Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, yönetim kurulu üyeleri ve basın mensupları ile birlikte Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi'ni gezdi.

Dünya Kayısı Ticaret Merkezi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Özcan, Malatya kayısısının artık değerine yakışır bir alanda ticaretinin yapılacağını kaydetti.

Özcan,
"Malatya kayısısını fiziki şartları kötü olan bir alandan yeni temiz bir alana taşıdık. Burada kayısı ticaretinin yapılabileceği iyi şartlar oluşturduk. Sarıcıoğlu'ndaki alanda kayısı ticaretini sonlandırdık, Malatya kayısısının yeni ticaret alanı artık burasıdır"
dedi.

“Malatyalıların hepsi bilmelidir ki artık toptan kayısı ticaretini Sarıcıoğlu Mahallesi'ndeki alanda sonlandırdık. Artık kayısı ticaretinin başlama ve yapım noktası burası. Bu değişim önemliydi, şarttı. Artık bu değişiminde vakti ve saati geldiğini düşündüğümüz için de ortaya böyle bir eser çıkardık”diye konuştu.

“BULUŞMA NOKTASI BURASI”
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nin Malatya için önemli bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan,“Bugün yapımı tamamlanan Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’ndeyiz. Bugün sizlerle Malatya Büyükşehir Belediyemizin ev sahipliğinde ve bizim de paydaş olarak projenin içerisinde bulunduğumuz yeni kayısı ticaret merkezimizi sizlere tanıtmak için bir araya geldik. Bugün Avrupa Birliği coğrafi işaret belgesini elimizde tuttuğumuz dünyada kuru meyvede lider kuru kayısının satışının ve pazarlamasının yapıldığı bir alan uzun zamandır planlanıyordu ve bir önemli bir ihtiyaçtı. 2021 yılında başladık bu hikayeye hamdolsun şimdi de sonuna geldik. Tabii bu bir ihtiyaçtan aslında bu noktaya gelmiştir. Şunu kamuoyuyla özellikle paylaşmak zorundayız. Bugün Türkiye'nin kuru meyve ihracatının yüzde 4’ünü gerçekleştirdiğiniz ve 500 milyon dolar ihracat hedefini bitirip 750 milyon dolar ihracat hedefine koştuğunuz, Avrupa Birliği coğrafi işaret belgesini uzun zamandır elinizde tuttuğunuz ve dünyadaki üretim miktarının yüzde 70-80’ini yaptığınızı iddia ettiğiniz kuru kayısının, üretici-tacir-tüccarla, ihracatçıyla buluşma noktası burası. Yani üreticinin ürününün satışını gerçekleştireceği, ihracatçının da ürün aracı kurumlardan satın alacağı alandayız. Tabii uzun zamandır daha önce faaliyette bulunduğumuz alanın yani Sarıcıoğlu Mahallesi'ndeki Şiree Pazarı'nın ne kadar yetersiz olduğunu, fiziki, sağlık ve ulaşım açısından zorluklarını hepimiz yakinen biliyoruz. Sizler de bunun en önemli şahidisiniz. Her fırsatta oralarda kayısıyla ilgili yaptığınız haberden sonra burası Malatya'ya yakışmıyor. Malatya kuru kayısı ticaretinin burada yapılması doğru değil diye her fırsatta da bunu konuşuyorduk”şeklinde konuştu.

“BÜTÜNCÜL BİR PROJE ORTAYA ÇIKMIŞ OLUYOR”
Malatya’da kayısı ticaretinin yeni merkezinin Recep Tayyip Erdoğan Dünya Kayısı Ticaret Merkezi olduğunu dile getiren Özcan,“Malatya’da yeni bir Şire Pazarı olarak adlandırılan bir yere ihtiyaç vardı. Bu da lokasyon olarak özellikle şehrin hem yakınında hem de uzağında olması gerekiyordu. Çünkü kayısı ticareti gerçekleştikten sonra özellikle üreticinin buradan çıktıktan sonra ekonomik olarak şehre de bir katkıda bulunması lazım. Yani ürününün satışını gerçekleştirdikten sonra o parayla da çarşı diye tabir ettiğimiz alanda da alışveriş yapması lazımdı. Lokasyon olarak Kuzey Çevre Yolunun çok yakınında bir yere konuşlanmak gerekiyordu. Bu alan da Malatya Büyükşehir Belediyesi'ne ait bir arsaydı. Kuzey Kuşak Yolu dediğimiz alan bütün ilçelere aynı mesafede. Çünkü Malatya'da 150 bin tonun üzerinde bir üretim kapasitesini olduğunu düşündüğünüz zaman her ilçeden kayısı üreticisinin rahat ulaşabileceği bir alan olmalıydı. Dolayısıyla lokasyon belirlenirken, yer belirlenirken her türlü şartlar düşünüldü. Burada Yaka Mahallesi’nde sağ tarafımızda Malatya Büyükşehir Belediyemizin, Avrupa Birliği'yle ve Ticaret Borsası’yla beraber yaptığı Kuru Kayısı Lisanslı Deposu var. Hemen karşı tarafımızda Sebze ve meyve halimiz var. Dolayısıyla burada aslında bütüncül bir proje ortaya çıkmış oluyor. Lisanslı depoyla Şire Pazarı’nın birbirine çok yakın mesafede olması büyük bir avantajdır. Tabii artık bu şartlar oluştuktan sonra yeni ticaret merkezi olarak bu alanda da işlerin başlaması hususunda da biz düğmeye bastık. Artık üretici, ürününün satışını gerçekleştireceği tacir, tüccar ve ihracatçıyla buluşma noktası burasıdır. Kamuoyu da üretici de Malatyalıların hepsi bilmelidir ki artık kayısı ticareti, toptan kayısı ticareti Sarıcıoğlu Mahallesi'ndeki mevcutta şu anda faaliyette olan alanda sonlandırdık. Artık kayısı ticaretinin başlama noktası ve yapım noktası burası. Malatya Büyükşehir Belediyesi önceki başkanımıza teşekkür ediyoruz. Şimdiki başkanımız Sayın Sami Er’de geldiği günden beri konuyu anlatarak kendisine ifade etmeye çalıştığımız alana hâkim ve artık bu ticaret merkezinin burada sağlıklı bir şekilde çalışması hususunda da yetkili arkadaşlara da gerekli talimatı verdi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Yen'e de teşekkür ediyoruz”ifadelerine yer verdi.

“MEMNUNİYETİMİZİN ÖN PLANA ÇIKTIĞI BİR ALANA GELİYORUZ”
Depremlerle birlikte yeni ve sağlam yapıların ön plana çıktığını kaydeden Özcan,“Malatya Büyükşehir Belediyesi'nin tarım ve hayvancılıktaki bütün çalışmalarının en önemli paydaşlarından birisi Ticaret Borsası. Biz gerek Yazıhan Mısırdere'deki hayvancılık organize sanayi bölgesinde gerekse buradaki yeni Şire Pazarı’nda, gerekse süt toplama merkezi soğuk zincirde önemli bir paydaşız ve büyükşehir belediyemizle beraber bu çalışmaları hep birlikte yapacağız. Malatya 6 Şubat depreminde çok ağır bir yara aldı. 130 binin üzerinde bağımsız bölüm zarar gördü. Kısmen ağır hasar, kısmen yıkıldı. Dolayısıyla bu yeni yapılar çok daha ön plana çıktı ve bu alanlardan tarım ve hayvancılıktaki bütün paydaşlarımız çok rahat faydalanabileceği, yararlanabileceği bir tesis. Bu alanda Tarım İl Müdürlüğümüzle, gerekse Gümrük İl Müdürlüğümüzle laboratuvarlarımızda yoğun bir mesai bekliyor. Temmuz’da da yeni sezon başlayacak. Bu yıl da mahsul henüz miktar olarak mahsülün ne kadar olduğunu bilmiyoruz. Ama hayırlı bir sezon olmasını temenni ediyoruz. Kayısımız istediğimiz değerde, üreticinin de mutlu olduğu bizim de yüksek miktarda ihracat yaptığımız bir sezon olmasını temenni ediyoruz ve bundan sonra da artık kayısıyı dışarıdan gelen misafirlerimizi ağırlayacak mahcubiyetimizin olmadığı ama memnuniyetimizin ön plana çıktığı bir alana inşallah geliyoruz. Bundan sonra da ticaret burada yapılacak. Bütün üreticilerimiz de kamuoyunun da bunu bilmesini sizlerle de paylaşmış olduk. Artık yurt dışından gelen misafirlerimiz burada rahatlıkla gezdirilip ürünün hangi şartlarda, hangi odalarda, hangi zeminde, ne kadar sağlıklı, ne kadar hijyenik ortamlarda ihracata hazırlandığını da biz bu yaptığımız eserle de ortaya çıkarmış olduk. Ben kamuoyunun da özellikle sizlerin de yapmaya çalıştığımız işin merkezinde sadece kayısının olduğunu görmenizi istedim”diye konuştu.

“BU DEĞİŞİM ÖNEMLİYDİ, ŞARTTI”
Malatya’nın elinde çok kıymetli ve coğrafi işaret tescilli bir ürün bulundurduğunu belirten Özcan,“Bizim bütün gayemiz, amacımız üreticinin mutlu olduğu, sağlıklı bir şekilde ulaştığı, ürününü tacir, tüccar ve ihracatçıyla buluşturduğu bu işin asıl merkezinde duran tacir, tüccarımızın ve ihracatçımızın lokasyon olarak özellikle ulaşım olarak, hijyenik ve sağlık şartlarının iyileştirildiği bir alanda ticaret yapmak. Bizim bütün hedefimiz, gayemiz kayısıyı Toprak Mahsulleri Ofisi, Lisanslı Depocuk gibi alt yapılar kurulduktan sonra şimdi de fiziki alt yapısını iyileştirme çabamız ve gayretimiz var. Hayat devam ettiği sürece iş devam ediyor. Malatya artık 750 milyon dolar ihracat hedefini koymuş, dünyadaki kuru kayısı üretim merkezi ve Avrupa Birliği coğrafi işaret belgesiyle elinde çok kıymetli bir ürün tutuyor. Bu ürünün her açıdan, her alanda kıymetli yerlerde gerek üretimde, gerek ihracatta, gerek işletmelerde sağlıklı, temiz ortamlarda olması lazım. Önceki yerde bütün sıkıntılarımızı absorbe edeceğimiz bir alana geliyoruz. Her fırsatta ulaşım, güvenlik, sağlık gibi bir sürü sebepten mağdur olduğumuz bir alan vardı. Geçmişte orayı yapan herkese de teşekkür ediyoruz. Ama 1980’li yıllardan bugün 2025’li yıllara gelmişiz. Üretim kapasitemizin 10 bin tondan 150 bin tonlara çıktığı, ihracatımızın da 5 bin tonlardan 100 bin tonların üzerine çıktığı bir alanda kayıtsız kalınamazdı. Bu değişim önemliydi, şarttı. Artık bu değişiminde vakti ve saati geldiğini düşündüğümüz için de ortaya böyle bir eser çıkardık”söyleminde bulundu.

“ÜRETİCİ EMANET ODALARI DEPOLARIMIZ VAR”
Dünya Kayısı Ticaret Merkezi’nde 650’nin üzerinde iş yeri bulunduğunu ifade eden Özcan,“Bu alan özellikle bağlantı yollarıyla şehrin trafiğine takılmadan, üreticinin çok rahat ulaşabileceği ve Buğday Pazarıyla beraber 300 bin metrekarelik bir alan. Alanda toplamda 650 tane iş yeri var. İdari binadaki diğer kamu kurumlarının kullanacağı alanlar dahil değil. Aşağıda Buğday Pazarı’yla beraber yaklaşık 900 iş yeri var. Pazarın altında ürün muhafaza ve üretici emanet odaları depolarımız var. Hemen sol tarafımızda ihracat departmanı ofislerimiz var. Kayısı ticaretinin yapılacağı alanda da 450’nin üzerinde iş yerimiz var. Toplamda da 650’nin üzerinde iş yerimiz var. Lisanslı depoyla bir bütünlük sağlaması önemliydi. Mezat yapılacak bu çok önemli. Artık Lisanslı Depoculukta ürün kabul, ürün senetlerini geçtik. Yeni hedefimiz artık Maklidaş Malatya Büyükşehir Belediyemizin, Avrupa Birliği'yle ve bizimle beraber gerçekleştirdiğimiz bu depoda artık ürün satış salonları yapıldı. Amacımız kayısının amatör ruhunu koruyarak ama profesyonel davranış metotlarını, ekipmanlarını, özellikle üretimdeki araç parklarını güçlendirip dünyadaki kuru kayısı ihracatı şampiyonluğunu da liderliğini de hiç kimseye kaptırmadan yolumuza devam etmek”şeklinde konuştu.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN YARATTI REKOLTE KAYBI YAŞIYORUZ”
Son olarak Fergana Vadisi’nde yetiştirilen kayısıya ilişkin de bir değerlendirme yapan Özcan,“Ben her fırsatta artık kayısıda rakiplerimiz olduğunu özellikle Özbekistan, Kırgız, Tacik bölgelerindeki Fergana Vadisi'nde 22 bin kilometrelik alanda kayısı üretildiğini, dolayısıyla daha dikkatli olmamız gerektiğini, pazarlarımızı koruma açısından kaliteli üretimi ön plana çıkarmamız gerektiğini her fırsatta dile getiriyorum. Tabii Orta Asya'daki kayısı kalite açısından bize rakip olamaz. Bize rakip olduğu tek alan fiyattır. Bizim ürünümüzün Avrupa'daki ve dünyadaki karşılığı gerçekten önemli. Bu konuda herhangi bir tereddüt yoktur. Dünya Kayısı Merkezi, Malatya'dır. Dünyadaki en kaliteli kayısı da Malatya'da üretilmektedir. Ancak son zamanlarda iklim değişikliğinin yarattı rekolte kaybı yaşıyoruz. Kayısıda asıl dikkat çekmeyi düşündüğüm alan burası. 650 rakımla bin rakımın arasında son zamanlarda hiç alışkın olmadığımız meyve kayıpları yaşıyoruz. Yağmurun dışında bu yıl yeni bir tecrübe edindik. Bunların hepsini dikkatle ve özenle tartışarak özellikle Fergana Vadisi'ndeki üretim miktarlarının düşük kalite ile beraber düşük fiyatın bizi zorladığının farkında olmamız lazım. Tarım ürünleri satılmak için üretilir. Sosyal medyada yalan yanlış bilgilere itibar edilmesin. Her ürünün insan hayatında ekonomik olarak da bir karşılığı vardır. Biz bir temel tüketim maddesi üretmediğimizi bilmeliyiz. Bu bir prestij ürünüdür. Dolayısıyla Fergana Vadisi'ndeki üretimin bize ileride yaşatacağı zorlukları görüyoruz. Artık bundan sonraki bütün manevra kabiliyetlerimizi buna göre değiştireceğiz. Gerek fiyat, gerek kalite bunların hepsini yeniden değerlendireceğiz. Amacımız burada, bu topraklarda yetiştirdiğimiz kayısıdan elde ettiğimiz mahsulü dünyanın dört bir yanında tüketicinin damağına ulaştırmak zorundayız. Bunun için de gerekli şartları oluşturacağız. Gereğini de yapacağız. Ama şunu tekrar ediyorum Fergana Vadisi bizim kalitede rakibimiz asla değildir. Ama bu alandaki üretilen kayısı maalesef fiyatta artık bizim rakibimiz ona göre bu saatten sonra yeni bir yol haritası da belirleyeceğiz”açıklamasında bulundu.

Kaynak: BUSABAH gazetesi