İlkim değişikliği ile ilgili olarak Malatya kayısısıyla ilgili endişelerini dile getiren Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, “Şu an endişemiz yaklaşık 100 yıldır 150 yıldır 1,5 derecelik sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalmaktayız. Eğer bu korkulan olduğunda birçok bölgede belki de bazı canlıların yaşam alanları daralacak. Bu tehlikeyi gördüğümüz için bugünden bu sıcaklık derecelerini düşürmemiz ya da geriye dönüşümüz mümkün gözükmemekle beraber uzun vadede en azından stabiliteyi sağlamak, mevcudiyeti muhafaza etme gibi bir mücadele içerisindeyiz. Bu da dediğimiz gibi başta tarımsal faaliyetlerde de tedbir almak, buna göre planlamalar yapmak zorundayız” dedi.
“BURADA YETİŞMEYEN BAZI ÜRÜNLER YETİŞMEYE BAŞLAR”
Malatya’da önümüzdeki yıllarla ilgili öngörülerde bulunan Çiçek, “Bir dönem buralarda kayısı var derlerse çok garibine gitmesin derim. Bu iklim değişiyor, her yüzyılda bir 100 kilometrelik bir kaymadan bahsedilir. Yani daha önce burada yetişmeyen bazı ürünler yetişmeye başlar. Daha önce 25 Temmuz’da en geç 30 Temmuz’da kayısı hasadı Malatya’da bitmiş olurdu. Bugün 15 Ağustos’a kadar kayısı hasadı devam etmekte. Sadece kayısı üzerine baktığımızda bu da mevsimin ne kadar kaydığını, ne kadar genişlediğini ortaya koyuyor. Zaten son yıllarda yaşadığımız işte ani kuraklıklar, ani yağışlarla beraber sel felaketleri dolu yağışları doğal afetler iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.
“ÜRETİCİ OLARAK HAZIRLIKLI OLMAMIZ GEREKİYOR”
İklim değişikliği ile birlikte Malatya’nın şartlarına uygun başka çeşitlerin araştırılması, geliştirilmesi gerektiğini belirten Çiçek, şu şekilde devam etti:
“burada anlatmak istediğim Malatya’da artık kayısı yetişmeyecek ya da bu ürün yetişmeyecek anlamında değil. Yine yetişecek, ama ekonomik olmaktan çıktığı için üretici olarak hazırlıklı olmamız gerekiyor. Bundan sonra projeksiyon oluşturmamız gereken, geçmiş gelenekten gelen modellerimizi artık yeniden bir gözden geçirmemiz lazım. Malatya’da kayısı araştırma enstitüsü var. Belki de bazı bölgelerimizde sofralık kaysı yetiştirmek mecburiyetinde kalacağız. Çünkü kurutmalık kayısı, sıcaklık derecelerinden dolayı, iklim faktörlerinden dolayı o kuru madde oranını yakalayamayacağımızdan randıman olmayacak. Dolayısıyla mecburen böyle bir yönlenme söz konusu olacak.”
“YENİDEN BİR TARIM DESENİ OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”
Yeni bir üretim modeli bulunması gerektiğini söyleyen Fevzi Çiçek, “Yeni bir pazar bulmak zorundayız, yeni bir üretim modeli bulmak zorundayız. Bu sadece kayısıya mahsus değil, diğer ürünler için de bu geçerlidir. Artık iklim değişikliğine bağlı olarak, ekonomik yükten çıkacak işte aşırı su kullanımı. Mesela suyla ilgili enerji kullanmak zorunda kalacağız çünkü sular yetersiz olduğu için maliyeti yükselecek. Bir süre sonra suyu daha az isteyen ürünler yetiştirmek zorunda kalacağız. Bu anlamda bölgemizin iklim değişikliği faktörlerinde göz önüne alarak potansiyellerini, mevcut doğal kaynaklarını, iklim faktörlerini, bu parametreleri birlikte değerlendirilerek yeniden bir tarım deseni oluşturmak zorundayız, aksi halde geç kalmış oluruz” ifadelerini kullandı.
“BUGÜNDEN TEDBİRLER ALMAK ZORUNDAYIZ”
Uzun vadede olumsuz etkilerin doğabileceğine değinen Çiçek, son olarak şöyle konuştu:
“Maliyet yükseldikçe tüketicinin bu defa alım gücü düşecektir. Belki de pazar değerimizi kaybedeceğiz. Ama bu biz kayısıda pazar değerimizi kaybediyoruz anlama gelmesin. Biz sadece hazırlıklı olalım, iklim değişikliği var bu bir gerçektir. Dünyanın her tarafında yaşanıyor, sadece Malatya’ya, kayısıya mahsus değil, bütün tarımsal ürünlerde tarımsal faaliyetler de, insan yaşam alanlarında bile bu değişim dönüşümler söz konusu, bununla ilgili bugünden tedbirler almak zorundayız.”