dediğim gibi bugün için ayaktayız ve Malatya'nın hizmetindeyiz. Aynı şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz. İnşallah bundan sonra da hizmetlerimiz devam edecektir”
açıklamasında bulundu.