İddialara göre 7 yaşındaki kız çocuğu öğle saatlerinde İkizce 3 Konteyner Kent’ten ekmek almak için çıktı fakat geri dönmedi. Kız çocuğunu arayan ailesi ve konteyner kent sakinleri yakınlarda bulunan bir iş yerinin kamera görüntülerinden çocuğun konteyner kentin çıkış kapısından hiç dışarı çıkmadığı sonucuna ulaştı. Konteyner kent yönetimine konteynerlerin aranması talebini ileten vatandaşlar bunun uygun olmayacağı, böyle bir şey yapılmayacağı cevabını aldılar.

Akşamüzeri saat 6 sularında yaşadığı konteyner kente kendi başına gelen çocuğun yüzünde ve çeşitli yerlerinde yara izleri görüldüğü iddia edildi.

KONTEYNER KENTTE YAŞAYANLAR İSYAN ETTİ

Yeşilyurt İkizce 3 Konteyner Kent’te kalan vatandaşlar yaşanan olayın ilk olmadığını, sık sık güvenlik sorunlarının yaşandığını, konteyner kent yönetimine birçok başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir düzelmenin görülmediğini bildirdi. Bazı vatandaşlar ise konteyner kent yönetiminin kendilerini herhangi bir şikâyette konteynerlerden atmak ile tehdit ettiklerini ileri sürerek tepki gösterdi. Konteyner Kent önünde toplanan kalabalık bu sorunların boyutunun gün geçtikçe arttığını bildirirken konteyner kent yönetiminin yaşanan olaylara sessiz kaldığını ve kötü olayları örtbas ederek üzerini kapattıklarını iddia etti.

Son olarak yaşanan istismar iddiaları ile ayağa kalkan konteyner kent sakinleri konteyner kentte bir tane güvenlik kamerasının bulunmadığını söyleyerek yetkililerden yardım beklediklerini ifade ettiler.

“YÖNETİMİN POLİSİN YAPMASI GEREKEN İŞİ BİZ YAPTIK”

Sokak sokak kaybolan çocuğu aradıklarını bildiren İkizce 3 Konteyner Kentte kalan Tuğba Nur Gündüz,

 “Olay öğle saatlerinde olmuş. Burada çok büyük güvenlik açığı var. Şurada bir güvenlik kulübesi var ama arada sırada görüyoruz. Arada bir kendilerini gösteriyorlar. Araba girdiği zaman ‘içeri giremezsin’ diyorlar ama sapık içimizde. Bu konteyner kente bu insanlar alınırken neden bakılmıyor? İftar saatine kadar çocuk kayıp. Yüzü gözü yara bere içinde. Çocuğu taciz etmişler. Yarın bize yapmayacaklarını nereden bileceğiz. Yönetim bizi azarlayıp duruyor, sürekli tutanak tutmak ile konteynerden atmak ile tehdit ediyorlar. Kimseye çocuğun başına bir iş geldi diye söylemediler. Daha sapık ortalıkta geziyor, onu bile bulamamışlar. Yönetimin, polisin yapması gereken işi biz yaptık, sokak sokak çocuğu aradık ama güvenlik kamerasından konteyner kentten hiç çıkmadığı görülmüş. Biz bir şey söyleyince de ‘muhatabım değilsin’ deyip kenara geçiyorlar. Şurada kaymakam konteyneri var ama bir kere görmedik. Oy istemeye geliyorlar, sadece belirlenen bir sıra üzerinde gezip geri dönüyorlar. Asla vatandaşın bulunduğu yerlere girmiyorlar, belirlenen yerleri gezip geri gidiyorlar”

iddialarında bulundu.

“GÜVENLİK EKSİKLİĞİ VAR VE YÖNETİM HİÇBİR İŞE YARAMIYOR”

Büyük bir güvenlik açığının bulunduğunu söyleyen Ömer Akbayrak ise olay ile ilgili şu şekilde konuştu:

“Güvenlik eksikliği var ve yönetim hiçbir işe yaramıyor. Sürekli ‘kaymakam bey şöyle dedi, kaymakam bey böyle dedi’ diyerek bir şeyler söylüyorlar ama biz burada bir gün herhangi bir yetkili görmedik. Bu ilk olay da değil bundan 6-7 ay önce bir kız çocuğu servisçi tarafından taciz edildi. Burada yine bir ayaklanma oluştu. Yönetimdeki Gülsüm Hanım 3-5 aileyi alıp tutanak tutmakla tehdit etti ve konteynerden atacağını söyledi. İnsanları korkuttu. Benim evim yıkılmış, arabam gitmiş, kardeşlerim gitmiş ben nereye gidebilirim? Bu insanlar nereye gidecekler? Benden 20 sene deprem vergisi alındı şimdi bize uygun gördükleri bu mu? Bu olaydan önce ‘kimliğini göster’ diyen sivil birine ‘Neden, siz kimsiniz? Polis iseniz siz kimliğinizi gösterin’ dedim diye şiddete uğradım. Annem de yanımdaydı o da şiddet gördü. Daha sonra gelip beni tekrar darp ettiler. Pazar günü yönetim beni çağırıyor ve tutanak tutulacağını söylüyor. Bana bir konteyner verdiler, burnumdan getirdiler. Beni dövdüler, annemi dövdüler. Bu olay bitmeden bu kız çocuğunun olayı çıktı ortaya. Biz bu korkulardan dışarıya çıkamıyoruz.”

“ARTIK ÇOCUĞUMUZU DIŞARI BIRAKAMIYORUZ”

Güvenlik sorunlarının olduğunu bildiren ve önlem alınmadığını söyleyen Hüsne Metiner,

“Ben yürüyemiyorum, hastalıklarım da var. Bir kapıyı açıp diğerini kapatıyorlar, kafalarına göre sürekli iş yapıyorlar. Biz herhangi bir şikâyet istek bildirince de gidip yetkililere şikâyet etmemizi söylüyorlar. Ben bunlara söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum. Bir çocuk kaybolmuş, başına kötü şeyler gelmiş ama kimse çıkıp ilgilenmedi bu çocuk nerede diye. O çocuk ha benim çocuğum ha başkalarının. Polisler akşama doğru gelip sormaya başladı. Artık çocuğumuzu dışarı bırakamıyoruz. Burası kör nokta, sapa bir yer. Küçük bir çocuğa neler yaptılar. Aramadılar bile, belki konteynerler aransaydı böyle olmazdı. Benim evim yıkılmış başıma neler gelmiş, bunlar bize neler yapıyorlar. Allah razı olsun burayı verdiler bazı insanlar ara sıra yardımda da bulunuyorlar ama bunlar yüzünden o yardımlar da burnumuzdan geliyor”

dedi.

“ÇOCUKLARIMIZLA GÜVENLİ BİR ŞEKİLDE DIŞARI ÇIKAMIYORUZ”

Dışarı korkarak çıktığının altını çizen başka bir vatandaş ise,

“Neden burada bir güvenlik kamerası yok. Komşu kendi imkânlarıyla güvenlik kamerası koydu bunlar onu bile kaldırdılar. Biz çocuklarımızla güvenli bir şekilde dışarı çıkamıyoruz. Nedir bu terbiyesizlik? Bugün bu çocuğa yapılanlar yarın bize yapılır. Bu hiç kimseye yapılacak bir şey değil ama küçücük bir çocuğa yaptılar. Yönetim nerede? Yetkililer nerede? Gülsüm Hanım anca içeride saklansın, başka da bir şeyi yok. Bizi tehdit ediyor, tutanak tutarız diyorlar. Kimsenin böyle bir hakkı yok”

ifadelerini kaydetti.

Olaydan dolayı üzgün olduğunu bildiren başka bir vatandaş ise

“Polisler geldi, burada güvenlik kamerası yok. Orada gireni çıkana bakıyorlar ama içerideki pislikten haberleri yok. Küçücük bir çocuk kayboldu. Karşı iş yerinin kameralarına baktık, bu kapıdan çıkmadığını gördük. Ben ‘konteynerleri arayalım, geç kalırız’ dedim. Yönetim ‘böyle bir yetkimiz yok’ dedi ve geç kalındı. Bu çocuğa 5- 6 saat istismara uğradı. Konteynerlere bakılsaydı belki böyle olmazdı. 500 tane konteyner var bir tane güvenlik kamerası yok. Bu kabul edilecek bir şey değil. Biz şimdi ne yapalım?”

 şeklinde konuştu.

 

Muhabir: Murat İpekten